Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO .......

KARAR NO: .......
DAVACI: .......
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: .......
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 06/10/2022
KARAR TARİHİ: 19/10/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 08/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Gaziantep'te gıda sektöründe toptancı bir firma olduğunu, "......." adındaki iş yerini çalıştıran davalıya "..........." ürünlerinin satışını yaptığını, davalının satın aldığı ve peşin ağırlıklı olarak yapması gereken ürün bedellerini birkaç aylık kısa bir ticari süreçte ödeme yapılmaması nedeniyle davalının cari hesabında borç birikimi oluşumuna sebebiyet verdiğini, 1.804,64 TL borcun ödenmemesi nedeniyle Gaziantep İcra Müdürlüğünün....... esas sayılı dosyasıyla 23/03/2022 tarihinde icra takibine başlandığını, davalının 28/04/2022 havale günlü borca itiraz dilekçesi ile borca itiraz da bulunulduğunu ve icra takibinin durmasına karar verildiğini beyanla Gaziantep İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, alacağın avans faizi ile ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, takip konusu borç miktarı nedeniyle aleyhinde dava konusu bedelle icra takibi başlatılmayacak ölçüde ticari faaliyette bulunduğunu, anılan bedeli takibe düşmeyecek şekilde ödeyebilecek gelire sahip olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen mal ve ürünlerin taraflarınca teslim alınmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün....... Esas sayılı takip dosyası celbedilip incelendiğinde: Takip alacaklısının mahkememiz davacısı ......., takip borçlusunun dosyamız davalısı ........t olduğu, 1.804,64 TL alacağın tahsili için ödeme emri düzenlendiği anlaşılmıştır. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine müzekkere yazılarak davalının esnaf odasına kaydı olup olmadığı sorulmuş olup, gelen yazı cevabında davalı........ın 02/25295 sicil no ile 06/06/2006 tarihli kayıt bilgileri mahkememize gönderilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.

GEREKÇE VE KANAAT:

Uyuşmazlık, faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasına yöneliktir.

Uyuşmazlık, davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve belirlenecek niteliğine göre davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemelerinden hangisi olduğu konularında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

Yukarıdaki açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, vergi dairesi ve ticaret odasından gelen belgelere göre davalı tarafın tacir sıfatı bulunmadığı ve davanın niteliğinin yukarıdaki açıklamalar gereğince Ticaret Mahkemesinde görülen davalar kapsamında değerlendirilemeyeceği bu nedenle açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği kanaati ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine,

2.Süresi içerisinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.Yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkemede nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/10/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.