14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2058
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/01/2023
NUMARASI: 2022/364 E. - 2023/55 K.
DAVANIN KONUSU Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... Ticaret Limited Şirketi'ne karşı Bakırköy 18.İş Mahkemesinin 2017/185 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, o davada mahkemece müvekkiline ihya davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, ... Limited Şirketi'nin ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m. 32 kapsamında ve Sicil Müdürlüğü Yönetmeliğinin madde 34 hükmü gereğince işlem yaptığını, işbu davanın beş yıllık süre dolduktan sonra açıldığını, müvekkilinin resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında yaptığını, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; “(Anonim ve) Limited şirketlerin sermayelerini asgari tutara yükseltmeleri için son tarih olan 14.02.2014 tarihine kadar sermayesini artırmayarak infisah etmiş olduğu” nun tespit edilmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hası konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, ... Ticaret Ltd. Şti'nin ihyasına ilişkindir.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 27.04.2022 tarihli yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Bakırköy 18.İş Mahkemesinin 2017/185 Esas sayılı dosyasının evrak suretleri dosya arasına alınmıştır. ... Ticaret Ltd. Şti'nin yetkilisi ...'nun 16/09/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış, ...'ya ait nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmıştır. İhyası istenen ... Ticaret Ltd. Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin 07/07/2014 tarihinde TTK geçici 7.maddesi kapsamında resen terkin edildiği anlaşılmıştır. 6102 sy TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaat bulunanalar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden resen terkin edildiği 07/07/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra dava 20/04/2022 tarihinde açılmıştır. Şu halde davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, davalı ... Müdürlüğünün TTK'nın geçici 7.maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında bu maddeyi işlettiği ve usulüne uygun olarak şirkete ve yetkililerine tebliğ yapıldığını ispat edemediğinden yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir. Davalı ... müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen ticaret sicil müdürlüğü tarafından dosyaya sunulmadığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, buna göre davalı ... müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Şirket yetkilisi ...'nun 16/09/2020 tarihinde vefat etmesi nedeni ile şirketin ortağı ... tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiş, davalı ... 6102 sy TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilden resen terkin ettiği, bu durumda davalı ... Müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı iken tasfiye yolu ile terkin edilen ... Limited Şirketi'nin Bakırköy 18.İş Mahkemesinin 2017/185 esas sayılı dosyası ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak kaydı ve şartıyla ihyasına, ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru olarak ... atanmasına, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava konusu şirketi re'sen terkin etmesine ilişkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, re’sen terkine ilişkin tüm prosedürü yerine getirdiğini, re’sen terkin kapsamına giren dava konusu şirkete ve şirket yetkilisine de, mevzuat gereğince ve buna uygun bildirimler (ihtar) gönderildiğini, fakat şirket yetkilisine ve şirketin sicil kayıtlarımızdaki adreslerine gönderilen ihtar yazıları, adres yanlış gerekçesi ile iade edildiğini, mevzuat gereğince yapılması gereken tebligatlar eksiksiz yapıldığını, firmaya yollanan ihtarın 01.04.2014 tarihinde, adres yanlış olduğu için iade edildiğini, mahkeme kararında belirtildiği gibi gerekli tebligatın eksik yapılmasının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yüklenen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini istemiştir.