8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2020/11429 E. , 2023/795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, neticeten hükmolunan 2.240,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 35 ... maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 Tarihli ve 2014/760 Esas, 2015/762 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1.Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 ... maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
sanığın, av tüfeği ile katılana yaralama kastı ile ... ettiği hususunun sübuta ermesine rağmen aynı olayda çiftliğe doğru ... ettiği hususunun yeterli delil ile ispatlanmadığı, tanık ve katılanın bu yönde bir beyanlarının olmadığı, tanığın silah sesinden bahsettiği, sanığın "kaçma" dediğini söylediği, tüm bu hususlar gözönüne alındığında olayda sanığın katılanı silahla yaralamaya teşebbüs ettiği, genel güvenliği tehlikeye düşürecek şekilde havaya ya da çiftliğe doğru ... ettiğine dair bir delilin elde edilemediğinin kabulü ile müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçları işlemediğine, tanık ve şikayetçi ifadelerinde çelişki olduğu halde ceza verildiğine, ... suç olduğu halde iki defa ceza verildiğine ve re'sen görülecek diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, katılanla aralarında önceye dayalı husumet bulunan sanığın, olay günü katılanın çiftliğine aracı ile giderek, çiftlikten yaklaşık elli metre uzaklıktan çiftliğe doğru ele geçirilemeyen tüfekle bir el ... ettiği, bunun üzerine çiftliğinde bulunan katılanın motosikletiyle sanığın aracına doğru gittiği, yaklaşık beş metre yaklaştığı sırada sanığın araç içerisinden katılana doğru bir el ... ederek olay yerinden uzaklaştığı, olay anında katılanda herhangi bir yaralanmanın meydana gelmediği iddiasına ilişkindir.
2.03-04.09.2014 tarihli kolluk tutanaklarında, 02.09.2014 tarihinde müracaat eden katılanın, sanığın çiftliğinin önüne gelerek aracının içerisinden kendisine doğru av tüfeği ile ... ederek aracı ile olay yerinden ayrıldığını beyan etmesi olayı ile ilgili olarak yapılan araştırmada av tüfeğinin bulunamadığı, olay yerinde yapılan incelemede de herhangi bir boş kartuşun olmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Oluşa, katılanın ve tanık C.U'.nun aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, katılanla aralarında önceye dayalı husumet bulunan sanığın olay günü saat 21.30 sıralarında aracıyla katılanın çiftliğine gittiği, katılanın motosikletiyle yanına geldiğini gören sanığın, katılanla arasındaki mesafe yaklaşık 5 metre kaldığı sırada aracın içerisinden ele geçmeyen tüfekle bir el ... ettiği, bunun üzerine katılanın geri dönüp çiftliğine doğru gittiği sırada sanığın araç içerisinden bir kez daha "... kaçmasana" diyerek ... ... olay yerinden uzaklaştığı olayda, taraflar arasındaki husumet, sanığın ... ettiği sırada katılanla arasındaki kısa olan mesafe ile katılana herhangi bir merminin isabet etmediği hususları nazara alındığında, sanığın eyleminin bir bütün olarak silahla tehdit suçunu oluşturması karşısında, Tebliğnamedeki (2) no.lu görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmolunan cezanın tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık Hakkında Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Oluşa, katılanın ve tanık C.U.'nun aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, katılanla aralarında önceye dayalı husumet bulunan sanığın olay günü saat 21.30 sıralarında aracıyla katılanın çiftliğine gittiği, katılanın motosikletiyle yanına geldiğini gören sanığın, katılanla arasındaki mesafe yaklaşık 5 metre kaldığı sırada aracın içerisinden ele geçmeyen tüfekle bir el ... ettiği, bunun üzerine katılanın geri dönüp çiftliğine doğru gittiği sırada sanığın araç içerisinden bir kez daha "... kaçmasana" diyerek ... ... olay yerinden uzaklaştığı olayda, bir bütün olarak sanığın eyleminin belli kişiye karşı olması hususu göz önüne alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine uyan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması nedeniyle ilk derece mahkemesinin hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2014/760 Esas, 2015/762 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2014/760 Esas, 2015/762 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.