Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/352
Karar No
K. 2022/352
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/352 Esas - 2023/836

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/352 Esas
KARAR NO: 2023/836
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/01/2017
KARAR TARİHİ: 12/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 05/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20/04/2009 tarihinden, müvekkili tarafından haklı nedenle iş akdinin feshedildiği 10/08/2015 tarihine kadar davalı nezdinde 08:00-18:30 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, resmi ve dini bayramların ilk iki günü hariç diğer günler çalıştığını, aşçı olarak işe alınmasına rağmen reyon görevlisi olarak çalıştırıldığını belirterek, 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 1.000,00 TL fazla mesai ücreti alacağı, 1.000,00 UBGT ücreti alacağı ve 1.000,00 TL yıllık izin ücreti olmak üzere toplam 4.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiş, bilahare sunduğu 29/12/2018 tarihli dilekçe ile kıdem tazminatı talebini 8.032,63 TL'ye, yıllık ücretli izin talebini ise 1.443,30 TL'ye çıkarmıştır.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalını 29/05/2014 tarihinde iflas ettiğini, davanın iflastan sonra ikame edildiğini, iflastan sonra yapılan tüm işlemlere itiraz ettiklerini, alacağın belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davası açılmasının olanaklı olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın esas bakımından da haksız olduğunu, davacının iş akdini kendi isteğiyle feshettiğini, kıdem tazminatı talebinin yerinde olmadığını, fazla çalışma, yıllık ücretli izin ve UBGT ücreti taleplerinin de yerinde olmadığını, dava kayıt kabul davasına dönüştüğünden ispat yükünün de davacı üzerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı işçinin davalı işverenden kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olarak tesis edilen ....'nin 21/02/2019 tarih ve .... sayılı ilamına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ...'nin 11/06/2021 tarih ve ... sayılı ilamı ile; "...Dosyanın incelenmesinde, davalı .... San ve Tic AŞ'nin 29/05/2014 tarihinde iflas ettiği, davanın ise 28/01/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın, davalı şirketin iflasına karar verilmesinden sonra açılmış olması karşısında, dava,

İİK’nun 235. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası olup, davanın süresinde Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği anlaşılmakla, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekir iken, işin esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Davacı tarafın istinaf sebebi bu nedenle yerinde görüldüğünden başvurunun kabulü ile kararın kaldırılması ve Ticaret Mahkemesinin görevli olması sonucu görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi için dosyanın mahal mahkemesine iadesine hükmedilmiştir." gerekçesiyle kaldırılması üzerine ... Mahkemesi'nin 14/09/2021 tarih ve .... sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararına istinaden dosyanın, mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; ... 'nin 11/06/2021 tarih ve ... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalı ... San ve Tic AŞ'nin 29/05/2014 tarihinde iflas ettiği sabittir. Ancak davacının iş akdinin sona erdiği tarih, 10/08/2015 tarihi olup davacı tarafından davaya konu edilen yıllık ücretli izin alacağı ile kıdem tazminatı alacağının iş akdinin feshinden sonra doğacağından ve 21/06/2018 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere fazla mesai ve UBGT alacağının da iflas tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu görüldüğünden, davaya konu edilen tüm işçilik alacakları ile kıdem tazminatının iflas tarihinden sonraki dönemi ilgilendirdiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda davaya konu alacakların, İİK md. 206/4 kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Davaya konu alacaklar, niteliği gereği masa borcu niteliğinde de değildir. Bu halde davaya konu alacaklar, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu niteliğinde de olmayıp sırasına ve esasına itiraz edilebilecek,

İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan alacaklar niteliğindedir (Bu hususta: ... .'nin 02/03/2015 tarih ve.... sayılı ilamı).

Bununla birlikte mahkememizce davacıya, davaya konu alacağın masa kaydı hususunun iflas idaresi ile müzakeresi için imkan verilmiş ise de sonuç alınamadığı görülmüş ve dosya, ...'nin 21/02/2019 tarih ve ..... sayılı ilamı ile mahkememizin görevi de kesinleşmiş olduğundan, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında ele alınmıştır. Buna göre; öncelikle davacı tarafından tanık dinletme talebinde bulunulmuş ise de görevsiz mahkemedeki taraf usul işlemlerinin görevli mahkeme bakımından da geçerli olup usuli kazanılmış hakların da korunacağına tereddüt bulunmadığından, ... Mahkemesi'nin 21/02/2019 tarih ve ... sayılı ilamında da belirtilen davacının usulüne uygun olarak süresinde sunulmayan tanık listesine dayalı talebinin reddi gerekmiş, gerekçeli ve denetime elverişli 21/06/2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiş, somut olarak; dosya kapsamına göre davacının haklılığı kanıtlanamayan kıdem tazminatı ile UBGT ücreti isteminin reddi gerekmiş, davalı tarafından davacı işçiye kullandırıldığı kanıtlanamayan 34 gün karşılığı 1.443,30-TL yıllık izin ücreti ile davacıya ait bordrolara yansıtılıp ödendiği kanıtlanamayan 25,47-TL fazla mesai ücreti yönünden davacının talebinin haklı olduğu, söz konusu alacak kalemleri belirlenebilir olmakla beraber mahkememizce davacı taleplerinin hukuki yarar yokluğundan reddi yerine kısmi dava şeklinde nitelendirilerek görülmesi uygun bulunmuş (Emsal: ...'nın 16/05/2019 tarih ve ... sayılı ilamı), davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de dava ve ıslah tarihleri itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından reddi gerekmiş ve sonucunda davanın kısmen kabulü ile, 25,47 TL fazla mesai, 1.443,30 TL yıllık izin ücreti olmak üzere toplam 1.468,77 TL’nin 28/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tasfiyede bakiye kalması halinde davalı müflisin iflas masasından alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 25,47 TL fazla mesai, 1.443,30 TL yıllık izin ücreti olmak üzere toplam 1.468,77 TL’nin 28/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tasfiyede bakiye kalması halinde davalı müflisin iflas masasından alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacının fazlaya dair istemlerinin reddine,

3.Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 68,31 TL ve 128,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 73,54‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.468,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 10.007,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 31,40 TL peşin harç, 68,31 TL başvuru harcı ve 128,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 227,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 342,1‬0 TL tebligat ve posta gideri, 350 TL bilirkişi ücret olmak üzere toplam 692,10 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 88,57 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023 Katip ... ¸ Hakim .... ¸

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku İİK md.235
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog