1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/10541 E. , 2023/5873 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/214 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 ... maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.
2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2021/256 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç kastı bulunmadığına, kendisi korumak amacıyla ateş ettiğine, tanık ve katılan beyanlarının çelişkiler içerdiğine, adlî tıp raporunun hükme esas alınamayacağına, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suç tarihinden önce yapılan yerel seçimlerde sanığın kardeşinin köyde muhtar adayı olmasına rağmen seçimi kazanamaması nedeniyle katılan ile sanık arasında muhtarlık seçim ile ilgili anlaşmazlık bulunduğu, olay günü katılanın tanık olarak beyanları tespit edilen ve aynı zamanda katılanın oğlu olan ....'nin tarlalarında çalışmak amacıyla bulundukları, sanığın ise katılanın tarlasının ilerisine bırakarak yaya olarak katılanın yanına geldiği, aralarında seçim nedeniyle sözlü tartışma başladığı, tartışma esnasında sanığın katılana hitaben "senin ananı avradını sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiği, ayrıca sanığın elinde kuru sıkı tabir edilen tabanca bulunduğu halde katılana hitaben "avradını sinkaf ettiğimin ... seni şimdi kim alacak elimden, öldüreceğim seni" sözler söylemek suretiyle tehdit ettiği, taraflar arasında yaşanan sözlü tartışma sonrasında arbede başladığı, bu esnada tanık .......'nin tarafları ayırmak için araya girme çabalarının sanık tarafından engellenildiği, sonrasında sanığın yanında getirdiği, alınan kriminal uzmanlık raporu ile de kuru sıkı olduğu belirlenen tabanca ile önce katılanın bacağına daha sonra da yüz bölgesine doğru bitişik atış olmayacak mesafeden birden fazla kez ateş ettiği, katılanın yüz bölgesine doğru yapılan ateş etme eylemleri neticesinde ve katılan hakkında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kati rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike oluşturmayacak, yüzünde sabit iz oluşturacak şekilde yaraladığı, sanığın yüz bölgesinde oluşan yara nedeniyle kanama sonrasında sanığın eylemlerine son vererek katılanın yanından ayrılıp olay yerine geldiği aracı ile uzaklaştığı, olaydan sonra sanığın el ve giysisinden alınan svap örneklerinde atış artığının tespit edildiği belirtilmiştir.
2.Tanık ....'nin aşamalarda alınan beyanlarında özetle; olay günü babası ile tarlada çalıştıklarını, bir süre sonra sanığın küfür ederek kendilerine doğru geldiğini daha sonra sanığın babasına hitaben "seni benim elimden kim kurtaracak, seni öldüreceğim, a.. koyduğumun çocuğu" dediğini, babasının karşılık vermediğini, bu sırada sanığın babasının elindeki bel küreğini aldığını, babasının bacağına doğru savurduğunu, akabinde babasının yakasından tutarak ceviz ağacının bulunduğu yere doğru sürüklemeye başladığını, bu sırada sanığın babasına hitaben "seni oğlunun önünde öldürmeyeceğim" dediğini, kendisinin ilk arbede esnasında araya girmek istediğini ancak sanığın yakasından tutarak iteklediğini, bu sırada sanığın elinde silah bulunduğunu, silahı babasının kafasına dayayarak ceviz ağacının bulunduğu yere götürdüğünü, sanığın ateş ettiği esnada silahın namlusunun babasının yüzüne doğru baktığını, namlu ile babasının yüzü arasında yaklaşık 50 cm mesafe bulunduğunu, sanığın ateş ettiği sırada silahın babasının kafasına bitişik olmadığını beyan ettiği, tanık ....'nin anlatımlarının olay hakkında düzenlenen tutanaklar, olay yeri inceleme raporları ve adli raporlar ile uyumluluk arz ettiği belirtilmiştir.
3.Ereğli İlçe Jandarma Komutanlığının 07.02.2019 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında; bahse konu bahçenin orta kısmında bulunan ceviz ağacının etrafındaki otluk alanın üzerinde boğuşma emarelerinin olduğu, bahçeye geliş istikametinin tersi yönünde 3 metrekarelik alanda bahçe beli ile eşelenmiş toprak olduğu ve boğuşma emarelerinin bu noktadan ceviz ağacının yanına kadar uzandığının görüldüğü, ceviz ağacının sağ tarafından kalan 3 metrekarelik otluk alanda 4 adet ateşlenmiş üzerinde yazılı ibaresi bulunmayan kuru sıkı tabanca kovanı bulunduğu belirtilmiştir.
4.Sanığın olayda kullanmış olduğu silahın; Zoraki marka, seri numarası kazınmış, üst kapak takımı gümüş gri renkli, el kabzesi siyah renkli, kuru sıkı diye tabir edilen nitelikte, tabancaya ait bir adet şarjör ve şarjörün içerisinde 4 adet OZK yazılı ateşlenmemiş fişek, iki adet ateşlenmemiş herhangi bir ibaresi bulunmayan fişek bulunduğunun tespit edildiği, 10.05.2019 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı'nın uzmanlık raporuna göre; kuru sıkı silah olarak da tabir edilen tabancanın emniyet ve ateşleme sisteminin sağlam ve işler durumda olduğu namlusunun iç kısmında namlu emniyet sacının ve namlu emniyet piminin bulunduğu, yapılan deneme ve mukayese atışlarında ikinci maddede belirtilen ses fişeklerini patlattığı, suç konusu ses fişeği kovanlarının inceleme konusu silahtan atıldığının tespit edildiği, silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
5.02.10.2019 tarihli katılan hakkında düzenlenen kati hekim raporuna göre; katılanın boyun sağ tarafta 9x4 cm genişliğinde kabuk bağlamış abrazyon yarası olduğu, sol çene kavsi üzerinde 7x05 cm lik ciltten koyu renkte sosyal diyalog mesafesinde fark edilen yara izi olduğu, şahsın yaralanmasının btm ile giderilebilecek şekilde hafif nitelikte olmadığı, kişiye acı veren sağlığını ve algılama yeteneğini bozan durum oluşturduğu, yaşamını tehlikeye sokmadığı ve yüzünde sabit iz niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
6.Katılanın aşamalarda alınan beyanında özetle; sanığın seçim öncesinde kendisinden oy istediğini, seçimden sonra sanığın kardeşinin seçimleri kaybettiğini, ancak aralarında bu sebepten dolayı herhangi bir tartışma gerçekleşmediğini, olay günü kendi bahçesinde oğlu ile çalıştıklarını, bu sırada birisinin küfür ettiğini duyduğunu, dönüp baktığında sanığın kendilerine doğru geldiğini, akabinde "avradını sinkaf ettiğim ..., seni şimdi kim alacak elimden, öldüreceğim seni" dediğini, ayrıca "seni çocuğun önünde öldürmeyeyim" diyerek kendisini yakasından tuttuğunu, sanığın üzerine geldiği esnada elindeki bel küreğini kendine siper etmek istediğini fakat sanığın küreği alarak bacaklarına vurduğunu, sanığa hitaben "düzgün dur ... konuşalım ne yapmaya çalışıyorsun durumu bir izah edeyim yapma" dediğini, sanığın kendisini 5-10 m ileriye doğru ceviz ağacının olduğu tarafa sürüklediğini, kendisi ayakta iken ayaklarına doğru elindeki silahla ateş ettiğini, ardından silahın namlusunu yüzüne bakar şekilde 4-5 el daha ateş ettiğini, bu sırada oğlu ....'nin de yanında olduğunu, sanığın silahı oğlu ....'ye de doğrulttuğunu ancak ateş etmediğini, oğlunun korktuğundan dolayı yanından ayrıldığını, yüzünden kan geldiğini görünce sanığın yanından kaçtığını, daha sonra olay yerinden uzaklaştığını beyan ettiği belirtilmiştir.
7.Sanığın aşamalarda alınan savunmasında özetle; olay günü bahçesine gitmek için ikametinden çıktığını, yanına bahçeye gittiğinde kuşları korkutmak amacıyla kuru sıkı tabanca aldığını, yolda gittiği esnada katılan ile oğlu ....'yi kendi tarlalarında gördüğünü, bu esnada katılanın kendisine doğru bakarak güldüğünü, kendisinin de katılana neden güldüğünü sorduğunu, katılanın bunun üzerine "size nasıl muhtarlığı kaybettirdik" diye cevap verdiğini, kendisinin de katılana hitaben verdiğiniz sözü tutmadınız dediğini, akabinde katılanın kendisine "köyün anasını sinkaf ettiniz birde size muhtarlık mı teslim edeceğiz, ayrıca amına koduğumun çocukları size muhtarlık mı teslim edeceğiz" diye küfür ettiğini, kendisinin de aynı şekilde küfürle karşılık verdiğini, bu esnada katılanın eliyle bel küreğini kendisine doğru salladığını, ancak küreğin denk gelmediğini, bu esnada katılanın elinde küreği alarak katılanın bacaklarına doğru salladığını, bu sırada katılanın üzerine yürümesinden dolayı kuru sıkı tabancayı çıkararak korkutmak amacıyla bir kez yere ateş ettiğini, ancak katılanın saldırmaya devam etmesinden dolayı aralarında bir süre arbede yaşandığını, kendisinin kuru sıkı tabanca ile bir kez ateş ettiğinde katılan ile oğlunun kendisine doğru saldırdıklarını, arbede esnasında elindeki silahın ateş aldığını, katılana doğru bilerek ve hedef gözeterek ateş etmediğini, kollukta verdiği ifadelerinin korku ve heyecan sebebi ile detaylı olmadığını, bu ifadelerini kabul etmediğini mahkeme huzurunda verdiği ifadelerinin geçerli olduğunu, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği belirtilmiştir.
8.Her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında katılanın kendisine güldüğünü ve küfür ettiğini, bilerek ve isteyerek katılana doğru ateş etmediğini, silahın arbede esnasında yanlışlıkla patladığını beyan etmiş ise de olay yeri inceleme tutanağına göre olay yerinden ele geçen boş kovan sayısı, katılanda oluşan yara bulgularının niteliğine dair düzenlenen kati rapor, katılanın ve tanığın oluşa, dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşen olay anlatımları karşısında, kendisini suçtan kurtarmaya, cezai sorumluluğunu ortadan kaldırma/ hafifletmeye yönelen sanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu kapsamda müsnet hakaret suçunun karşılıklı olarak işlendiği ve sanığın katılandan kaynaklı eylemler nedeniyle oluşan haksız tahrik etkisinde hareket ettiğinden bahsetmeye olanak bulunmadığı, sanığın -kuru sıkı niteliğindeki tabanca ile katılanın yüz bölgesine doğru bitişik atış olmayacak şekilde birden fazla kez ateş etmek suretiyle katılanı yüz/çene bölgesinden yaralama- eylemleri nedeniyle katılanı öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.05.2006 gün ve 97-132 sayılı içtihadı doğrultusunda yerel seçimlerin üzerinden zaman geçmesine rağmen taraflar arasında seçim kaybı konulu bu olay haricinde başkaca bir tartışma vb. gibi olay yaşanmamış olması nedeniyle olay öncesinde katılan ile sanık arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte husumet bulunmaması, sanığın olayda kullandığı silahın kuru sıkı nitelikte mermi çekirdeği fırlatmayan, sadece ses fişeklerini patlatmaya elverişli ancak fişekte bulunan barutun yanması sonucu namlu ucundan çıkan basınç ve sıcaklık nedeniyle belirli bir yakınlıkta bu basınç ve sıcaklık kayaklı etkili olan tabanca olması, bu haliyle olayda kullanılan tabancanın başlı başına öldürme neticesini gerçekleştirmeye elverişli silah olmaması, katılanın mahkeme huzurunda sanığın kendisine 2-3 metre mesafeden ateş ettiğini beyan etmesi, katılanın ve tanığın beyanlarıyla da sabit olduğu üzere yapılan atışların bitişik atış olmaması, katılanın yüz bölgesinden yaralanması sonucu kırılan direnci sonrasında sanığın eylemlerine devam etme imkanı varken eylemine kendiliğinden son vermesi hususları göz önünde bulundurulduğunda sanığın eyleminin adam öldürme kast ve amacından ziyade, kastla sergilenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna uygun düştüğü kabul edilerek atılı suçtan cezalandırılmasına, sanığın daha önceden benzer yaralama suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş olması ve adlî sicil kaydına yansıdığı üzere suç işleme eğilimi, fiilden önceki ve sonraki davranışları, yargılama sürecinde suçtan pişman olduğunu gösteren herhangi bir olumlu davranış sergilememiş olması, yukarıda ayrıntıları ile açıklanan suçun işlenme biçimindeki hususiyetler ve cezanın uyarma amacı doğrultusunda takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına karar verildiği belirtilmiştir.
9.Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, katılana ait adlî raporlar, uzmanlık raporları, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin sanığın suç kastı bulunmadığına, kendisi korumak amacıyla ateş ettiğine, tanık ve katılan beyanlarının çelişkiler içerdiğine, adlî tıp raporunun hükme esas alınamayacağına, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından bilerek ve isteyerek doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız hareketin sanıktan gelmesi ve katılandan kaynaklanan haksız bir saldırı bulunmadığının belirlenmesi nedeniyle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2021/256 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.