5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Denizcilik Rizikosu Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı 13.07.2023 harç tarihli dava dilekçesiyle; sigortalı ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. tarafından ... nolu konşimento ile gönderilen “alüminyum levha” emtiasının ... numaralı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtianın alıcıya teslimi sırasında bir paketin ahşap paletinin kırılmış olduğunun tespit edildiğini, taşımanın İzmit’ten ... Limanına denizyoluyla, ...’ya ise tırla yapıldığını, eksper raporunda 3.407,73 Euro hasar tutarından 916,47 Euro sovtaj tutarı düşüldükten sonra tazmin edilebilir tutarın 2.491,26 Euro olarak belirlendiğini, müvekkilinin sigortalısı ... A.Ş.’ye 24.11.2022 tarihinde 2.491,26 Euro hasar onarım bedelinin ödendiğini, TTK m. 1472 uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, konşimento da emtianın hasarsız olarak taşıyan ... Company S.A. tarafından teslim alındığı ve ihtirazı kayıt bulunmadığını, hasarın taşıyıcının hakimiyeti sırasında meydana geldiğinden TTK m. 1178 uyarınca davalının sorumlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek 2.491,26 Euro tazminatın ödeme (24.11.2022) tarihinden itibaren işleyecek Euro cinsinden en yüksek mevduat faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas- ... Karar sayılı 12.07.2023 tarihli gönderme kararı ile dosya mahkememize gönderilerek mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Davalı ... Shipping Company S.A.'ya ... Acenteliği A.Ş. vekili 07.09.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; konşimentonun 10. maddesinde yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, MÖHUK m. 47 de de tarafların yetki sözleşmesiyle yetkili mahkemeyi belirleyebileceğini, dava konusu emtianın deniz taşımasını Cenevre İsviçre merkezli davalı ... Shipping Company S.A tarafından yapıldığını, taşımaya ilişkin konşimento muhteviyatı yüklerin Türkiye'den İspanya'ya taşındığı, gönderilenin Laminados Lema S.L. isimli bir İspanyol şirket olduğu ve taşımanın yabancı bayrakları ... Roberta gemisiyle yapıldığını, davanın MÖHÜK m. 47, 24/1 ve 29/1 uyarınca uyuşmazlığın taraflar arasında yetki anlaşmasıyla yetkilendirilmiş İngiltere’de bulunan Londra Yüksek Mahkemesinde görülmesini ve uyuşmazlıkta İngiliz Hukukunun uygulanması gerektiğinden bahisle davacının davasının yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini; davacı sigortalısı ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.’nin taşıma sözleşmesinde taraf olmadığını, konşimentoda yükletenin/taşıtanın ... Int. SA ve gönderilenin Laminados Lema S.L olduğunu, poliçede sigorta konusu taşıma aracının ... Soraya olarak belirtilmiş ise de taşımanın ... Roberta gemisinde yapıldığını, poliçede kalkış yerinin İstanbul olarak belirtilmiş ise de kalkış yerinin Gebze/Kocaeli olduğunu, yine poliçede varış yeri İngiltere/Birleşik Krallık olarak belirtilmişse de varış yerinin Valencia/İspanya olduğunu, taşıma poliçe kapsamında yapılmadığından davacının hiçbir şekilde taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini; TTK m. 1185 gereğince 3 günlük süre içerisinde müvekkiline hasar ihbarında bulunulmadığını, ... nolu konşimento tahtında taşıması yapılan konteynerin tracking (gemi takip) kaydında 20.06.2022 tarihinde gönderilen sorumluluğuna teslim edildiğini, konşimento hak talebi bildirimini düzenleyen m. 10.1 uyarınca da malların zarar veya ziyanıyla ilgili bildirimlerin teslimattan sonraki 3 gün içerisinde tacire veya acentesine bildirilmesi gerektiğini, eksper incelemesinin müvekkili şirket temsilcisi katılmaksızın yapıldığını, TTK m. 1065 ve 1066 uyarınca tespit ve ihbarların usulüne uygun yapılmadığını, TTK m. 1185 uyarınca süresinde ihbar olmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğini, konteyner hasar tutanağının bulunmadığını, emtianın ilk ve son taşımasının müvekkili tarafından yapılmadığını, iddia edilen zararın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiğinin tespit edilemediğini, iddiaya konu konteyner hakkında düzenlenmiş bir konteyner hasar tutanağı (.../...) bulunmadığını, iddia edilen hasarın, deniz taşıması esnasında meydana geldiğinin ispat edilemediğini, konşimentoda “..., ...”, “...”' ve “...” kayıtları bulunduğunu, konteynerin, taşıtan/ yükleten tarafından yüklendiği ve istiflendiğini, istifleme hatalı ve eksik yapıldı ise, yükletenin/ taşıtanın sorumlu olduğunu, konşimentoda ... kaydının yer aldığını, yükün konteyner içine yükleten tarafından yüklendiğini ve istiflendiğini ve konteynerin taşıyana kapalı ve mühürlü bir şekilde teslim edildiğini, müvekkilinin mühürlenmiş olan konteyneri açarak konteyner içindeki emtiayı istifleme ve kontrol yükümlülüğü bulunmadığını, konşimentoda emtiaya dair ihtirazı kayıt olmadığını, TTK m. 1182/1-e uyarınca konteyner içi yüklemelerden kaynaklı zararlardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağını belirterek davacının davasının esastan reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 28.09.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; usule ilişkin olan yetki itirazını kabul etmediklerini, yine aktif husumet yönünden de nakliyat emtia sigorta poliçesinin özel şartlar başlığı altındaki 4. sayfasında 2020 Mayıs ayına ait ihracat deniz yolu taşımasında kullanılacak gemilerin tek tek yazıldığı ve ... Roberta gemisinin yer aldığı, esasa ilişkin olarak ise taşıyanın zarardan sorumlu olduğu, TTK m. 1185 gereğince ihbarın usulüne uygun yapıldığı, fios kaydının kaptanın nezaret kuralını ortadan kaldırmadığını, meydana gelen zarardan taşıyanın sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasara uğramasına istinaden açılan rücuen tazminat davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Hasar dosyası, sigorta poliçesi, faturalar, gümrük çıkış beyannamesi, konşimento, tracking (gemi takip kaydı) navlun faturası, credit note belgesi, ekspertiz raporu, paketleme listesi, taşıma ve teslim belgeleri, hasar bildirimi, fotoğraflar, ödeme dekontu, arabuluculuk son tutanağı, sigortalının defter ve kayıtları incelenmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen konşimento da yer alan yetki ilk itirazı incelendiğinde; yetkili mahkemenin m.10/3'e göre ... nolu konşimentoda yer alan ve milletlerarası yetki kaydını içeren konşimento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırmakta ve bu sebeple kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’de yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk Hukukunu Doğrudan Uygulanan Kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır”. Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (örn. kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. Aysel Çelikel / Bahadır Erdem: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK’ da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir.
Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz”. Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Londra mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır. Dürüstlük kuralına göre, söz konusu yetki şartının geçerli olması Türkiye’de bulunan ihracatçı firmalar açısından açık bir dengesizlik yaratmaktadır.
Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konşimentolarda yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir. (Örneğin: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) 2012/147 Esas, 2-) 2012/148 Esas, 3-) 2012/201 Esas, 4-) 2012/205 Esas, 5-) 2012/230, Esas 6-) 2012/236 Esas, 7-) 2012/247 Esas, 8-) 2012/249 Esas, 9-) 2012/312 Esas, 10-) 2012/313 Esas, 11-) 2012/317 Esas, 12-) 2012/319 Esas, 13-) 2012/342 Esas, 14-) 2013/10 Esas, 15-) 2013/12 Esas, 16-) 2013/18 Esas, 17-) 2013/37 Esas, 18-) 2013/49 Esas, 19-) 2013/51 Esas, 20-) 2013/52 Esas, 21-) 2013/54 Esas, 22-) 2013/55 Esas, 23-) 2013/74 Esas, 24-) 2014/16 Esas, 25-) 2014/22 Esas, 26-) 2014/42 Esas, 27-) 2014/56 Esas, 28-) 2014/73 Esas, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) 2014/428 Esas, 2-) 2014/443 Esas, 3-) 2014/483 Esas, 4-) 2014/1370 Esas, 5-) 2015/22 Esas, 6-) 2015/23 Esas, 7-) 2015/206 Esas, 8-) 2015/469 Esas, 9-) 2015/503 Esas, 10-) 2015/667 Esas, 11-) 2015/1200 Esas, 12-) 2015/1210 Esas, 13-) 2015/1211 Esas, 14-) 2015/1444 Esas, 15-) 2016/898 Esas, 16-) 2016/1009 Esas, 17-) 2016/1454 Esas, 18-) 2018/144 Esas, 19-) 2018/386 Esas) dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur. Söz konusu uygulama da, temelde, somut olaydaki yükle ilgilinin hak arama özgürlüğü üzerinde yetki ve tahkim kaydının ekonomik bir sınırlama yapıp yapmadığı ölçütüne dayanmaktadır. Bu tür bir etkinin olmadığı durumlarda yetki ve tahkim kaydı geçerli görülürken, hak arama özgürlüğünün fiilen sınırlanmış olacağı durumlarda genel işlem koşulu niteliğindeki bu kayıtlar bağlayıcı nitelikte sayılmamaktadır.
Ayrıca, konşimentoda yer alan yetki kaydı incelendiğinde “Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londro Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve İngiliz kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacak taşımalara ilişkin dava, münhasıran NewYork Güney Bölgesinden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesinde açılacak ve ABD kanunları münhasıran geçerli olacaktır. Tüccar herhangi bir diğer mahkemede dava açmamayı ve başka bir mahkemede açılan davanın sona erdirilmesinde oluşacak taşıyıcının makul yasal giderlerini ve masraflarını karşılamayı kabul eder. Tacir yukarıda anılan mahkemelerin tacire ilişkin kişisel yargı yetkisi aleyhinde yapacağı herhangi bir itirazdan feragat etmektedir.
Navlun veya tüccarın taşıyıcıya ödemesi gereken herhangi bir diğer tutarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda, taşıyıcı seçim hakkı kendisinde olmak üzere belirtilen ülkelerde ya da yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yerinin bulunduğu ülkede veya tüccarın ticari faaliyetinin bulunduğu herhangi bir yerde tüccar aleyhine dava açabilir.” bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur.
Sonuç olarak; MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan 30.11.2023 tarihli celsede davacı vekili Av. ...'nın beyanında gider avansı olarak 100 TL'yi yatırdığını, 20.000 TL delil avansını yatırmayacağını beyan ettiği, davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde gider avansını yatırdığı, ancak delil avansını yatırmadığı, önceki celse 2 nolu ara karar kapsamında davacının sigorta poliçesinde sigortalının ... Aleminyum AŞ, ancak yükletenin / taşıtanın ... Dış Ticaret AŞ. Olduğunu bildirdiği ve sigorta poliçesinde ... Aleminyum AŞ'nin sigortalı olarak bu yüklere ilişkin aktif husumetinin bulunduğunu belirttiği, ancak mahkememizce verilen 3 nolu ara karar kapsamında sigortalının defter ve kayıtlarının incelenmesi ile söz konusu taşıma kapsamında oluşan zarardan dolayı sigortalının zararının oluşup oluşmadığı (sigortalı ... AŞ'nin yükleten / taşıtan ... Dış Ticaret AŞ. İle grup ilişkisinden iç ilişkide kesilen faturalar ve doğan zararın sigortalı nezdinde mahsup edilip edilmediği konusunda inceleme yapılması gerektiğinden) konusunda sigortalının bulunduğu yer mahkemesi vasıtasıyla defter ve kayıtların incelenerek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği bu bilirkişi incelemesinden sonra aktif husumet konusunda karar verileceğinden mevcut durumda da davacının delil avansını yatırmaması ve yatırmayacağını beyan etmesi nedeniyle bu incelemenin yapılamadığı ve dolayısıyla davacının da halefiyet ya da alacağın temliki yoluyla da olsa aktif husumetinin bulunup bulunmadığı belirlenemediği anlaşılmakla, aktif husumet yönünden davanın reddinin gerektiği belirlendi.
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davada kendisine verilen kesin süre içerisinde delil avansını yatırmadığı ve duruşmada da yatırmayacağını beyan etmekle, dava şartlarının incelenmesi için sigortalının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapılmadığından mevcut durum üzerinden davacının aktif taraf sıfatının bulunduğu belirlenemediğinden bu yönden davanın reddine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL harcın dava açılışında alınan 1.208,68 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 938,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına, Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 179,90 TL ve peşin harç 1.208,68 TL ile yazışma - tebligat gideri 50 TL olmak üzere toplam 1.438,58 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine, Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)