Esas No
E. 2014/10110
Karar No
K. 2014/12936
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2014/10110 E.  ,  2014/12936 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 7 - 2012/202169

MAHKEMESİ : Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 21/05/2012

NUMARASI : 2012/101 (E) ve 2012/124 (K)

SUÇ: 5411 sayılı kanuna muhalefet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Müştekiler A.. Y.. ve Ö.. Y.. vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK.nun 260/1.maddesi gereğince, katılma talebi reddedilen müştekiler A.. Y.. ve Ö.. Y..'nın hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan temyiz incelemesinde;

Suçun niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen gerçek kişiler A.. Y.. ve Ö.. Y..'nın suçtan doğrudan doğruya zarar gören durumunda bulunmamaları nedeniyle müştekiler vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,

II-Sanık E.. E.. müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde hakkında beraat kararı verilen R.. Ü..'ın ismine yer verilmiş ise de; bu sanık yönünden yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığından temyiz incelemesi sanık E.. E..'a hasren yapılmıştır. Sanık hakkında banka zararına hükmedilmesine rağmen katılan banka lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de;

1.Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;

Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Zimmet gerçekleştirildikten sonra yapılan hileli hareketler ise basit zimmet fiilini nitelikli zimmet haline getirmeyecektir.

Yukarıda anılan hususlar ile ayrıntıları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/7-210 E. - 2011/218 K. Sayılı kararında belirtildiği gibi, bankacılık zimmeti suçu açısından; zimmet veya miktarının, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma veya karşılaştırılması suretiyle, kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde, eylemin basit zimmet suçunu oluşturacağı cihetle, Ziraat Bankası Merkezden Denetim ekibinin Sivas ve Sanayi Şubelerindeki kredilerde usulsüzlük olabileceği hususundaki 25.06.2009 tarihli ihbarı üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda sanığın, kullandırılan kredilerle ilgili olarak kredi dosyası ile bir sözleşme veya belge tanzim edilmediği, bazı ilgili dekontların yazdırılmadığı, yazdırılan dekontlarda ise müşteri imzasının bulunmadığı ve söz konusu kredilerle ilgili olarak devre faizlerinin yatırıldığının tespit edildiği gözetilerek sanığın zimmet suçuna konu eylemlerinin banka içi kayıtların olağan denetim sırasında kesin biçimde ortaya çıkarılabilecek nitelikte olması nedeniyle basit zimmet niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli zimmet olarak kabul edilerek hüküm kurulması,

2.Müştekiler Ayşe ve Ö.. Y.. vekilince, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/2050 sayılı soruşturma dosyasında, sanık E.. E.. yönünden daha önce kullanılan bir krediye teminat olarak gösterilen işyerinin rızaları ve bilgileri olmadan ipotek gösterilmek suretiyle ikinci bir kredi kullanıldığı ve ödenmeyen kredi nedeniyle taşınmazlarına elkonulduğu iddiasıyla soruşturma yapıldığının belirtilmesi karşısında, anılan dosyanın sonucunun araştırılıp, bu eylem ile ilgili dava açılıp açılmadığının belirlenmesi ile dava açılmış ise 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 162.maddesi uyarınca muhakeme şartı niteliğindeki kurum veya bankanın yazılı başvurusunun olup olmadığı da gözetilip, muhakeme şartının varlığı halinde eylemin zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi mümkün olacağından dosyaların birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Kanuni soruşturma raporunda belirtildiği üzere, sanığın zimmet suçuna konu eylemlerini gerçekleştirirken bir kısım müşterilerin bilgisi dışında adlarına kredi kullandırdığı, bir kısım müşterilerin ise direkt olarak hesaplarından usulsüz tediye işlemi gerçekleştirdiği ve zaman zaman bazı kredi müşterilerinin hesaplarına tahakkuk eden devre faizlerinin tahsilatının yapılabilmesi için toplam 81.187 TL yatırdığının belirtilmesi karşısında, sanık tarafından yatırılan 81.187 TL'nin zimmete konu toplam tutardan düşülmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

4.Zimmet nedeniyle meydana gelen banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hukuk mahkemelerinde dava konusu olabileceği de gözetilmeden, banka zararının yasal faizi ile birlikte sanıktan tazminine karar verilmesi,

5.Kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek; ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden hazine lehine nispi harca hükmedilmemesi,

6.Bankacılık Kanunu'na muhalefet suçundan açılan davada, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen banka mudisi olan gerçek kişi olan S.. P.. ile D.. A..'ın müdahilliğine karar verilip, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi,

7.Mahkemece, 07.05.2012 tarihli celsede katılma talepleri reddedilen A.. Y.. ve Ö.. Y..'nın lehine katılan sıfatıyla vekalet ücretine hükmedilmesi,

8.Kabul ve uygulamaya göre de; mahkemece, adli para cezasının nitelikli zimmet miktarı olarak kabul edilen 367.000 TL'nin 3 katı olan 1.101.000 TL olarak hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi, Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.

28.05.2014 gününde verilen ekteki karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ..huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık müdafii Av.B.. K..'nun yokluğunda 25.06.2014 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.