Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/31157
Karar No
K. 2021/4162
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen yirmi bir adet fatura nedeniyle 187.994,00 TL alacağının bulunduğunu, vergiler dahil 106.195,00 TL tutarında mal iadesinin borçlu şirket tarafından yapıldığı ancak buna ilişkin iade faturasının düzenlendiğini, güncel 81.799,11 TL tutarındaki borcun müvekkiline ödenmediğini, takibin ... İcra Müdürlüğünün 2022/31157 esas sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemis ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket dava dilekçesinde 106.195,00 TL mal iadesi yapıldığı ancak buna ilişkin iade faturası düzenlenmediğini iddia ettiğini, bu iddialar doğrultusunda davacı şirket tarafından müvekkil şirkete, ...

21.Noterliği aracılığı ile 07/02/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, Ancak taraflarınca verilen ... 21 Noterliğinin 21/02/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtar cevabında takibe de konu olan faturaların iade edildiği ve tarafımızca 31/08/2021 tarihli ... numaralı 202.963,60 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği bu sebeple müvekkil şirketin borçlu olmadığı, davanın borcumuz olmaması sebebiyle reddini, davacı taraf haksız ve kötüniyetli olduğu için, aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline, karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER

1.Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülmüş olan iddia ve savunmalar,

2.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/31157 esas sayılı icra takip dosyası,

3.Ticari defterler ve vergi dairesi kayıtları,

4.Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları,

5.İlgili yasal mevzuat ve yargısal kararlar,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı ilamsız icra takip dosyası celp edilmiştir. Dosyanın tetkikinde davacı tarafından davalı aleyhine 81.799,00 TL asıl alacak ve 3.933,08 TL işlemiş faiz alacağı talebiyle ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmesi üzerinde davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz ediliği ve icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İcra takip dosyasında borcun davacıya tebliğ edildiğinde dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmüş ve bu haliyle de eldeki davanın 2004 sayılı İİK m.67/1 hükmünde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davalarında dava değeri takip talebinde talep edilip de itiraza uğrayan miktar tutarındadır. Somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman davaya konu takipte talep edilip de itiraza uğrayan miktar 85.732,08 TL'dir. Dolayısıyla da iş bu davanın dava değerinin 85.732,08 TL olduğuna kanaat getirilmiş ve değerlendirmeler bu doğrultuda yapılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin toplam bedeli 287.994,40 TL olan 21 adet fatura nedeniyle davalıdan 187.994,00 TL alacağı bulunmakta iken davalı tarafından 106.195,00 TL tutarında mal iadesi yapıldığını ve müvekkilinin davalıdan 81.799,11 TL alacağının bulunduğunu iddia etmiştir. Davaya konu icra takibi tetkik edilmiş olup davacı alacaklı tarafından alacağın kaynağı olarak yukarıda zikredilen 21 adet faturanın gösterilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Her iki tarafın da tacir olduğu gözetildiğinde alacağın varlığının tespiti amacıyla 6100 sayılı HMK m.222 hükmü uyarınca her iki tarafa da ticari defterlerini sunması için 17/06/2022 tarihli celsede gerekli ihtarları da içerecek şekil ara kararlar ihdas edilmek suretiyle kesin süre verilmiştir. Taraflarca ticari defterler dava dosyasına bildirilmiştir.

Tarafların ticari defterlini sunmaları için verilen kesin sürenin dolmasının akabinde dosya davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla talimat yoluyla mali müşavir bilirkişi tevdi edilmiş ve davaya konu uyuşmazlık hakkında rapor tanzim etmesi sağlanmıştır. Hazırlanan ve dosya arasında yer alan 08/01/2023 tarihli bilirkişi raporu tetkik edilmiş olup raporda da açıklandığı üzere; taraflarca dosyaya ibraz edilmiş olan ticari defterlerin zorunlu olan kısım bakımından açılış ve kapanış onaylarının yapılmış oldukları, davacı tarafça tanzim edilen faturalardan dolayı davalının davacıya 187.994,40 TL borcunun bulunduğu, davalının ticari defterlerinde aynı faturalar ile ödeme kayıtlarının bulunduğu ve bu hususta tarfların mutabık oldukları, ancak davalının ticari defterlerinde 31/08/2021 tarihli, ... seri numaralı ve 202.983,60 TL iade faturasının bulunduğu ve bu nedenle de davalının kayıtlarında davalının davacıdan 14.989,20 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Bu haliyle bakıldığı zaman tarafların ticari defterlerinde davacının davalıya tanzim etmiş olduğu faturalar ile ödeme kayıtları birbiri ile uyumlu olup bu noktada herhangi bir niza bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya tanzim edilen 31/08/2021 tarihli, ... seri numaralı ve 202.983,60 TL iade faturasından kaynaklandığı ortadadır.

Bilirkişi raporuna bakıldığı zaman bu iade faturası davacının ticari defterlerinde yer almamaktadır. Ancak davacının 2021 yılına ilişkin BA kayıtları tetkik edildiğinde davalının davacıya düzenlediği iade faturasının (BA kayıtların KDV hariç 172.020,00 TL olarak kaydedilmiş) kayıtlarda yer aldığı görülmektedir. 2021 yılı içerisinde BA / BS sisteminde yapılan değişiklik ile e-faturaların bu sisteme kaydedilmesi noktasında farklı bir yönteme geçilmiştir. Bu yönteme göre e-fatura sistemi kapsamında düzenlenen faturalar faturanın muhatabının tasarrufu olmadan da sisteme otomatik olarak kaydedilmeye başlanılmıştır. Hal böyle olmakla sisteme "Veri Kaynağı" sütunu eklenilmiş olup buradaki belge türü de oldukça büyük önem arz etmektedir. Veri kaynağı sütununa bakıldığı zaman "E-belge" ve "E-beyanname" türlerinin bulunduğu görülmektedir. Veri kaynağının "E-beyanname" olarak belirtildiği faturaların ilgili kişinin tasarrufu neticesinde BA kayıtlarına eklenilmesi söz konusu olurken, veri kaynağı "E-belge" olarak belirtildiği durumlarda ise ilgili kişinin herhangi bir tasarrufu olmaksızın sırf e-fatura düzenlenmesi nedeniyle BA kayıtlarına sistemden otomatik olarak eklenilmesi söz konusu olmaktadır. Nitekim dosya arasında bulunan ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/07/2023 tarihli cevabi yazısı da bu durumu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bu bilgiler ışığında dosyada bulunan davacı tarafın BA formunda niza konusu iade faturasının kaydına bakıldığı zaman veri kaynağı olarak "E-belge" olarak belirtilmiş olduğu ve böylece mezkur iade faturasının davacının tasarrufu ile değil, sistem tarafından otomatik olarak kaydedilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Tüm bu açıklamalar doğrultusunda da niza konusu iade faturasının davacının ticari defterlerinde yer almadığı, her ne kadar davacının BA formunda bulunsa da bu kaydın davacının tasarrufu ile değil, sistem tarafından otomatik olarak kaydedildiği gözetildiğinde ilgili iade faturasının davacının ticari kayıtlarına davacı tarafından kaydedilmemiş olduğuna kanaat getirilmiştir.

Öte yandan bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4012 Esas, 2021/4162 Karar sayılı ve 27/04/2021 Tarihli ilamında "...Davalı tarafından davacı adına 6.643,61 TL iade faturası kesildiği belirtilmiş, mahkemece söz konusu iade faturası davacı alacağından mahsup edilmişse de iade faturasının davacının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmaması nedeniyle davalının kesmiş olduğu iade faturasına konu malların davacıya teslim edildiğinin ispat yükü davalıya aittir. Mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın iade faturasındaki meblağını davacının alacağından mahsup edilmesi doğru olmadığı gibi..." denilmektedir.

Bu haliyle bakıldığı zaman iade faturası davacının ticari kayıtlarında yer almamakla birlikte bahse konu iade faturasına konu malların davalı tarafından davacıya iade edildiğine dair davalı tarafça dosyaya başkaca herhangi bir delil sunulmamış olup davalı taraf iade faturasına yönelik savunmasını ispat edemediğine kanaat getirilmiştir.

Davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan alacağı 187.994,40 TL olup, davalının ticari defterlerinde iade faturası dışlandığında davacının davalıdan alacağı 187.994,40 TL'dir. Bu haliyle davacı taraf faturalardan kaynaklanan para alacağını ispat etmiştir. Yine dava dilekçesinde davacı tarafın açıkça kabulünde olduğu gibi 106.195,00 TL iade bedeli düşüldüğünde mahkememizce davacının davalıdan 81.799,40 TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiştir.

Davacı vekilinde dosyaya sunulan ...

21.Noterliği'nin 07/02/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi davalıya usulünce tebliğ edilmiş olup böylece davalı taraf dava konusu icra takibinde önce temerrüde düşürülmüştür. Temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki dönemde işleyen faizin hesabı noktasında kök raporu tanzim eden mali müşavir bilirkişiden ek rapor aldırılmış olup anılan ek raporda isabetli bir biçimde yapılan hesaplama neticesinde davacının 811,83 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğuna kanaat getirilmiştir. Bu hususların yanında bakıldığı zaman davalı tarafın vaki itirazı mahkememizce haksız bulunmuştur. Yine davaya konu alacak da belirlenebilir yani likit niteliktedir. Dolayısıyla da davacı lehine asıl alacak miktarının % 20'si nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile, davalının ... İcra Dairesi'nin 2022/31157 esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 81.799,00 TL asıl alacak ve 811,83 TL işlemiş faiz bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair talebin REDDİNE,

2.Hüküm altına alınan asıl alacak miktarı olan 81.799,00 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 82.610,83 TL üzerinden alınması gereken 5.643,15 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.349,15 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.294,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 1.349,15 TL peşin harcın toplamı olan 1.429,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 1.607,75 TL yargılama giderinin davanın kabul (%96,36) ve ret (%3,64) oranlarına göre hesaplanan 1.549,23 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 13.217,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 3.121,17‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

9.Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davanın kabul (%96,36) ve ret (%3,64) oranlarına göre hesaplanan 1.503,22 TL'sinin davalıdan, bakiye 56,78 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

10.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 18/07/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog