5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2022/235
- Karar No
- 2022/235
- Karar Tarihi
- 20.11.2023
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/235 Esas - 2023/810
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 30/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; icra takibine konu ödeme emrinin müvekkillerine 25.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, takibe konu 04.10.2021 keşide tarihli, 18.10.2021 ödeme tarihli ve 100.000 TL bedelli bonodaki imzaların müvekkillerine ait olduğunu, ancak müvekkillerinin borçlarının bulunmadığını, müvekkillerinden ...'ın bononun kefili, diğer müvekkilinin ise bononun esas borçlusu olarak gösterilerek takibe konu edildiğini, bononun alacaklı görünene keşide edilmesindeki amacın taraflar arasında yapılması öngörülen asansör alım-satım ticaretine istinaden güvence olması adına olduğu, müvekkillerinin alacaklı görünen şirketin genel müdürü olarak kendisini tanıtan ... isimli şahsa parçalar halinde 91.600,00 TL ön ödeme gönderdiklerini belirterek .... Esas sayılı dosyasında icra takibinin durdurulmasına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin süresinde sunduğu 25/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine davalıya borçlu olmaları nedeniyle davalı tarafından alacağını tahsil edebilmek amacı ile .... Esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davacıların zaman kazanabilmek ve borcu sürüncemede bırakmak amacıyla, huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davacı vekilinin kambiyo takibine ilişkin olarak senet üzerindeki imzanın müvekkillerine ait olduğunu ikrar ettiğini ancak müvekkillerinin böyle bir borcu olmadığını ve kötü niyetli olarak teminat amaçlı senet verildiğini iddia ettiğini, dava dilekçesinde söz konusu icra takibine konu senede istinaden 91.600 TL tutarında şirket müdürü olduğu iddia edilen ... isimli şahısa ödeme yapıldığı iddia edilse de şirket müdürünün .... olduğunu, dava dosyasındaki ödeme dekontlarının icra takibine mahsus senet ile hem miktar hem de taraf itibariyle uyuşmadığını ve senet tanzim tarihinden önce yapılan ödemeler olması nedenleriyle bir bağlantısı bulunmadığının aşikar olduğunu, borcu olmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu ancak, davacının borçlu olmadığını ispat edemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava; kambiyo senedine dayalı ica takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. .... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı/alacaklı tarafından 100.000 TL asıl alacak, 3.441,78 TL işlemiş faiz,
1.294,52 TL işlemiş faiz, 300,00 TL komisyon olmak üzere toplam 105.036,30 TL alacak için takip başlatıldığı, davacılar tarafından borca itiraz edildiği, ... Esas sayılı ilamı ile borçlu ... yönünden itirazın süre yönünden reddine, borçlu ... yönünden itirazın reddine karar verildiği, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davaya konu bono incelendiğinde; keşidecisinin davacılar, lehtarının davalı olduğu, keşide tarihinin 04/10/2021, vade tarihinin 18/10/2021 olduğu, 100.000 TL bedelli nakden kayıtlı olarak düzenlenen bono olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı taraf, davaya konu icra takibine dayanak bononun teminat olarak verildiğine ilişkin iddiasını doğrulayacak herhangi bir yazılı delil, sözleşme sunamamış olup, bononun üzerinde de bu yönde bir kayıt bulunmadığı anlaşılmakla, bononun teminat olarak verildiği yazılı olarak kanıtlanamamıştır.
Davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanması nedeni ile bu delil hatırlatılmış, davacı vekili yemin teklifinde bulunup yemin metnini sunması üzerine davalının tespit edilen yetkili temsilcisi usulüne uygun olarak yemin edası için davet edilmiş, davalı temsilcisi ... 20/11/2023 tarihli celsede yeminli beyanda bulunmuş olup, bu halde davacının usulüne uygun dayandığı deliller ile davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınan 1.707,75 TL peşin harçtan, 269,85 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 1.437,90 TL harcın talep halinde davacılara iadesine,
3.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansının artan kısmının davacılara iadesine, Dair, taraf vekillerinin ve davalı şirket müdürünün yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)