ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/675 Esas - 2023/913
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
Kaynaklanan)
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN 2022/951 E. SAYILI DOSYASI
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin et ve et ürünleri satışı alanında faaliyet göstermekte bu nedenle canlı hayvanların kesimini yasal mevzuat gereği davalının işlettiği mezbahada yaptığını, davalı tarafın ücreti mukabilinde kesilen hayvanların karkas kısımlarını müvekkiline ve esnafa teslim etmekte olup ancak ücret karşılığı kestiği hayvanların sakatat, atık ve yün ürünlerini hukuka aykırı şekilde uhdesinde tutarak teslim etmediğini, hayvanların kesiminden sonra oluşan atıklar ve yan ürünlerin değerlendirilmesinin ekonomik açıdan önemli olduğunu, davalı kurum ile yapılan bütün görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, söz konusu ürünlerin teslimi talep edildiğinde hayvanların kesiminin yapılmadığını, müvekkili ve diğer üreticiler üzerinde baskı kurularak söz konusu ürünlere el konulmaya devam edildiğini, davalı tarafın söz konusu ürünleri satarak haksız kazanç elde ettiğini ve bu nedenle sebepsiz zenginleştiğini, davacıya ait olan hayvanlardan elde edilen atık ve yan ürünlere hukuka aykırı bir şekilde el koyması ve dha sonrasında bu ürünleri satarak elde etmiş olduğu bedelin taraflarına ödenmesi için Samsun 3.Noterliği'nin 04.06.2021 tarih 06558 yevmiye numaralı ihtarmanenin gönderildiğini ancak davalı tarafça söz konusu taleplerin sadece reddedilmekle yetinildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de herhangi bir anlaşmaya varılamadığını beyanla davacıya ait hayvanlardan elde ettiği ve hukuka aykırı olarak el koyduğu sakatat, atık ve yan ürünlerin (bağırsaklar, şırdan, kırkbayır (kırkambar), bumbar, bacak ve paça (diz alt kısmı), tırnak yağlar (iç yağlar vs.), üreme ve üriner organlar (kamış ve kamış kökü eti), böbrek, böbrek yağı, dalak, billur, billur yağı vasir yan ürünlerin) şimdilik 15.000 TL bedelinin (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla) satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birilket davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin adresinin Bafra ilçesi olduğunu yetki itirazında bulunduklarını, davalı mezbaha işletmesinin Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Bafra Ticaret Borsası iştiraki bir ticari limited şirket olduğunu, özel bir şirket olan davalı mezbaha işletmeciliğinin yapmış olduğu işin niteliği gereği ilgili yasal hükümler ve idari kararlara uygun olarak faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirketin çalışma usulleri kesim bedellerinin Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlendiğini, davacının talep dilekçesinin çelişkili olup, sonuç kısmında sakatat, yan ürün ve atıkların birbirinden farklı kavramlar olup, tüm bu ürünlerin işlenme ve teslim ve mülkiyet yöntem ve kurallarının birbirinden farklı olduğunu, sakatat kesilen hayvanların et haricinde insan tüketimine uygun, yenilebilir kısımları olup sakatatların davalı işyeri tarafından insan tüketimine uygun olacak şekilde temizlenerek hayvan kesimi yaptıranlara karkas et ile birlikte teslim edildiğini, yan ürünlerin ikinci sınıf işleme tabi ürün olarak sınıflandırılmakta olup temizlemeye ve işlemeye tabi olması zorunlu ürünler olduğunu, kesimhane ve hijyen kurallarına ilişkin yasal mevzuat uyarınca yan ürünlerin ve atıkların hayvan sahibi ya da hayvanı kesim getiren dahil herhangi bir kişiye verilemsinin yasal olarak mümkün olmadığını, dava konusu hayvansal yan ürünler ve atıklar ancak bu konuda gerekli yasal yetkiye sahip kişi yada şirketlere verileceğini yada imha edileceğini, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan tarife içeriğinden de atık ve yan ürünlerin davalı şirkete ait kesimhane tarafından değerlendirilmesine karar verilmiş ve bu sebeple daha düşük miktarda kesim ücreti belirlenmiş olup bu durumda davalı şirketin dava konusu iddalar sebebiyle sebepsiz zenginleşmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının keşide ettiği ihtarname içeriği ile dava dilekçesindeki taleplerinin çelişkili olduğunu ve davacının kötü niyetli olduğunu beyanla yetki itirazının kabulü ile davanın yetkili ve görevli Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Bafra Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde özetle, davalı taraf aleyhine Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/675 E. Sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, davanın açılmasından sonra davalı tarafın davacının kesim için getirmiş olduğu hayvanları hukuka aykırı gerekçelerle kesmemeye başladığını, Samsun Büyükşehir Belediye Mecilisi'nin 10.01.2022 tarih ve 524 sayılı kararı ile yeni ücret tarifesi kabul edildiğini, yan ürünlerin işletmeye bırakılıp bırakılmamasına göre tarife hazırlandığını, Samsun 1.İdare Mahkemesinin 2022/166 E. Sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını ve İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmesinin ardından davacının hayvanlarını kesme cihetine gidildiğini beyanla davacıya ait havyanların davalı tarafından kesilmemesi ve kesilen hayvanlardaki sakatat, atık ve yan ürünelere hukuka aykırı şekilde el konulması nedeniyle ortaya çıkan muarazanın men'ini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı cevap dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesindeki iddia ve gerekçelerinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde sakatat, atık ve yan ürünlerle ilgili iddialarda bulunduğunu, davacının bu konulardaki haksız iddialarına ilişkin 2021/675 E. Sayılı dosyasını yargılamasının devam ettiğini, davalıya ait mezbaha işletmesindeki fiyat tarifesinin yasa ve yönetmeliklere uygun olarak belirlendiğini, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere haksız gerekçelerler davalı şirketin davalının hayvanlarını kesmemesinin söz konusu olmadığını beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller,
Arabuluculuk son tutanağı, tartım fişleri, Büyükşehir Belediye Başkanlığı 26.08.2019 tarihli yazı cevabı, 19.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu, Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3410 soruşturma sayılı dosyası, Samsun 3.İdare Mahkemesinin 2023/59 E. Sayılı dosyası, Veteriner Hekim 10.03.2023 tarihli bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı.
Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3410 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, müştekinin ..., şüphelinin Bafra Borsa Mezbahane İşletciği görevlileri olduğu, suçun güveni kötüye kullanma olduğu, yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Samsun Belediye Başkanlığı'nın Bafra CBS'nin 2019/3410 sayılı soruşturma dosyasına vermiş olduğu 26/08/2019 tarihli yazı cevabında Soruşturma dosyası kapsamında bahsi geçen şikayet üzerine yapılan araştırmada, Mer'i mevzuatda; 13 Haziran 2010 tarih ve 27610 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, 17 Aralık 2011 Tarih ve 24185 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gıda Hijyeni Yönetmeliği'nde 'gıda olarak tüketilmeyen yan ürünler' ve 'sakatat' konusunda açıklayıcı hükümlerin bulunduğu, bu bağlamda dilekçede sakatat diye bahsedilen hayvansal yan ürünlerin 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 6. Maddesi gereği 'insanlar tarafından tüketilmesi amaçlanmayan yan ürünlerin' ancak Tarım ve Orman Bakanlığından kayıt ve onay belgesi olan ayrıca bu ürünleri düzenli olarak alacağını taahhüt eden firmalara ambalajlama yapıldıktan sonra uygun nakil araçlarıyla nakline izin verildiği, kesimhanelerde hayvanın girişinden etin çıkışına, sakatatların ve hayvansal yan ürünlerin kesimhaneden çıkışana kadar 5996 Sayılı Kanun gereğince kesimhanelerde görevli veteriner hekimlerin kontrolünde oluduğu, yetkili firma haricinde üçüncü şahıslara bu hayvansal yan atıkların verilmesinin kanun gereğince yasak olduğu, Bafra kesimhanesi içinde işletmenin mevcut imkanları doğrultusunda bir HACCP planı hazırlandığı ve Bakanlık tarafından onaylandığı, bu plan doğrultusunda İşletmede; karkaslar soğutma işlemini tamamlamasını takiben 4 parça halinde, yenilebilir sakatatlar (karaciğer, kalp, akciğer, böbrek, kelle, iç yağlar, işkembe vb) paketlenip etiketlenip kasaplara gönderildiği, kesilen hayvanların derilerinin kasapların anlaşmaları doğrultusunda Tarım ve Orman Bakanlığından ruhsatlı deri depolarına, dericilerin Bakanlıktan izinli deri taşıma araçları ile gönderildiği, insan tüketimine sunulamayan ürünler (kan, gübre, mide parçaları, bağırsaklar, atık yağlan, trimleme sonrası atılan yağlar, tırnak, boynuz, üreme organları vb.) işletme içerisinde kategori ve risk durumuna göre sınıflandırılmakla ağızı kapalı yasaya uygun renkteki kaplara doldurulmakla ve bu ürünleri imha eden veya kullanılan tesislere gönderildiğini, tüm müşterilere rutin uygulama standartlarının uygulandığı, bunu kesim öncesinde imza karşılığı müşterilerine duyurduğu, ilgili mevzuat çerçevesinde rutin uygulamaya devam edildiği bildirilmiştir.
Samsun 3. İdare Mahkemesinin 2023/59 E. Sayılı dosyasının incelenmesine, Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.09.2017 tarih ve 359 sayılı kararı ile Belediye ve Bafra Ticaret Borsası arasında imzalanan Bafra Kesimhanesi, Yatırım ve İşletmesine ilişkin İşbirliği Protokolünün7.1.2 maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin 15.03.2022 tarih ve 115 sayılı Belediye Meclis kararının, Mezbahalarda Hayvan Kesim ve Nakil Ücretine ilişkin alınan Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.01.2022 tarih ve 524 sayılı kararına karşı davanın açılmasından sonra söz konusu davaya konu tarife hakkında değişiklik yapılmasına ilişkin yetkili belirleyen protokol maddesinin değiştirildiği, tarife hakkında yapılan değişiklik ile protokolde değişiklik yapma hakkı tamamen hukuka aykırı şekilde dava dışı Bafra Ticaret Borsasına bırakıldığı, iş bu karar ile kamu hizmeti gören bir yerde bir yerde vatandaş ile dava dışı kurumu baş başa bırakır mahiyette karar alınıdğıın ve dava dışı şirketin istediği gibi faaliyette bulunmasına hukuka aykırı eylemlerine devam etmesine zemin hazırladığı ileri sürülerek yürütmenin durdurulmasının talep edildiği, mahkemece dosyanın incelenmesinden, olayda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasında Veteriner Hekim, Mali Müşavir ve Hesap Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 19.10.2022 tarihli raporda özetle; davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin 3568 Sayılı Kanun'da belirtilen Tek Düzen Muhasebe uygulama tebliğlerine, Muhasebe Standartlarına, Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun da belirtilen esaslar çerçevesinde usulüne uygun olarak tutulduğu, 2021 yılı yasal defterlerinin 30,09.2021 tarihine kadar yazılı olduğu ve ilgili yılın 10,11 ve 12. aylarının muhasebe işlemlerinin yasal defterlere kaydedilmediği, yine 2021 yılı yevmiye defteri kapanış onayının 116 ncı sahifeden 156 ncı sahifeye kadar defter yaprakları boş bırakılarak 157 nci sahifede yapıldığı dolayısıyla 2021 yılı yasal defterlerinin lehine kanuni delil sayılıp sayılmayacağının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defter kayıtlarına göre davalıdan borçlu/alacaklı olmadığı, davalının muavin defter dökümleri yapılan incelemenin değerlendirmesi sonucu, davalı ... Limited Şirketi 2019, 2020 ve 2021 ticari deflerlerini dava dosyasına sunmadığı, sadece ilgili yıllara ait imzasız olarak davacı ile aralarındaki hesap hareketlerini gösteren muavin defter dökümlerini dosyaya sunduğu, tespitlerinin buna göre yapılmış olup, davalının dosyaya sunmamış olduğu ticari defterlerinden dolayı muavin defter dökümleri üzerinden yapılmış olan tespitlerinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, davalı ... Limited Şirketinin 2019, 2020 ve 2021 yılları muavin defter dökümlerine göre davacıdan borçlu/alacaklı olmadığı, mezbahanelerde kesimi gerçekleştirilen hayvanların karkas ve sakatatları (kelle, yürek, ciğer, böbrek, iç yağlar gibi) doğrudan insan tüketimine sunulabileceğinden ilgili kanun ve yönetmelik maddeleri usulünce iş bu ürünlerin davacıya teslimatının yapılabileceği, hayvansal yan ürünler ve atıkların ise (kırkbayır, üreme organı, bağırsak, atık yağlar vs.) doğrudan insan tüketimine sunulamayacağı için, Kırmızı Et ve Et Ürünleri Üretim Tesislerinin Çalışma ve Denetleme Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikteki şartları sağlamış, Bakanlık onaylı bir işletmede temizlenip birtakım işlemlere (tuzlama, ısıtma, kurutma gibi) tabi tutulmalısının zorunlu olması nedeniyle ilgilisine tesliminin mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce Akademisyen Veteriner Hekim Bülent Teke'den alınan 10.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, kesim sonucu belirli doku ve organların farklı kesim ücretleri karşılığında kesimhanede kalması veya kesim yapan firma tarafından alınmasında Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 10.01.2022 tarih ve 524 sayılı kararı ile Samsun Büykşehir Belediyesi Bafra Ticaret Borsası Kesimhanesinde 2022 yılı için kesim ücreti ve kesim şartlarının neler olduğu ile ilgili aldığı kararın belirleyici olduğu, kesim şartlarıyla ilgili alınan bu meclis kararının net olmadığı ve alınan bu meclis kararının kesimhanede uygulama şeklinin belirgin olmadığı, bu kısımların netleşmesi ve ayrıntılı şekilde açıklığa kavuşturulmasının hem mevcut taraflar arasında hem de bundan sonra kesim yapacak sektör paydaşları açısından fayda sağlayacağı tespit edilmiştir.
Mahkememizce dinlenen tanık ... beyanında, Et ve Sakatat satıcısı olarak esnaf işletmeciliği yaptığını, tarafları bu sebeple tanıdığını, kendisinin de mezbane işletmeciliğine hayvan kestirdiğini, aralarındaki anlaşma gereği kestiği hayvanların iç organları, bağırsakları, üreme organları, atık yağları, tırnak ve bütün yan ürünleri dahil hayvanın bütün bölümlerini mezbane işletmecisi taraflarına teslim etmesi gerekirken bu ürünlerden sadece işkembe, kelle, ciğer, bazen ayakları dışındaki mezbahane işletmecisi taraflarına teslim etmediğini, kendisinin ... şirketinin davalı mezbahane işletmecisine hayvanlarını kesmesi için götürmesine rağmen kesmediğine şahit olmadığını ancak bu yönde duyumlarının olduğunu, mezbahanelerin özelleşmeden önce Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilirken kendilerinin hayvanları talep ettikleri bütün organlarını ve bölgelerini aldıklarını sadece kesim ücreti verdiklerini ancak işletme özelleştirildikten ve davalı tarafından işletildikten sonra davalı kendilerine hayvanın belirttiği bölümleri dışındaki diğer bölümlerini teslim etmemeye başladığını, davalının teslim etmemesinin sebebinin ise ruhsatımızın olmaması olarak beyan ettiğini, iki tarifeli sistemin uygulandığına hiç şahit olmadığını, davalı mezbahanenin hiç bir zaman hayvan atıklarını vermediğini, mezbahane işletmecisinin kendilerinin yeterli ruhsatı olarak görülen şirkete yan ürünleri teslim edip etmediklerine yönelik herhangi bir bilgi veya görgüsünün olmadığını ancak mezbahane işletmecisinin genel olarak hayvanların yukarıda belirtilen kısımlar yönündeki kısımlarını teslim ederken zorluk çıkardığını, seçenekli tarifenin önceden uygulanmadığını, bildiği kadarıyla 5-6 ay kadar önce bu tarifeli sistemin olduğunu, taraflarına teslim edilmeyen ürünlerin hayvan başına ortalama fiyatının 800-1000 TL arasında değiştiğini, teslim edilmeyen ürünlerin davalı mezbahane işletmecisinin sattığını, ayrı bir kazanç elde ettiğini, hayvan kesimi esnasında muvafakatname imzalatıldığına şahit olmadığını, kendisinin de imzalamadığını beyan etmiştir.
Tanık Ercan Kurgan beyanında, kasap işletmesi olarak görev yaptığını, tarafları da bu sebeple tanıdığını, davalı taraf ile son iki yıldır hayvan kesimi noktasında sıkıntılar yaşadıklarını, davalı tarafın muvafakatname imzalamadan hayvan kesimi yapmadığını, davacı ve davalı arasındaki ilişki konusunda net bir bilgisinin olmadığını, bundan bir ay kadar önce davacı ...'ın kendisine köylünün 5 tane büyükbaş hayvanını kesermisin şeklinde sorduğunu, kendisinin de bunu kabul ettiğini, ancak davalı taraf muvafakatname kesmeden hayvanları kesmeyi kabul etmediğini, aynı olayın 2022 yılında defalarca tekrarlandığını, davalı tarafın yenilemeyen ürünler üzerinde hak iddia ettiğini, bu ürünlerin üreticiye veya kasaba ait olduğunu, kesilen hayvanların sadece gövde eti, kelle ve ciğeri teslim edildiğini, diğer ürünlerin teslim edilmediğini, davalı tarafın sadece yan atık ürünleri isteyen müşterilere muvafakatname imzalattığını, müşteriye teslim edilmeyen ve davalıda kaldığını belirttiği ürünlerin çeşitli alanlarda davalı tarafından kullanıldığını, bu ürünlerin hayvan başına maliyeti 3.000-3.500 TL kadar olduğunu, davalı tarafın bu ürünleri hangi kasaba kestirirse kestirsin kasaplara teslim edilmediğini, kendisine kaldığını, davalı tarafın her koşulda ürünleri teslim etmediğini, davalı tarafından teslim edilmeyen ürünleri kasapların kendi adına istediğini, örneğin hayvandan çıkan sakatatları ruhsatlı sakatatçıma teslim edilmesini istese bile davalı tarafın teslimi gerçekleştirmediğini beyan etmiştir.
Davacı tanığı ... talimatla mahkemesi aracılığıyla beyanında, kendisinin yaklaşık 300 hayvanlı bir işletmesinin bulunduğunu, davacı şirketin yaşamış olduğu problemleri kendisinin de yaşadığını, hayvanların kesimi için davalı şirkete hayvanları götürdüklerinde hayvanların sakatatlarının taraflarına verilmediğini, bu yönde talebimiz olduğu zaman ise davalı tarafça hayvanlarının kesilmemesi yönünde tehditler aldıklarını, daha önce defalarca burasının kamu hizmeti gören bir yer olduğunu, hayvanlarımızı kesmek zorunda olduklarını iletmelerine rağmen davalı tarafın ticaret borsasına ait olduğunu söyleyerek özel bir işletme gibi çalıştığını ve sakatatları taraflarına teslim etmediklerini, ayrıca bir hayvanını hastalık araştırması için davalı mezbahaneye bıraktığında mezbahane yetkililerinin hayvanı mezbaneden dışarıya attıklarını, bu konuda savcılıkta suç duyurularının mevcut olduğunu, üretici mezbahaneye hayvanını verdiğinde mezbahane tarafından yalnızca hayvanın kargas eti, kellesi, işkembesi, derisi ve ciğeri verildiğini, bunun dışında kalan tüm ürünlerin ise mezbaneye kaldığını, mezbaneye hayvan götürülmeden önce üreticilere bu yönde zorla muvafakatname imzalatıldığını, muvafakatname imzalamayan kişilerin ise kesimi yapılmadığını, ayrıca belirli zamanlarda ve belirli kişilere yönelik olarak muvafakatname alınmadan dahi zorla bu ürünlere mezbane tarafından el koyulduğunu, davacı tarafın muvafakatnamesi olmaksızın ürünlerine el koyulup koyulmadığı konusunda bir bilgisinin olmadığını, kendisinin muvafakatname vermediği halde davalı tarafın kendi ürünlerine de el koyduğunu, bazı ürünlerin işlenmesi için firmaların ruhsat sahibi olması gerektiğini, ancak davalı mezbane herhangi bir ruhsat şartı aranmaksızın ürünleri farklı kişilere teslim ettiğini, bu ürünlerin üreticiye verilip verilmemesi noktasında ruhsat ile alakalı herhangi bir bağlantı bulunmadığını, davalı şirketin bu işi ticari maksatla yaptığını, davalı şirket tarafından seçenekli kesim ücreti (sakatatın üreticiye kalması durumunda farklı kesim bedeli, kalmaması durumunda farklı bir kesim bedeli uygulaması) gibi bir duruma şahit olmadığını beyan etmiştir.
Talimat mahkemesi aracılığıya dinlenen tanık Mücahit Kaplan beyanında, davalı şirket tarafından hayvan kesimlerinin yapıldığını, bu şirkete hayvan teslimi yapıldığında şirket tarafından yalnızca hayvanın kargas eti, kellesi, derisi, ciğeri ve işkembesi teslim edildiğini, kalan diğer ürünlerin ise mal sahiplerine/kasaplara teslim edilmediğini, elde edilen bu ürünlerin davalı tarafça ticari amaçlarla farklı kişilere satıldığını, kendisinin hem hayvan üreticisi hem de kasaplık yaptığını, yaklaşık 4-5 aydan beri yazılı muvafakatname olmadan davalı tarafça hayvan kesimi yapılmadığını, muvafakatname ise hayvan atık ürünlerinin davalıya kalmasına ilişkin verilen muvafakatname olduğunu, bu muvafakatname imzalanmadığında davalı tarafça kesim yapılmadığını, bu ürünlerin yalnızca ticari amaç ile ilgililere verilmediğini, konunun bazı ürünlerin yalnızca ruhsat sahibi işletmelerce işlenebileceği ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davalı tarafça seçenekli kesim ücreti tarifesine hiçbir zaman fiilen geçilmediğini, bu uygulamanın resmiyette var olsa da tarafımızca hayvan atıklarının taraflarına teslim edilmesi talep edildiğinde hiçbir zaman kendilerine olumlu bir yanıt verilmediğini ve ayrıca bu yönde bir talep olduğunda davalı tarafça mal kabulü dahi yapılmadığını, el konulan hayvan atık ürünlerinin davalı tarafça şuan için ismini hatırlayamadığı şirkete satıldığın beyan etmiştir.
Talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenen davalı tanığı ... beyanında, kendisinin Bafra'da kasaplık yaptığını, mezbahaneye götürülen hayvanlardan hayvan sahiplerine verilen kısımların Karkaseti, kellesi, ciğeri, derisi ve işkembesi ve talep halinde ayaklarının kasaplara verildiğini, bunun dışında kalan atık diye tabir ettiğimiz kalan kısımlar kasaplara verilmediğini, bu ürünler (atık diye tabir edilen ürünler) bedeli ödenmek şartıyla talep edilmesi halinde mezbahaneden satın alınabildiğini, bu ürünlerin satın alınmasının istenmesi halinde arada 500,00 TL'lik bir fiyat farkı olduğunu, ancak atık işleme ruhsatı olmayan kişilere fiyat farkını ödese dair bu ürünler verilmediğini, bu fiyat farkının atık ürünlerin temizlenmesinin karşılığı olduğunu, ayrıca atık ürünlerin değerinin de yaklaşık 500,00 TL ettiğini, uygulamada kasaplar ile atık ruhsatı olan işletmeler arasında anlaşma yapılarak bu ürünler atık ruhsatı olan işletmeler tarafından satın alındığını, mezbahane işletmesi ile Samsun Büyükşehir Belediyesinin almış olduğu karar uyarınca düzenlenen sözleşmeye imza atan kasaplar tarafından atık ürünün alınmak istenmesi halinde bu sözleşmeye imza atan kişilere herhangi bir problem çıkarılmadığını, ancak bu sözleşmeye imza atmayan kasapların atık ürünleri talep etmesi halinde sözleşmeyi imzalamamaları durumunda mezbahane işletmesi tarafından hayvanların kesimi gerçekleştirilmediğini, temel problemin imza problemi olduğunu, imza atan kasaplara atıklı veya atıksız kesimde herhangi bir zorluk çıkarılmadığını, mezbahane işletmesinde kalan atık ürünlerin işletme tarafından ticari amaçlarla atık ruhsatı olan işletmelere verildiğini, atık ruhsatı olan işletmelerinde yabancı uyruklu çalışanların mevcut olduğunu ancak işletmedeki statülerinin işçi statüsünde olduğunu, atık ruhsatı olan ve hayvan sahibi kasapla anlaşan her işletmenin bu atık ürünleri alabildiğini, herhangi bir engel bulunmadığını, kendisinin yukarıda sözleşme olarak bahsetmiş olduğu şeyin hayvan sahiplerinin mezbahanede kesim öncesinde mezbahane işletmesi tarafından imzalanan muvafakatnamesi olduğunu, bu muvafakatnamede atık ürün istenmeyeceğine dair hüküm yer aldığını, atık ürünleri isteyen hayvan sahiplerinin ise atık işleme ruhsatı olan bir işletme ile anlaşmak zorunda olduğunu, aksi takdirde atık ürünün kasaba veya mal sahibine verilemeyeceğini, hayvan sahiplerinin atıksız kesimi tercih etmeleri halinde kendilerine ait olan atık ürün bedeli kesim ücretinin düşülmekte ve daha uygun fiyata kesim yapıldığını, bunun haricinde hayvan sahibine atık ürün için herhangi bir ödeme yapılmadığını, mezbahanede muvafakatname alınma uygulamasının yaklaşık 1,5-2 yıl önce başladığını, hayvanların kesimi için mezbahane işletmesi tarafından bir kesim ücreti belirlendiğini, bu ücretin atık ürünlerin mezbahane işletmesine kalması halinde 290,00 TL atıklı ürünlerin mal sahibine kalması halinde ise 790,00 TL olduğunu, aradaki 500,00 TL'lik fiyat farkı atık ürün bedeline tekabül ettiğini, mezbahanenin atık üründen elde edeceği geliri zaten kesim fiyatından düştüğünü, mezbahane işletmesi tarafından atık ürün dışındaki sakatatlar (kelle, ciğer, işkembe, deri, kuyruk, iç yağlar, ayak, böbrek, böbrek yağı, ) hayvan sahiplerine verildiğini, mevcut uygulamada kasapların uğradığı herhangi bir zarar bulunmadığını beyan etmiştir.
Tanık ... beyanında, kendisinin Bafra'da 2011 yılından beri kasaplık yaptığını, mezbahane işletmesinde 2011 yılından beri aynı işlem uygulandığını, mezbahane işletmesinin atık ürünlerin teslim edilmesi ve teslim edilmemesi durumundaki kesim ücretlerinin farklı olduğunu, kendisinin bu mezbahanede sürekli olarak atıksız kesim yaptığı için atıklı kesim ücretini bilemediğini, aradaki fiyat farkını bilmediğim için bu fiyat farkının atık bedeli olup olmadığı konusunda da bilgi sahibi olmadığını, Bafra'daki mezbahanenin kapalı olduğu dönemde hayvanlarını bir dönem Samsun'daki mezbahaneye götürdüklerini, oradaki prosedüründe Bafra'daki gibi olduğunu, orada da yine atıksız kesim yapıldığını, kendisinin Bafra'daki kasap esnafların bir çoğunu tanıdığını, bu uygulamada davacı dışında rahatsız olan herhangi bir kasap bulunmadığını, atıklı kesim istendiği takdirde işletme tarafından hayvan sahiplerine zorluk çıkarılıp çıkarılmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, tarafıma teslim edilmeyen atık ürünlerin mezbahane işletmesi tarafından taşeron bir işletmeye ticari amaçla satıldığını, buna karşılık atık ürünlerin bedeli miktarı yönünden kesim ücretinde zaten indirim yapıldığını, hayvan sahiplerine teslim edilen kısımların deri, kelle, ciğer takımı (böbrek, iç yağlar), işkembe, kuyruk olduğunu, muvafakatname uygulaması tam olarak tarihini bilmemekle yaklaşık 2 sene önce olduğunu, bu tarihten önce ise sözlü muvafakat verildiğini, atık ürünlerin mezbahanede kalması halinde kesim ücretinin daha düşük bir miktar olduğunu, atık ürünlerin hayvan sahiplerine teslim edilmesi halinde ise teslim ücretinin daha yüksek bir miktar olduğunu, atıksız kesim ücretinin 290,00 TL olduğunu, atıklı kesim ücretini hiç talep etmediği için bilemediğini, kendisinin atıklı kesim talep etmediğim için aradaki fiyat farkını ve buna bağlı olarak mezbahane işletmesinin buradan bir kar elde edip etmediğini bilemediğini, 2 yıl öncesinde yine atıklı ve atıksız kesim ücretleri farklı olduğunu, ancak aradaki fiyat farkının çok düşük olduğunu, son iki yılda ise yazılı muvafakat usulüne geçildiğini ve aradaki fiyat farkı arttığını, bunun sebebinin ise hayvansal ürünlere gelen zamların olduğunu beyan etmiştir.
Tanık ... beyanında, 2016 yılından önce mezbahaneyi Bafra Belediyesinin işlettiğini, bir dönem bu mezbahaneyi davacı şirketin sahibi olan ...'ın kullandığını, ...'ın ayrıca kırmızı et üreticileri birliği başkanı olduğunu, 2016 yılında Büyükşehir Yasası ile birlikte mezbahane işletme hakkının önce Bafra İlçe Tarım Ziraat Odası Başkanlığına verildiğini, kendisinin Ziraat Odası Başkanlığı yaptığını, o dönemde Ziraat Odası Başkanı olduğunu, o dönemde yeterli mali güç olmaması sebebiyle bu işletmeyi işletmediklerini ve daha sonra mezbahane işletmesinin Ticaret Borsasına verildiğini, 2016 yılından önce sakatatların maddi anlamda çok değerli olmadığı için kasaplarca dikkate alınmadığını, ancak son zamanlarda sakatatların değerlendiğini, bunun üzerine Ticaret Borsası mezbahanede sakatatların mezbahaneye kalması şartıyla kesim fiyatının bu oranda indirilmesi uygulamasına geçtiğini, ancak sakatatların değeri oranında indirim yapılıp yapılmadığı konusunu bilmediğini, temel de uyuşmazlığın bundan çıktığını, hayvan kestirmek isteyen kasaplardan sakatatların mezbahaneye bırakılmasına dair muvafakatname imzalatıldığını, bu imzayı atmayanın hayvanın kesilmediğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 07.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi asıl dava ve birleşen dava dosyalarında açmış olduğu toplam dava değerini 225.000 TL artırarak toplam 240.000 TL nin haksız kazancın elde edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava, asıl dava dosyasında davacı ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup birleşen dava dosyasında davacı ve davalı arasındaki hayvanların kesiminin yapılmamasına yönelik muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Asıl dava dosyası yönünden;
Davacı dava dilekçesi ile davalı ile aralarında hayvanların kesim işlemlerinin yapılmasına yönelik anlaşma olduğunu, davalı tarafın hayvan sahiplerinin açık rızası olmaksızın bir kısım hayvansal ürünleri uhdesinde tuttuğu ve bundan kazanç elde ettiğini belirtmiş davalı ise davanın reddini istemiştir.
TBK'nun 393. Maddesine göre hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmış olup taraflar arasındaki ilişki mahiyeti itibariyle hizmet akdine yöneliktir. TMK'nun 6. Maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. " Burada davacı taraf akdi ilişkinin kapsamına itiraz ettiğine göre bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin (t) bendinde;"Her çeşit toptancı hallerini ve mezbahaları yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek, imar plânında gösterilen yerlerde yapılacak olan özel hal ve mezbahaları ruhsatlandırmak ve denetlemek." hükmü yer almaktadır. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun "Ücrete tabi işler" başlıklı 97. maddesinde; "Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosya arasında bulunan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan gelen yazı cevabı ekinde sunulan davalı ile Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan protokolün incelenmesinde Bafra ilçesinde bulunna 'kesimhane' işletmesinin 18 Eylül 2017 tarih ve 359 Sayılı Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile kabul edilen protokol çerçevesinde 'işletme hakkı' ekli protokol kapsamında Bafra Ticaret Borsası'na devredildiği, ilgili protokolün 'Tarafların Yükümlülükleri' bölümünde 'Borsa'nın Görev ve Yükümlülükleri' başlığında, Madde 7.2.3 Kesimhanenin işletilmesi Borsa yükümlülüğünde olup işletmeye ilişkin tüm yasal ve yetki ve sorumluluklarının dava Borsa'ya aittir' denildiği, yine ilgili protokolün 7.1.2 maddesinde Belediyenin görev ve yükümlülüklerinin tanımlandığı ve kesim hanede uygulanacak kesim ücret tarifesini Borsa'nın teklif sunduğu tarihten sonraki ilk Belediye Meclis gündemine alınıp tarifenin belirlenmesinin sağlanacağı belirtilmiştir.
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin 28/08/2018 tarih ve 30202 sayılı kararı ilke atık ürünlerin davalı şirket bünyesinde kalıp kalmamasına ilişkin iki seçenekli tarfenin belirlendiği, yine 12/10/2018 tarih ve 467 sayılı Büyükşehir Belediyesi Meclisinin kararı ile atıkların 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde mezbaha işletmesi tarafından değerlendirilecek olduğu, bu sebeple indirimli tarife uygulanarak büyükbaş kesim fiyatının KDV dahil 90,00 TL, küçükbaş kesim fiyatının 18,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce dosya arasına alınan Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 2021/166 esas sayılı dava dosyasında ise davacı şirket tarafından, Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı'nın 02.12.2021 tarih ve 60212 sayılı yazısı ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine göre 2022 yılında uygulanması talep edilen daire başkanlıklarına ait ücret tarifelerinin ekteki şekliyle değiştirilmesine ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 10.01.2022 tarih ve 524 karar sayılı kararı ekinde yayınlanan tarifenin 32 . Sayfasında belirtilen "Mezbahalarda hayvan kesim ve nakil ücretine" ilişkin kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen dava dosyası davaya konu edilen uyuşmazlık konusu döneme ait olmadığından mahkememizce bekletici mesele yapılmamıştır.
Yukarıda anlatılanlar ışığında olaya bakıldığında, davalı işletmenin uyguladığı tarifeler Meclis kararı ile belirlenecek olup dava konusu 2019-2020-2021 dönemine ilişkin tarifelerin iptali yönünde herhangi bir dava açılmamış olup dosya kapsamında bulunan mahkememizce alınan taraf defterlerinin incelenmesine yönelik olarak alınan bilirkişi raporundan dava dilekçesi ve cevap dilekçesinin ileri sürülüş biçiminden davacının hayvan kesimlerinde devamlı surette indirimli tarifeden yararlandığı, davalı tarafından düzenlenen fatura içeriğine de itiraz etmeyerek defterine kaydettiği, davacının seçenekli tarifeyi uygulamadığına ilişkin herhangi bir muaraza çıkarmadığı, delil tespiti yaptırmadığı bu sebeple akdi ilişkinin kapsamının iddia ettiği gibi olduğunu ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.
Yine taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki 2018 yılından bu yana devam etmekte olup davacının uzun bir süre davalıya davalının fatura ettiği biçimde ödeme yapıp bu konu herhangi bir muaraza çıkarmaksızın, ihtirazi kayıt koymaksızın akdi ilişkiyi devam ettirdikten sonra hayvansal yan ürün ve atıkların kendilerine verilmediğini anlaşmanın bu şekilde olmadığını iddia etmesi TMK'nun 2. Maddesinde düzenlenen herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu kuralına aykırırıdır.
Kaldı ki dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamındaki belgelerden davacı taraf 5996 sayılı kanunda belirtilen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının hayvansal ürünleri vermediğini ispatlayamamıştır. Nitekim 13.06.2010 tarihli ve 26710 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "İnsanlar tarafından tüketilmesi amaçlanmayan hayvansal yan ürünler" başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasında; "İnsanlar tarafından tüketilmesi amaçlanmayan hayvansal yan ürünlerin depolanması, muamele edilmesi, işlenmesi ve bertaraf edilmesi yalnızca Bakanlık tarafından onay verilen işletmelerde yapılır." düzenlemesi yer almaktadır. 17 Aralık 2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda Hijyeni Yönetmeliği'nin "Gıda atığı" başlıklı 15. maddesinde;"Gıda atığı, gıda olarak tüketilmeyen yan ürünler ve diğer atıklar; gıda bulunan ortamlarda birikmelerini engellemek için mümkün olduğunca hızlı bir şekilde uzaklaştırılır.(2) Gıda atığı, gıda olarak tüketilmeyen yan ürünler ve diğer atıklar; kapatılabilir kaplarda veya bu Yönetmeliğin amacına uygun alternatif bir sistemle toplanır. Kapların veya alternatif sistemin uygun şekilde yapılmış olması, sağlam durumda muhafaza edilmesi, kolayca temizlenmeye ve gerekli durumlarda dezenfeksiyona uygun olması gerekir.(3) Gıda atığı, gıda olarak tüketilmeyen yan ürünler ve diğer atıkların depolanması ve işletmeden uzaklaştırılması için gerekli imkânlar sağlanır. Atık depoları; temiz tutulmasına imkân sağlayan, gerekli durumlarda hayvanlardan ve haşerelerden korunacak şekilde tasarlanır ve buna uygun olarak kullanılır.(4) Bütün atıklar, mevzuatına göre hijyenik ve çevreye zarar vermeyecek şekilde ortamdan uzaklaştırılır, doğrudan veya dolaylı bulaşma kaynağı olması engellenir." kuralı, 27 Aralık 2011 tarih ve 28155 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği'nin 7. maddesinde; "İşletmesi onaya tabi olan gıda işletmecisi, ürettiği hayvansal gıdayı Hayvansal Gıdaların Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmelik hükümlerine uygun sağlık işareti veya sağlık işaretinin uygulanmasının öngörülmediği durumlarda bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde yer alan şartlara uygun tanımlama işareti uygulamadan piyasaya arz edemez." hükmüne, 12. maddesinde; "Gıda işletmecisi, evcil tırnaklıların kesildiği kesimhane binalarının, planlarının ve ekipmanlarının aşağıdaki gerekliliklere uygunluğunu sağlar." hükmüne, 17. maddesinde; "Gıda işletmecisi, aşağıdaki gerekliliklere uygun olarak evcil tırnaklı hayvanların etlerinin depolanmasını ve nakledilmesini sağlar" hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükmü ile kesimhaneye getirilen hayvanla ilgili olarak kesimhanede elde edilen ve gıda olarak muamele edilecek sakatatların kesimhaneden çıkarılmadan temizlenmesi(midenin haşlanması, temizlenmesi, bağırsakların boşaltılması ve temizlenmesi, kılından arındırılması vs..) soğutulması, ambalajlanması ve tanımlama işareti uygulanarak kesimhaneden sevkedilmesi hükümlerinin kesimhane işletmecisi sorumluluğunu ortaya koyduğu görülmektedir. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve dosya arasında bulunan 18/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporundan da anlaşılacağı üzere 5996 Sayılı Kanun ve bu kapsamda düzenlenen İnsan Tüketimi Amacıyla kUllanılmayan Yan ürünler Yönetmeliği hükümleri gereğince insanlar tarafından tüketilmesi amaçlanmayan yan ürünlerin' ancak Tarım ve Orman Bakanlığından kayıt ve onay belgesi olan ayrıca bu ürünleri düzenli olarak alacağını taahhüt eden firmalara ambalajlama yapıldıktan sonra uygun nakil araçlarıyla nakline izin verildiği, kesimhanelerde hayvanın girişinden etin çıkışına, sakatatların ve hayvansal yan ürünlerin kesimhaneden çıkışana kadar kesimhanelerde görevli veteriner hekimlerin kontrolünde oluduğu, yetkili firma haricinde üçüncü şahıslara bu hayvansal yan atıkların verilmesinin kanun gereğince yasak olduğu düzenlenmiştir. Oysaki davacı taraf yargılama sırasında buna ilişkin yazılı bir delil sunamamış olup tanık beyanları da birbirine uyumsuz olması, görgüye dayalı olmaması sebebi ile hükme esas alınanamıştır. Açıklanan nedenlerle davacının subut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı taraf zarar hesabının yapılması gerektiğini belirtmişse de yukarıda belirtilen ret sebepleri değerlendirildiğinde usul ekonomisi ve sürpriz karar verme ilkesine aykırı davranmamak adına mahkememizce yeniden hesaba ilişkin rapor alınmamıştır. 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalı vekilinin görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücreti davacıya yüklenmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Birleşen dava dosyasında;
Mahkememizce toplanan deliller ve tanık beyanları dikkate alınarak davacı ve davalı tanıklarının beyanlarının birbirine uyumsuz ve görgüye dayalı olmadığı, kanun ve yönetmelikle belirlenen kurallara uyulmasına rağmen davalının kesim yapmadığına ilişkin davacının iddiasını kanıtlar nitelikte delil sunamadığı, yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE,
2.Asıl dava dosyasında alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 256,17 TL peşin harç ve 3.842,44 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye; 3.828,76 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Asıl dava dosyasında davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 36.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
4.Asıl dava dosyasında 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Birleşen dava dosyasında alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 256,17 TL nin mahsubu ile bakiye 13,68 TL nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6.Birleşen dava dosyasında davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
7.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
8.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.
Dair; davacı vekili ve davalı vekiline yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2023
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)