4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/14810 E. , 2023/23003 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, duruşmada şikayetçi olduğunu beyan eden ancak davaya katılma talebi bulunup bulunmadığı sorulmayan şikayetçi sanık ...'nın temyiz başvurusunun davaya katılma iradesini ortaya koyduğu kabul edilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikâyetçi ...'nın katılan sıfatıyla davaya katılmasına karar verilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararı ile;
1.Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2.Sanık ... hakkında tehdit suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık ...'nın temyiz isteğinin, tanık beyanları ve tüm deliller incelendiğinde tehdit ettiğine dair delil bulunmadığı, sadece mağdur beyanına dayalı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, şikayetçi sanık ...'ın meslektaşının olduğu kavgaya taraf olduğu, görev amacıyla müdahale etmediği, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığı, şikayetçi sanık ...'ın kasten yaralama suçundan hukuka uygunluk nedenine dayanılarak beraat hükmü verilmesinin hatalı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ... D. ile katılan sanık ...'nın oğlunun kavga etmesi üzerine taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında katılan sanık ...'nın katılan ... D.'yi öldürmekle tehdit ettiği, akabinde olayı gören ve üzerinde resmi üniforması bulunan ve yetkisi kapsamında olaya müdahale eden polis memuru katılan sanık ...'ı katılan sanık ...'in diğer temyiz dışı sanıklarla birlikte itekleyip tehditte bulunduğu, eylemlerinin tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.03.2014 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Tehdit ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Katılanın beyanları, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın atılı suçları işlediği hususunda Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz isteği ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal şartları oluşmadığı şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde hüküm fıkrasına maddi hata sonucu 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası yerine dördüncü fıkrası ibaresinin yazılması,
3.Sanığın, aynı olayda; katılan ...'a yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesine karşın, diğer katılan ... D.'ye yönelik tehdit suçundan kurulan hükümde ise hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle kararda çelişkiye neden olunması,
4.5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun mağdurunun farklı olduğu gözetilerek, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunda bu kapsamda yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Tehdit ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.