9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı-karşı davalı taraf yetkisizlik kararı veren mahkemeye sunduğu 06/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: ------ firmasının yetkilisi olarak -------- Tersanesinde Taşeron firma olârak 18/7/2022 tarihinde işe başladıklarını, belirtmiş olduğu tarihte 18/7/2022 tarihinde 1 ay süreli olarak sözleşme imzalandığını, 18/8/2022 tarihinde planlanmış olan işin bitmediğini ve 1 aylık resmi sözleşmenin bittiği tarihte davalı firma ile yapılan görüşmeler sonucunda kendileri işe devam etmelerini ve kendilerine ek iş vereceklerini sözlü olarak beyan ettiklerini, bunun üzerine karşı tarafı da mağdur etmemek adına, bu teklifi kabul ettiklerini ve 1 ay daha sözleşmeyi uzatarak 350.000 TL olarak ödeme hususunda da davalı firma ile anlaştıklarını, Bu durum ile birlikte fiilen 2 ay boyunca davalı firma ile çalıştıklarını, çalışmış oldukları aylara dair bir ödeme yapılmadığı gibi kendileri ile anlaşmış oldukları fiyattan personellerin ödemesini gerçekleştirildiğini, Ağustos ayının akabinde de Eylül ayının 12'sine dek personellerinin kendisinin muvafakati olmadan parçaları ve eşyaları ile çalıştırıldığını, davalı firma ile yapmaya çalıştığım görüşmeler sonucunda kendilerinden ağustos ve eylül ayına ait ödemeleri talep etmesine rağmen ödeme yapmadıklarını, --------- firmasında yasal olarak maaşlı bir şekilde çalışan --------, -------- ve -------- da normal olarak diğer işçiler gibi bu süre zarfında çalıştıkları halde maaşlarının ödenmediğini, davalı firma ile çalıştıkları süre boyunca kendileri devamlı haksız yere ödeneklerden kesinti gerçekleştirdiğini, kural olarak böyle bir durum söz konusu değilken temizlik parası kesintisi adı altında bile ödemelerde eksik yatırıldığını, iki yetkili firma olarak yapılan resmi sözleşmeye uygun olarak davranmadıklarını,--------- firması olarak resmi olarak 1 aylık sözleşme yapmış olmamıza rağmen, kendilerinin talepleri doğrultusunda güven ilişkisine de dayanarak toplamda 2 ay 12 gün çalıştıklarını, toplamda 2 ay 12 gün kendileri için çalıştıkları halde sadece 1 aylık ödeme aldıklarını onu da kesinti yaparak verdiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL'nin davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle:
Taraflar arasında 19.07.2022 tarihli yüklenici sözleşmesi yapıldığını anılan sözleşme gereği yetkili Mahkeme ------- Mahkemeleri olduğunu, esasen davaya konu işin yapıldığı yer de müvekkili şirketin merkez adresi olan -------- Bölgesinde bulunan “------- Cad. No:------- ---------” adresi olduğun, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, yine arabuluculuk süreci de --------- Arabuluculuk Bürosundan yapıldığını, öncelikle davanın usulden reddine, açılan davanın esastan reddine, karşı davalarının kabulü ile 200.483,87 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:-------Vergi Dairesi'nin 26/05/2023 ve 07/08/2023 tarihli müzekkere cevabı, --------- Birliği'nin 25/05/2023 tarihli müzekkere cevabı, -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/05/2023 tarihli müzekkere cevabı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep ;asıl dava ve karşı dava konusu taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı her iki tarafında alacaklı olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesinde , "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. maddesi hükmüne göre de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile -------- Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'nın 1463. maddesinde de önce 17. maddeye gönderme yapılarak , --------- bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve --------sayılı --------- yayımlanan 25.01.1986 tarihli --------- Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1.Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede; Davacı- karşı davalı -------tacir sıfatı bulunup bulunmadığına ilişkin mahkememizce yapılan araştırma doğrultusunda -------- Vergi Dairesi yazılan müzekkereye verilen 07/08/2023 tarihli yazı cevabında ; davacının 2022 yılında işletme esasına göre defter tuttuğu belirtilmiş olup davacının dönem içindeki ticari işletme hesap özetinde belirtilen tutarların Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasınında belirtilen sınırları aşmadığı anlaşılmakla vergi dairesinden gelen müzekkere cevabına göre davacının faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu, dava konusu uyuşmaz bakımından davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2.Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3.Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4.Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023