Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/796
Karar No
K. 2023/976
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/796 Esas
KARAR NO: 2023/976
DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 16/08/2023
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
YAZIM TARİHİ: 04/01/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... ihale kayıt numaralı "... ilçesi muhtelif sokaklarda bordür, tretuar, parke yol kaplaması veya tamirlerinin yapımı" işi ile ... ihale kayıt numaralı "... ilçesi muhtelif sokaklarda bordür, tretuar, parke yol kaplaması ve bakım onarım yapılması" işi ekonomik açıdan en iyi teklifi veren müvekkili şirketin uhdesinde kaldığını, ihalenin müvekkili şirketin uhdesinde kalması neticesinde müvekkili şirket ile davalı ... arasında 13.10.2017 tarihli ... nolu sözleşme ile 01.06.2018 tarihli .. nolu sözleşme imzalandığını, ekte sunulan her iki sözleşmenin de "Ödeme Yeri ve Şartları" başlıklı 11.2 maddesinde; "Hak ediş raporları, bu Sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinde düzenlenen esaslar çerçevesinde, kanuni kesintiler de yapılarak her ayın ilk beş iş günü içinde düzenlenir. Hazırlanan hak ediş raporları İdarece onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak on beş gün içinde ödenir." şartının yer aldığını, müvekkili şirketin, sözleşmelerden doğan tüm yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmiş olmasına ve ödeme şekli ile zamanına dair sözleşmelerde yer alan 11.2. maddesine rağmen, karşı taraf hak ediş bedellerini zamanında ödemeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin yukarıda bahsi geçen ihaleler kapsamında bakiye cari alacağını tahsil ve aynı zamanda karşı tarafı temerrüde düşürmek adına İstanbul .... Noterliği'nin 14.03.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile o tarihteki bakiye 80.631.594,27-TL cari hesap alacağı olduğunu ihtaren bildirdiğini, dolayısıyla, karşı taraf ihtar tarihinde temerrüde düşmüş olup, işbu başvurunun yapıldığı güne kadar da söz konusu bakiye cari hesaptan yalnızca ana paraya ilişkin kısmi ödemeler yaptığını, müvekkili şirketin söz konusu ihtarda bildirmiş olduğu cari hesap bakiyesinden 30.000.000-TL alacağını ... Bank ... Şubesi ve ...bank ... Şubesine temlik ettiğini, karşı tarafın da bu işlemi onayladığını, bu sebeple, toplam temlik miktarı olan 30.000.000-TL'nin tenzilatı yapılarak karşı taraftan 50.631.594,27-TL'nin faizi ile birlikte ödenmesi ihtar ve talep edildiğini, bu bağlamda, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihtar tarihindeki 50.631.594,27-TL bakiyeden karşı tarafça yapılan kısmi ödemeler neticesinde kalan güncel 1.829.949,37-TL bakiye cari hesap alacağı ile, ihtar tarihindeki 50.631.594,27-TL cari hesap alacağından, yine ihtar tarihinden işbu başvuru tarihine kadar karşı tarafın yaptığı kısmi ödemeler mahsup edilerek hesaplanacak olan değişen oranlarda avans faizinin ödenmesi talebi ile müvekkili şirket tarafından 27.07.2023 tarihinde, ticari dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, 08.08.2023 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde davalı ... ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin davalı belediyeden 379.390,00-TL bakiye cari hesap alacağı kaldığını, davalı ...'nin, hak ediş alacaklarını sözleşmeye aykırı ve zamanında ödeme yapmamasından kaynaklı olarak müvekkili nezdinde doğan gecikme faizinin ödenmesi gerektiğini, söz konusu faizin hesaplanması hususunda; 3095 sayılı yasanın 2. maddesinin 2. fıkrası gereği değişen oranlarda avans faizinin hesaplanması gerektiğini, davalı belediyenin müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname ile temerrüde düşürülmüş olup, müvekkilinin, bakiye kesin hesap alacağı ile birlikte, temerrüt tarihindeki kesin hesap bakiyesinden davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler mahsup edilerek dava tarihine kadar işlemiş olan faizin mahkemece tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 379.390 TL kesin hak ediş alacağı ile birlikte, bilirkişi marifetiyle hesaplanacak; ihtar tarihindeki alacak bakiyesi olan 50.631.594,27-TL'den dava tarihine kadar davalı belediyenin yapmış olduğu kısmi ödemeler mahsup edilerek hesaplanacak değişen oranlarda avans faizinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı taraf huzurdaki davayı süresinde açmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği alacak zamanaşımına uğramış bir bir alacak olduğunu, bu yüzden davanın süre yönünden reddi gerektiğini, iş bu davanın görev yönünden de reddi gerektiğini, davanın İdare Mahkemesinde açılmasının zorunlu olduğunu, idarenin eylem ve işlemlerinden doğduğu iddia edilen hususlarla ilgili açılacak davaların idari yargı yerlerinde açılmaları gerektiğini, davaya konu bedelin, belediyenin birimleri arasında yapılan iç yazışmalar neticesinde Mali Hizmetler Müdürlüğü'nün ... Sayı ve 7.9.2023 tarihli yazısıyla mahkemede açılan iş bu davaya ilişkin olarak "..Müdürlüğü. Davacının fatura edilmiş tüm alacak bakiyesinin ödendiği ve herhangi bir alacağının kalmadığı." belirtildiğini, görüldüğü üzere davacı ... Sanayi Ltd. Şti.’nin dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu gibi bir alacağı bulunmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz olarak talep ettiği hak ediş kalemlerinin olduğu açık olduğunu, huzurda görülen dava her yönüyle redde mahkum bir dava olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın öncelikle usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi halinde dava konusu fatura edilmiş hakediş alacaklarının ödendiği için esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden B formları getirtilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan hakediş alacağı ile faiz istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TBK'nin 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. TTK'nin 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. HMK'nin 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleridir.

Davacı ile davalı ... Belediyesi arasında 13/10/2017 tarihli ... İlçesi Muhtelif Sokaklarda Bordür, Tretuar, Parke Yol Kaplaması veya Tamirlerinin Yapımı İşi sözleşmesi ve 01/06/2018 tarihli ... İlçesi Muhtelif Sokaklarda Bordür, Tretuar, Parke Yol Kaplaması veya Bakım Onarımı Yapılması İşi sözleşmesi imzalanmıştır. Dava, TBK’nin 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, bu tür davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Davacı tacir ise de davalı idare tacir olmayıp bir kamu kurumudur. Bu nedenlerle eldeki davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu değerlendirilmiştir.

Görev dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı gibi, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Bu durumda yukarıda değinildiği üzere, eldeki davada görev yönünden dava şartı yerine getirilmediğinden, dava konusu uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle, davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere:

1.HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,

Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,

2.Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine,

3.Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,

4.HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog