4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2013/2202 E. , 2013/8151 K.
"İçtihat Metni"Kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/4 (iki kez), 457/1 (iki kez), 193/1, 59, 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 648,00 Türk lirası adlî para, sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 193/1, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 150,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, (ADANA) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2008 tarihli ve 2007/45 esas, 2008/86 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10/12/2012 gün ve 299806 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 22/09/2000 olduğu, sanıklar hakkında ilk mahkûmiyet kararının verildiği 28/11/2002 tarihinden sonra zamanaşımını kesen her hangi bir usuli muamelenin bulunmaması nedeniyle, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin 28/11/2007 tarihinde dolduğu gözetilmeyerek sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanıklar ... ve ... hakkında, 22/09/2000 tarihinde işlenen konut dokunulmazlığını ihlal ve yaralama suçlarından, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 28/11/2002 tarihli kararı ile sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20/11/2006 tarihli kararı ile, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerinin değerlendirilmesi için hükümlerin her iki sanık yönünden bozulduğu, Mahkemece yeniden yargılama yapılarak 07/02/2008 tarihli celsede, sanık ...’ın kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık ...’ın ise konut dokunulmazlığını bozma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilerek, temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında zamanaşımı durumu nedeniyle, Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Zamanaşımının son kesme nedeni olan mahkumiyet hükmünün kurulduğu tarihte, 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme:
İncelenen dosyada yer alan iddianameye göre, sanıklar ... ve ... hakkında, 22/09/2000 tarihinde işlenen konut dokunulmazlığını ihlal ve yaralama suçlarından, 765 sayılı TCK’nın 193/2, 456/4 ve 457/1. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı görülmektedir. 765 sayılı TCK'nın 193/2 ve 456/4. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırına göre, konut dokunulmazlığını ihlal ve yaralama suçlarının asli dava zamanaşımı süresi anılan Kanunun 102/4. maddesi uyarınca beş yıldır. Bu sürenin 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre sanıkların lehine olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada dava zamanaşımını kesen en son işlem, Yargıtay bozma kararı öncesi mahkemece verilen 28/11/2002 tarihli mahkumiyet kararıdır. Bozma sonrası mahkemece 07/02/2008 tarihinde yeni bir mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Ancak mahkeme önceki mahkumiyet kararından sonra 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğunu ve dava zamanaşımını kesen herhangi bir işlem bulunmadığını dikkate almamıştır. Önceki mahkumiyet hükmünden itibaren işlemeye başlayan beş yıllık asli dava zamanaşımı süresi 28/11/2007 tarihinde dolmuştur. Bu nedenle mahkemenin asli dava zamanaşımı süresinin dolduğunu gözetmeden kurduğu 07/02/2008 tarihli mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1.Kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında, (ADANA) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2008 tarih ve 2007/45 esas, 2008/86 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2.Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanıklar ... ve ... hakkında, kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından açılan KAMU DAVALARININ, sanıklar yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK' nın 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.