4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2013/7181 E. , 2013/8152 K.
"İçtihat Metni"Hakaret suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı TCK'nın 125/2 ve 52. maddeleri gereğince 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, (ESKİŞEHİR) 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 10/05/2011 tarih ve 2011/261 esas, 2011/425 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25/01/2013 gün ve 15385 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2. maddesi kapsamında kaldığı, suç tarihinin 10/05/2010 olduğu, 10/01/2011 tarihli şikayet dilekçesinin Cumhuriyet başsavcılığınca 26/01/2011 tarihinde havale edildiği, 5237 sayılı Kanun'un 73. maddesinde öngörülen 6 aylık şikâyet süresinin 10/11/2010 tarihinde dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanık ... hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında, Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/05/2011 tarihli kararı ile 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/03/2012 tarihli kararı ile, verilen cezanın miktarına göre temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onandığı, kesinleşen hükmün infazından sonra, sanığın hakaret suçuna ilişkin şikayetin 6 aylık yasal süre içerisinde yapılmadığına ilişkin başvurusu nedeniyle, Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Kovuşturması şikayete bağlı olan suçda,
TCK’nın 73/1. maddesinde soruşturma ve kovuşturma şartı olarak düzenlenen, 6 aylık hak düşürücü sürenin gözetilmemesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK'nın 131/1. maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." Aynı Kanunun 73. maddesinde “(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (3) Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz." 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında ise “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir…" hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; Katılan ...’ın 10/01/2011 tarihli dilekçesi ile Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek, 10/05/2010 tarihinde, sanık ...’ın telefonda kendisine hakaret ettiği iddiasıyla şikayetçi olduğu, yapılan soruşturma sonucu düzenlenen iddianamede de suç tarihinin, 10/05/2010 tarihi olarak gösterildiği, bu durumda TCK’nın 73/1. maddesinde soruşturma ve kovuşturma şartı olarak düzenlenen, 6 aylık hak düşürücü sürenin başvuru tarihinde geçmiş olduğu gözetilerek, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1.Hakaret suçundan sanık ... hakkında, (ESKİŞEHİR) 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 10/05/2011 tarih ve 2011/261 esas, 2011/425 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2.Anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/1 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.