5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili 10.03.2022 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti ve SGK Başkanlığı’na husumet yönelterek İzmir ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla hizmet tespiti davası açtığını, .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’nin 6102 sayılı Kanun geçici 7. Maddesi uyarınca sicil kaydının resen silindiğini, İzmir ... İş Mahkemesinde açtıkları davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açmaları için taraflarına süre verildiğini, ihyası istenilen .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’nin ticaret sicilinden sicil kaydının silinmeden önceki adresinin ... olduğunu, şirketin 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, şirketin tasfiye / ek tasfiyesi için karar verilmesine ve ilgili işlemlerin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanmasına belirterek .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü 17.03.2022 tarihli cevap dilekçesiyle; dava konusu olan Merkez-... sıra numarasına kayıtlı .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’nin 09.09.1998 tarihinde tescil edildiğini, sermayesinin 5.000,00 TL olduğunu, 6103 Sayılı Kanunun 20. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi uyarınca "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin" m. 5/1-a fıkrası uyarınca 04.04.2014 münfesih sayılarak tescilli adresinde ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 15.04.2014 tarihli 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara cevap verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini ve 18.08.2014 tarihli 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, 6102 sayılı TTK geçici m. 7/15’e göre silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak ihya istenmesi gerektiğini, 12.08.2014 tarihinde silinme olduğundan bu tarihten itibaren 5 yıl geçmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yine silinme şartları yönünden tebliğ hükümlerinin uygulandığını, ihtarnamelerin keşide edildiğini, buna rağmen şirket yetkililerinin yasal süresi içerisinde müdürlüğe herhangi bir başvuruda bulunmadığını, TTK geçici m. 7/4 bendi gereğince ihtar ve ilanların usulüne uygun yapıldığını, bu maddenin “a” bendine göre tebligatın yapılmış sayıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; şirketin ihyasına ilişkindir. İhyası istenen Merkez-... sıra numarasına kayıtlı .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’ne ait sicil kayıtları, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davacının dilekçesinde ekli belgeler ve diğer kayıtlar incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı 04.10.2021 tarihinde açılan dava dosyası incelendiğinde; davacı ...’un davalılar .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti ve ... aleyhine ihbar olunan SGK’ya da davanın bildirilmesi kaydıyla 14.02.2005 – 06.12.2007 tarihleri arasında davalı şirkette kasa alım satım elamanı olarak çalıştığını, ancak işyerinden ayrıldıktan sonra çalışma kaydının SGK’ya bildirilmediğinin öğrendiğini, ayrıca 10.11.2006-30.04.2007 ...’a ait işyerinde 170 gün çalışmasının iptal edildiğini, müvekkilinin ...’a ait işyerinde çalışmadığını bildirdiğini, diğer davalı yanındaki çalışmasının ise eksik bildirildiğini belirterek davasının kabulü ile davacının 10.11.2006-30.04.2007 tarihleri arasında ...’a ait işyerinde 170 günlük çalışmasının .... Ltd. Şti.’nde olduğunun tespitine, ayrıca .... Ltd. Şti.’nde 04.02.2005-06.12.2007 tarihleri arasında bu şirkette kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, mahkemenin 08.02.2022 tarihinde davacı tarafa .... Ltd. Şti.’nin ihyasını sağlamak için kesin süre verildiği belirlenmiştir.
Davacının ihyasını istediği .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’nin 09.09.1998 tarihinde Merkez-... sicil numarası ile kurulduğu, sermayesinin 5.000,00-TL olduğu ve 6103 sayılı Kanun m. 20/1 uyarınca sermayesinin zorunlu miktara yükseltilmemesi nedeniyle 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi uyarınca "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin" m. 5/1-a fıkrası uyarınca 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresinde ihtarda bulunulduğu, aynı zamanda 15.04.2014 tarihinde 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, bu ihtara da yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği ve 18.08.2014 tarihinde 8653 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı belirlenmiştir.
Davacı tarafça şirketin sicilden terkin olunduğu tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde ihya davası açılmadığı açık ise de esasen davacının ihyası istenen şirketteki sigortalılık süresinin tespiti için hukuki yararı doğduğu, açıktır. Bu halde Anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkını ihlal edilmemesi için, mahkemeye müracaat ederek şirketin ihyasını isteyebileceği, İzmir ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarıyla açılan davanın ve davacının şirketin ihyasında hukuki yararının bulunduğu ve bu nedenle dava dışı .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti ’nin ihyasına karar vermek gerekmiştir. TTK m.547/2 ye göre ihyasına karar verilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasının ve bu durumun tescille ilan edilmesinin gerektiği, aynı zamanda bu tasfiye sona erdiğinde TTK m. 545 e göre şirketin yeniden sicilden silinmesine, durumun tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Davacının tespit davası nedeniyle şirketin ihyası için dava açtığı, şirketin ihyasını istediği, şirket hakkında İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan davada davacının şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu ve ayrıca bu konuda İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da davacıya ihya davası açması için süre verildiği belirlendiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. TTK m. 547/2’ye göre ihyasına karar verilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasının ve bu durumun tescille ilan edilmesinin gerektiği, aynı zamanda bu tasfiye sona erdiğinde TTK m. 545’e göre şirketin yeniden sicilden silinmesine, durumun tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
İhyası istenen şirkete TTK md.547/2 uyarınca tasfiye memuru atanması için davacı vekiline tasfiye memuru olarak atanabilecek kişi ismi bildirilmesi hususunda beyanda bulunması için süre verilmiş ise de; davacı vekilinin duruşmada alınan beyanına göre tasfiye memuru olarak atanması için bir isim bildiremedikleri ve tasfiye memuru için bir ücret yatırma durumunun davacı yönünden mümkün olmadığı şeklinde beyanda bulunduğu, dava konusu şirketin gerek davada temsili gerekse görülmekte olan dava sonrası şirketin sicil kaydı ile ilgili işlemlerin yapılmasının gerekli olduğu belirlenerek uyuşmazlığın görülmesi ve incelenmesi için şirketin ihyası gerektiği ve mahkemece resen bir tasfiye memuru atanmasını gerektirir hukuki bir sebep tespit edilemediği, atanmasına karar verilecek tasfiye memurunun harcadığı emek ve mesai için bir ücret takdiri gerektiğinden ve bu gerekliliğin şirketin ihyasını isteyen tarafından yerine getirilmesi zorunluluğu bulunduğundan şirketin ihyası isteminin, gerek tasfiye memuru olarak atanması istenen kişi kimlik bilgisinin verilmemesi gerekse ücretin karşılanmayacağının bildirilmesi nedeniyle istemin oy çokluğuyla reddine karar verilmiştir.
Muhalefet oyunda ise şirketin ihyası için kanun koyucunun ön görmüş olduğu TTK geçici m. 7/15-son cümlesinde yer alan 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesine ilişkin muhalefet verildiği belirlenmiştir.
Mahkememizce verilen bu karar davacı tarafça istinaf edilerek İzmir BAM .... HD’nin ... Esas - ... Karar sayılı 01.06.2023 tarihli kaldırma kararıyla “Dava; 6102 sayılı TTK' nın Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilden resen terkin edilen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece; davacı tarafın tasfiye memurunun ismini bildirmediği ve tasfiye memuru ücretini yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davacının ihyasını istediği .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’nin 09.09.1998 tarihinde Merkez-... sicil numarası ile kurulduğu, sermayesinin 5.000,00-TL olduğu ve 6103 sayılı Kanun m. 20/1 uyarınca sermayesinin zorunlu miktara yükseltilmemesi nedeniyle 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi uyarınca "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin" m. 5/1-a fıkrası uyarınca 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresinde ihtarda bulunulduğu, aynı zamanda 15.04.2014 tarihinde 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, bu ihtara da yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği ve 18.08.2014 tarihinde 8653 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı belirlenmiştir. Davacının tespit davası nedeniyle şirketin ihyası için dava açtığı, şirketin ihyasını istediği, şirket hakkında İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan hizmet tespiti davasında davacının şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu açıktır.
1.Öncelikle davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının tespiti gerekmektedir. Dava konusu şirketin 12/08/2014 tarihinde resen sicilden terkin edildiği, davanın 10/03/2022 tarihinde açıldığı ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/4. maddesi, “Ticaret sicili müdürlüklerince; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” hükmünü içermektedir.
Her ne kadar şirketin ticaret sicili kayıtları 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi gereği silinmiş ve dava 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış ise de, Geçici 7. maddenin 11. fıkrası gereği şirketin ticaret sicilinden re’sen kaydının silinmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün evvela Geçici 7. maddenin 4/a ve 4/b fıkralarında gösterilen hususları yerine getirmesi gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece terkinden önce tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı ve terkin işleminin usulüne uygun olup olmadığının denetlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece davalıdan tebliğ belgeleri istenerek tebliğ ve ihtarların geçici 7. maddenin 4/a ve 4/b fıkralarında gösterilen usule uygun yapılıp yapılmadığı incelenmelidir. Yapılacak inceleme sonucunda tebliğ ve ihtarların usulüne uygun olduğunun tespiti halinde davanın 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmeli; ancak tebliğ işlemlerinin eksik veya hatalı olduğunun tespiti halinde ise, 5 yıllık hak düşürücü sürenin usulüne uygun bir terkin işleminden itibaren başlaması gerektiği, usulüne uygun bir terkin yapılmamış olacağından hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı kabul edilerek esasa girilmesi gerekir. (Aynı yönde bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/11/2022 tarihli ve 2022/6723 esas - 2022/8422 karar sayılı ve 05/04/2022 tarihli ve 2021/6037 esas - 2022/2812 karar sayılı ilamları).
2.Kabule göre ise; tasfiye memuru bildirmesi ve bulması yükümlülüğü davacıya yüklenemez. Mahkeme, ticaret sicil müdürlüğünden şirketin en son temsilcilerini ve ortaklarını sormak suretiyle, en son temsilcilerinden birisini ve resen uygun gördüğü başka bir kişiyi de tasfiye memuru olarak atayabilir. Ayrıca, mahkemece şirketin en son temsilcilerinin tasfiye memuru olarak atanması halinde, herhangi bir ücret takdirine de gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla, mahkemenin davayı bu gerekçelerle reddetmesi de doğru olmamıştır.” gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememizin 2023/527 Esas sırasına kayıtlanmıştır.
İzmir BAM ... HD’nin kaldırma kararı gereğince gerekli araştırmalar yapılmış ve hak düşürücü süre yönünden yapılan incelemede Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 10.07.2023 ve 13.07.2023 tarihli cevabi yazılarda davalı şirkete ve yetkilisine çıkarılan ihtarlar incelenmiş ve TTK geçici m. 7/4-a-b fıkralarına göre usulüne uygun tebligatın yapıldığı ve madde gereğince Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edildiği, ilanın tarihinden itibaren 30. gün akşamı itibariyle tebligatın yapılmış sayıldığı, ayrıca şirket adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde de 4-a bendi gereği tebligatın yapılmış sayıldığı, şirketin sicile kayıtlı adrese tebligatın çıkarıldığı belirlenmiştir.
Ancak, İzmir BAM ... HD’nin kaldırma kararından sonra TTK geçici m. 7/15 fıkrası son cümle hükmüne göre şirket veya kooperatif alacaklılarının ve menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı sebeplerini bildirmek koşulu ile başvuruda bulunabileceği yer almış iken Anayasa Mahkemesinin 2023/33 Esas – 2023/117 K sayılı 15.09.2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan kararında “…Silinme Tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde…” ibaresinin iptali ve derhal yürürlüğe girmesiyle 5 yıllık hak düşürücü süre iptal edilmiş olduğundan artık TTK geçici madde 7’nin son cümlesinin “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak - silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde - mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmüne göre yeni bir düzenleme de yapılmadığından ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerekmiştir. Buna göre; (Anayasa m. 153/3f “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.”) hükmünde yer aldığı üzere kanun koyucunun ön görmüş olduğu 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacak olup, davanın süresinde açıldığı kabul edilecektir.
Kabule göre de davacının davasının reddinde gerekçe teşkil eden tasfiye memuru bildirilmesi ve bunun için gerekli masrafları yatırmaması nedeniyle davası ret edilmiş ise de, yapılan yarılamada İzmir BAM ... HD’nin kararında yer aldığı üzere şirketin son temsilcisi ... ile ortaklar ... ve ...’tan şirket temsilcisi olan ...’un tasfiye memuru olarak atanması gerektiği belirlendiğinden tasfiye memurlarına 04.10.2023 tarihli 1 nolu ara kararla İzmir BAM ... HD’nin kaldırma kararına göre ihya davasına karşı cevap vermeleri, aksi halde kaldırma kararı gereğince tasfiye memurlarının atanacağı ihtar edilmiş ve beyanlar bulunmaları için süre verilmiştir. İhyaya konu olan şirket yöneticisi / temsilcisi ... 24.10.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; davacıyı tanımadığını, dava konusu durum ve olayla ilgili bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
İhyaya konu olan şirketin ortakları ... , ... ile davayla ilgisi olmayan ... ve ... vekilinin 27.10.2023 tarihli İLGİSİZ beyan dilekçesiyle; ... ve ...'ın, TUNUS ülkesinde yaşadıklarını ve kısıtlı dönemlerde Türkiye'ye geldiklerini, ...'ın ise ev hanımı olarak yatalak kayınvalidesine ve çocuğuna baktığını, ...'ın ise Bursa ilinde çalıştığını belirterek müvekkillerinin tasfiye memuru olarak atanmayı kabul etmediklerini, İzmir ... ATM'nin ... D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile takibe konulduğunu belirterek talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10.11.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; cevap dilekçesindeki hususları kabul etmediklerini, ..., ..., ... ve ...’ın sorumluluktan kaçmak ve müvekkili zarara uğratmak amacıyla itiraz ettiklerini, ihya davası açmakta hukuki yararlarının mevcut olduğunu, şirketin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru olarak yetkili/ ortakların atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhyası istenen şirketin sicil kayıtları incelendiğinde; .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin 09.09.2018 tarihinde Merkez-... numarası ile tescil edildiği, sermayesinin 5.000 TL olduğu ve 6103 sayılı Kanun m. 201/ uyarınca sermayesinin zorunlu miktara yükseltilmemesi nedeniyle 6102 sayılı TTK m. geçici m. 7 uyarınca unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiği belirlenmiştir.
Davacının tespit davası nedeniyle şirketin ihyası için dava açtığı, şirketin ihyasının istediği, şirket hakkında İzmir ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan davada davacının şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu ve bu nedenle .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti. Merkez-... sicil numaralı şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir. TTK m. 547/2’ye göre ihyasına karar verilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasının ve bu durumun tescille ilan edilmesinin gerektiği, aynı zamanda bu tasfiye sona erdiğinde TTK m. 545’e göre şirketin yeniden sicilden silinmesine, durumun tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Davacının davalı şirkette çalıştığına dair mevcut kayıt ve belgelere göre, bu şirketteki çalışma süresinin tespiti ile birlikte lehine doğan işçilik haklarının tahsili için dava konusu şirketin ihyasının gerekli olduğu ve ihya şartlarının oluştuğu, ayrıca bu konuda İzmir ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında da davacıya ihya davası açması için süre verildiği belirlendiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre davacının davasının kabulü ile söz konusu Merkez-... sicil numaralı .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı İzmir Ticaret Sicil Memurluğu yasal hasım olduğundan yargılama gideri, vekâlet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının KABULÜ ile; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-... sıra numarasına kayıtlı .... Motorlu Araçlar Turistik ve Eğlence İşletmeleri Tur. Tic. Ltd. Şti’nin İHYASINA, 6102 sayılı TTK m. 547/2 doğrultusunda davacının açmış olduğu İzmir ... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasından dava ve bu uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere ek tasfiye için Ticaret Sicil kaydına tesciline, Bu işlemin yerine getirilebilmesi için tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memuru olarak (... TC Kimlik numaralı, ... ve ... oğlu, 1957 doğumlu, ... adresinde ikamet eden ) ...’un atanmasına, Kararın bir örneğinin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, Tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra TTK m. 545’e göre şirketin sicilden silinmesine, bu konuda Ticaret Sicil Müdürlüğüne tasfiye memurunun başvuru yapmasına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı İzmir Ticaret Sicil Memurluğu yasal hasım olduğundan yargılama gideri, vekâlet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamasına, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/11/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)