12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/21923 E. , 2013/28022 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm :Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, ölümle olay arasında illiyet bağı olduğuna, sanığın mahkumiyeti gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 05.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ: Dairemizin 11.10.2012 tarih ve 2012/13617 esas ve 2012/21487 karar sayılı ilamında belirttiğim gibi sanığın taksirli hareketi ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğundan, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki:
1.Öncelikle nedensellik bağına baktığımızda bu bağın mevcut olduğunu görmekteyiz. Doktrinde de belirtildiği gibi “Nedensellik bağı ve bunun tespiti hukuki bir konu ve kavram değil, mantık ve insan yaşamına ait, deneylere dayanan ve kazanılan bir kavramdır. Hareket ile netice arasında doğa kanunlarına göre açıklanacak ve hayat tecrübelerimize göre belirleyeceğimiz bir husustur.” Ölüm olayı kovalamaca sonrası meydana gelmiş olup hareketle netice arasında uygun illiyet bağı vardır.
2.Bilirkişi raporunda ve olay yeri krokisinden de anlaşıldığı gibi ölenin ve sanığın bulunduğu yer etrafı demir parmaklıklarla çevrilmiş, hilal şeklinde, tüm yönlerinden araçların seyir ettiği ağaçlık bir alan olduğu anlaşılıyor. Bu alanın içinde bulunan öleni kovalayan sanığın ölenin bariyerleri geçerek yola çıkmasına sebebiyet vermekle taksiri vardır. Olayda taksirin bütün unsurları gerçekleşmiştir. Ciddi bir soruşturma yapılmış olsaydı burada sanığın bilinçli taksirinin de bulunduğu söylenebilirdi. Kısaca açıkladığımız bu nedenlerden dolayı sanığın eylemi ile netice arasında uygun illiyet bağının bulunduğu ve taksir derecesinde kusuru bulunduğundan sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz.