2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/15954 E. , 2023/3434 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 264. maddesine göre, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi temyiz dilekçesi niteliğinde kabulü ile Mahkemece verilen 17.10.2022 tarihli Ek Kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2011 tarihli ve 2011/43391 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, olay günü polis ekiplerinin görevi sırasında kamyonete binerek kaçan şahıs yakalandığında, kamyonette logar kapakları bulunduğu ve çevrede yapılan araştırmada da farklı sokaklardaki logar kapaklarının olmadığının tespit edildiği olayda hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 143, 43, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli hükmün açıklanması kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan sonuç ceza olarak 1 yıl 2 ay hapis cezasını içeren mahkûmiyet hükmünün kurulduğu, anılan kararın sanık, müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/14470 Esas, 2021/17975 Karar sayılı kararı ile özetle; sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanmaması ve aynı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; kararı temyiz etme isteğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında hüküm kurulurken indirim nedenleri uygulanmadan üst sınır üzerinden cezaya hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü polis ekiplerinin görevi sırasında sokak üzerinde 71...plaka sayılı, Ford marka bir kamyonetin olduğu ve kamyonetin arkasında da yerde şahısların olduğunun görülmesi üzerine kontrol amaçlı yanına yaklaşıldığında şahısların kamyonete binerek kaçtıkları, kovalama neticesinde şahısların yakalandığı ve kamyonetin kasasında yapılan aramada üzerinde ASKİ ibaresi bulunan 7 adet logar kapağının olduğu yapılan araştırmada farklı sokaklar üzerinde bulunan 5 adet logar kapağının da yerinde olmadığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçu tevil yolla ikrar etmiştir. Kolluk görevlilerince düzenlenen 13.11.2011 tarihli Olay, Yakalama ve Üst Arama Tutanağı dosyada mevcuttur.
3.Yerel Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Katılan vekili her ne kadar sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde takdirî indirim sebeplerinin uygulanmaması ve alt sınırdan ceza tayin edilmemesini talep etmiş ise de, mahkemece suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak alt sınırdan ceza tayin edildiği ve sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak takdiri indirim uygulandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/1457 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.