17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1716 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2020
NUMARASI: 2019/520 Esas, 2020/79 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya sattığı mallar ve verdiği hizmet bedeli için dört adet fatura düzenlediğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, söz konusu faturalar nedeniyle davalının müvekkili şirkete 11.437,57 TL borcu bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nde takip başlattıklarını, davalının yetkiye itirazı üzerine yetki itirazını kabul ettiklerini ve dosyanın Küçükçekmece İcra Dairesi'ne gönderildiğini, davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nde yapılan takipte de borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının takip dayanağı olarak hiçbir belge sunmadığını, bu nedenle takibin İİK'nın 58. maddesine aykırı olduğunu, faturanın bir malın teslimini/hizmetin verildiğini tek başına ispat etmediğini, takip konusu faturaların davacı defterlerinde yer almasının, müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmediğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde durumun ortaya çıkacağını, davacının fatura konusu hizmeti vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerine kayıtlı olduğu, buna göre davacının davalıdan 11.437,57 TL alacaklı bulunduğu, davalı kayıtlarında faturalara ilişkin ödeme kaydı bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'si oranında 2.287,51 TL icra tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; fotokopi niteliğindeki belgelere dayanılarak hüküm kurulduğunu, faturaların takipten önce müvekkiline tebliğ edildiğine dair delil bulunmadığını, 6.221,9 TL bedelli fatura ile 1.380,60 TL bedelli faturalara ilişkin sevk irsaliyesinde teslim edenin imzasının olmadığı, teslim alan sıfatı ile sevk irsaliyesini alan kimsenin müvekkilinin yetkilisi ya da çalışanı olup olmadığının da değerlendirilmediğini, 3.127,00 TL bedelli faturaya ilişkin sevk irsaliyesi sunulmadığını, buna göre davacının fatura konusu malları müvekkiline teslim ettiğini ispatlayamadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının 11.437,57 TL cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının itirazın iptali ve takibin devamı talebi ile bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerine işlendiği ve davalının faturalara ilişkin ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalının takibe itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; takip konusu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; her iki tarafın 2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 11.437,57 TL alacağı bulunduğu, davalının defterlerine kaydettiği takip konusu faturalara ilişkin, kayıtlarında herhangi bir ödemenin mevcut olmadığı belirtilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı) Tarafların ticari defterleri ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalının takip konusu faturalara süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek defterlerine kaydettiği anlaşıldığından, davalının fatura konusu mal ve hizmeti aldığının kabulü gerekir. Davalı bu faturalar nedeniyle borcu olmadığını yazılı veya kesin delillerle de ispatlayamamıştır. O halde davalının takibe itirazı haksız olup, mahkemece davalının takibe itirazının iptal edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.