Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/11
Karar No
K. 2023/931
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/11 Esas
KARAR NO: 2023/931
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/02/2016
KARAR TARİHİ: 18/12/2023

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE TALEP :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 14.05.2010 tarihinden geçerli olmak üzere belirsiz süreli bir acentelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 4.ncü maddesinde acentenin yükümlülüklerinin neler olduğunun açıkça yazılı olduğunu, müvekkilinin sözleşme edimlerini gereği gibi yerine getirdiğini, davalı şirketin genel müdürlüğüne bağlı ...nün 23.03.2015 tarih ve 2015/... referans sayılı yazısı ile sözleşmenin yazının alınmasını takip eden 3 ay sonra feshedileceğinin bildirildiğini, daha sonra ise poliçelerin düzenlendiği işlem ekranının kapatıldığını, müvekkilinin ... Noterliğinden 12.08.2015 tarihinde ... yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek feshin haksız olduğunu, acentelik sözleşmesinin devamının sağlanması konusunda ihtarda bulunduğunu, talebinin davalı tarafından kabul görmeyerek acenteliğin İptal edildiğini, sözleşmenin feshinin 6102 Sayılı Yasanın 102 ve 121.nci maddelerine göre haksız olduğunu, fesih için haklı bir neden gösterilmesi gerektiğini, fesihte herhangi bir neden gösterilmediğini, müvekkilinin 2014 Ocak ayından 2015 Aralık ayına kadarki yaptığı üretimlere ait primlerin ödenmediğini, davalıya bırakılan müşteri portföyünden ötürü müvekkiline portföy tazminatının ödenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak uğradığı zararlara istinaden şimdilik 5.000.00 TL ile TTK'nın 122 nci maddesine istinaden portföy tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.

Davacı vekilinin 17/07/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında portföy tazminatı yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava değerinin 50.000,00-TL olarak belirlenmesini talep etmiştir.

SAVUNMA VE KARŞI TALEP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile 14.05.2010 tarihinden geçerli olmak üzere belirsiz süreli bir acentelik sözleşmesinin akdedildiğini, davacının verimlilik kriterini yerine getirememesinden ötürü 23.03.2015 tarihinde TTK m. 121/1 maddesi gereğince üç ay sonra hüküm doğurmak üzere sözleşmenin fesih edildiğini, verilen üç aylık süreye uyulmadığı konusunun gerçek dışı olduğunu, davacının portföy tazminatı talebinin de temelsiz olduğunu, davacı tarafından düzenlenen poliçelere ait primlerin tamamının davacıya ödendiğini, davacının düzenlediği poliçelerden ötürü müvekkilinin bu müşterilere herhangi bir poliçe düzenlemediğini, bundan ötürü davacının herhangi bir portföy tazminatı talebinin olamayacağını, davacının sigorta acenteliğinin verimsizlik nedeni ile fesih edildiğini, komisyonlarının ödendiğini, davacının herhangi bir talep hakkının bulunmadığını, davanın haksız açıldığını reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan acentalık sözleşmesinin davalı ... şirketi tarafından haksız olarak feshi ve sebebiyle 5.000,00 TL zararın tazmini ile TTK 122. Madde gereği denkleştirme tazminatının tazmini noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizden verilen 13/05/2019 tarih ve 2016/... Esas 2019/... sayılı kararı ... BAM ... Hukuk Dairesi'nin 04/10/2022 tarih ve 2020/... Esas 2022/... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.

İlamda; " dava değerinin açıklanması ve harçlandırılmasına ilişkin açıklamalar saklı kalmak kaydıyla, mahkemece sigortacılık alanında uzman bir bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetinden, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları ile rapora yönelik itirazlar üzerinde durulup, portföy tazminatı isteminin buna göre değerlendirilmesi suretiyle rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" karar verilmiştir.

Dosyanın sigortacı bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı dikkate alınarak davacının a- ücret b- komisyon c- prim alacağı d-denkleştirme tazminatları hakkında gerekçeli denetime elverişli rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.

Mahkememiz dosyasına 29/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle; " 1- ACENTELİ SÖZLEŞME FESİH

Davalı (...) Sigorta Şirketi (önceki unvan) ... Sigorta A.Ş. ile Davacı ... ... Ltd. Şti. aralarında 4.05.2010 düzenlenme tarihli ve 23 maddeden ibaret Acentelik Sözleşmesi akdedilmiş olup; sözleşmenin düzenlenme tarihinden ( 6102 say. TIK henüz — sigortaya ilişkin düzenlemenin bulunmamasından ) kaynaklı olduğu düşünülmekle kapsamlı olmadığı görülen acentelik sözleşmenin dava konumuz ile ilgi olabilecek tek hükmü; Mad. 19 : “ Sözleşmenin ACENTE veya şirket tarafından feshi halinde, ACENTE portföy mülkiyeti veya başka bir tazminat talebinde bulunamaz.”

Hükmüne yer verilmiş olup, davalı ... şirketi davacı acentesine gönderdiği 23.03.2015 tarihli yazısında “...TTK 121/1 maddesi gereğince 14.05.2010 tarihinde imzalanmış bulunan belirsiz süreli acentelik sözleşmeniz yazımızın tebliğinden itibaren 3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere fesh edilmiştir...” denilmiş ve yine 10.08.2015 tarihli İhtarnamesinde ise; “ ...tarafınıza verilen yetki ve vekillikten azledildiğini temsil yetkisi kalmadığını....” denilmekle de davacıya acentelik fesih bildirimleri yapılmıştır.

2.DAVACININ ACENTELİĞİNİN FESH

Taraflar arasında uyuşmazlık konusu; “ davacının acenteliği feshinin haksız olup olmadığı ve feshin sonucu portföy tazminatı komisyon alacağı bulunup bulunmadığı ” noktasında toplanmakta olup, davalı sigortacı davacının acenteliği feshinde/beyanında “Verimsizlik Prim Hasar Dengesizliği” gerekçe gösterilmiş ise de; bu gerekçe feshin haklı nedeni değildir. Zira sigorta şirketinin faaliyeti ve dolayısıyla vekili sıfatında acentelerin işleri sigorta ( akdi ) poliçe üretimine dayalı olup, teminat dönemi içinde öngörülemeyen rizikoların sigorta himayesine alınmış olması, diğer anlatımla; acente portföyünün prim/hasar dengesinin bilinmezliğidir ve bu dengesizlikte her ne kadar rizikoların bir kısmı Reasürans yoluyla plase ediliyor, yani risk/zarar dağıtılıyor ve/veya Konservasyon olarak risk şirket bünyesinde saklanıyor ise de; gerçekten sigorta şirketi için bu durumun sürekli üyük adetler kuralına uygunsuzluğunun bir sonucu olarak, acentenin portföyünü büyütülememesi ( performans ) sonucu sigorta şirketine yazılan zararlar, bu durum ticari anlamda bir “ çekilmezlik hali “ de olabilir. Ancak, davacı yerinde incelemede sistem kayıtlarında acente üretim/partajında görülen; acente portföyünün verimsizliğinin ağırlıklı olarak Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası prim/hasar dengesizliğinden kaynaklandığı ve bu zorunlu sigorta(lar)da acentenin müşteri seçim insiyatifi bulunmadığı gibi, risk seleksiyonun yapılması da yasal olarak mümkün olmadığı bilinmektedir ve ayrıca portföyün diğer sigorta branşı ihtisali ile çeşitlendirilerek dengelenmesi için acentenin de dönemsel yazılı uyarılması gerekir ve kaldı ki; davalı beyanı aksine, acenteye oransal olarak bir hedef de belirlenmemiştir.

3.DENKLEŞTİRME VE PORTFÖY TAZMİNATI KURALLARI

Öncelikle, Acentelik Sözleşmesi düzenlenme tarihi 4.05.2010 ve 6102 say. TTK yürürlük tarihi de 01.07.2012 olmasına göre, her ne kadar uyuşmazlıkta 6762 say. TTK hükümleri uygulama alanı bulmakta ise de; acentelik feshi tazminle ilgili hüküm yokluğundan, olayımızda 14.06.2007 yürürlük tarihli 5684 say. Sigortacılık Kanunu ilgili hükümleri esas olmak üzere; diğer bir yol gösterici 6102 say. TTK m. 112/4. Hükmünde “Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez.” düzenlemesine yer verilmiş olup, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin m. 19 hükmün, 5684 say. SK ilgili hükümlerine denkleştirme tazminatına ilişkin düzenlemelere uygun düşmediği görülmektedir. Dava konumuz ile ilgili olabilecek kurallara/ilkelere bakıldığında;

3.1- ACENTE BAKİYE KOMİSYON ALACAĞINA İLİŞKİN : 5684 sav. Sigortacılk Kanunu 23. mad.

15.fik. Hükmünde; “ Sigorta acentesi, acentelik sözleşmesinin sona ermesi halinde, sigorta ettirenlerle yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgil #şme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği komisyona hak kazanır.” 6102 say. TTK'nu 122/1.b mad. Hükmünde; “ Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilere yapılmış veya kısa süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyor.

Düzenlemelerine yer verilmiş olup, sigorta tekniği yönünden tanıtılan hükümlerden anlaşılması gereken “ fesih sırasında veya sonrasında tekliflerin poliçeye dönüşmesi ve/lveya mevcut işlerden doğan istihsal zeyilnameleri (mahrum kalınan) komisyon geliri “ olup olmadığıdır ki; davacının davalıdan teklif / tekliften poliçeye dönüşmemiş komisyon alacağına rastlanmamıştır.

3.2- PORTFÖY ( DENKLEŞTİRME ) TAZMİNATINA İLİŞKİN : 5684 say. Sigortacılık Kanunu 23. mad.

16.fık. Hükmünde; “ Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin Jeshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer. “ 6102 say. TTK'nu 122/1.a mad, Hükmünde; “ Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa; 6102 say. TTK'nu 122/1.c mad. Hükmünde;“ Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. “ Şeklinde düzenlemelere yer verilmiş olup bu kurallar ışığında dava konumuz “ acenteliğin haksız fesih nedeninden münhasıran portföy tazminatı talebi “ ile ilgili olarak; davalı yerinde, sistemde üretim (sigorta poliçeleri/hasar) kayıtları yerinde yapılan çalışmada ulaşılan sonuçlar bakımından;

4.HAKSIZ FESHİN GEREKÇESİ / PORTFÖY TAZMİNAT TALEBİ / İCMAL :

Davalı davaya beyanında, davacının acenteliği feshine ” hasar prim oranının...negatif olarak değerlendirilmesi...belirlenen üretim yetersizliği ” gerekçe gösterilmiştir ve gerçekten de; yetersizliği ve/veya prim hasar dengesizliği ” acentenin feshine haklı gerekçe oluşturabilir, dava konumuzda acentenin de portföyün dengeli / verimli olduğu söylenemez ( nitekim; üretilen 6.238 poliçenin 4.423'ü ZMSS/Trafik poliçesi olduğu göz önüne alındığında, fortföyün geliştirilemediği çeşitlendirilemediği ve dolayısıyla prim/hasar dengesinin bozulduğu anlaşılmakta ) ancak bunların belirlenmesine esas kural; istihsal ve prim/hasar oransal hedefler sözleşmede belirtilmelidir ve ayrıca değinilmelidir ki; acentenin haksız feshi sonucu (tazmin gerekliliğinde), müşterileri ile ilişkileri üzerinde yaratacağı olumsuzluk Ve tanırır bilinirliğe (repüstasyon) etkisi de yadsınamaz. Ayrıca, ZMSS/Trafik ( vd zorunlu ) sigorta hasarları da acentenin prim hasar dengesine esas alınamaz ve nihayetinde; sözleşme belirtilmeyen nedenlere dayalı yapılan acente feshi haksız fesihtir dolayısıyla haksız fesih nedeninden davacının portföy tazminat talebine bakıldığında;

5.1- PORTFÖY (DENKLEŞTİRME) TAZMİNATI HESAPLAMA YÖNTEMİNE İLİŞKİN : 6102 say. TTK'nu 122/2. mad. Hükmünde; “ Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz, Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. “ Şeklinde düzenlemelere yer verilmiş olup bu kurallar ışığında tazminat üst sınırı Olup, tekrararen belirtilmedir ki; davacının davalıdan 5684 say. SK 23/15. ve TTK 122/1.b hükmünde (fpoliçeye dönüşmemiş teklif ...) komisyon alacağına yerinde çalışmada rastlanmamıştır. Portföy (denkleştirme) tazminatı ile ilgili olarak, 5684 say. SK 23/16. ve TTK 122/1.c hükmünde(uygun) tazminata ulaşılmasında ise; hesaplamada 3 parametre esas alınmalıdır. Bunlar;

1.ACENTE PORTFÖY KAYBI TENZİLİ,

2.ACENTE İŞLETME GİDERLERİ TENZİLİ,

3.ACENTE PEŞİN DEĞER TENZİLİ. Şeklinde hesaplama gerekmekte olup, tanıtılan parametrelere göre;

2.Parametre / ACETNE İŞLETME GİDERLERİ TENZİLİ ;

19.774,00TL - %20 maktuen (büro+personel vd. Genel) gider tenzili = 15.819,00TL

3.Parametre / ACENTE PEŞİN DEĞER TAZMİN TENZİLİ :

15.819,00TL -%10 maktuen (komisyon) peşin tenzili 14.237,00TL / Portföy Tazminatı davalı ... şirketinin davacı acentesini feshin gerekçesi (2) haksız bir fesih olduğu, haksız fesih nedeninden; davalının davacıya uygun bir tazminat ödemesi gerekeceği, davacının portföyünden davalının elde edebileceği menfaat 19.774,00 TL hesaplandığı, davacı acenteye portföy tazminatı olarak 14.237 TL ödenmesi gerektiği tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak; davanın kısmen kabulüne, 14.237,00TL denkleştirme (portföy) tazminatı bedelinin dava tarihi olan 05/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın KISMEN KABULÜNE, 14.237,00 TL denkleştirme (portföy) tazminatı bedelinin dava tarihi olan 05/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2.Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3.Alınması gerekli 972,53 TL karar ve ilam harcından peşin alınan (85,39 TL + 179,90 TL ) toplam 265,29 ‬TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 707,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 14.237,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5.Davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6.Davacı tarafından yapılan (33,5‬0 TL ilk masrafı+ 341,5‬0 TL posta masrafı+ 4.800,00 TL bilirkişi ücreti =)5.175‬,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( %28,47 kabul ) nazaran 1.473,32 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı tarafça yatırılan (85,39 TL + 179,90 TL ) toplam 265,29 ‬TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog