7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2013/21483 E. , 2014/6950 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 7 - 2013/284525
MAHKEMESİ : Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/02/2011
NUMARASI : 2010/629 (E) ve 2011/135 (K)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Sanık K.. İ..’nin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede,
Sanık Kemal'in, ehliyeti olmayan diğer sanık İsa’nın talebi üzerine, ona ait araçla, Van’a götürdüğünü araçta şoför olarak bulunduğunu benzin deposundaki sigaralardan haberinin olmadığı şeklindeki aşamalarda değişmeyen savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Sanık İ.. C..’ın temyiz talebi yönünden yapılan incelemede,
Mahkemece, suçta kullanılan aracın “taşınan sigaraların miktar ve hacim olarak aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmaması nedeniyle” müsaderesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, yakıt deposunun büyütülmesi ve içine yakıt dışında başka bir eşya (sigara) konulması nedeniyle, 5607 sayılı Yasanın 13/1-a maddesindeki özel olarak hazırlanmış gizli tertibat olarak kabulü gerektiğinden, nakil aracının müsadere edilmesinin 5237 sayılı TCK.nun 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve bu nedenle de hakkaniyete uygun olup olmayacağı hususları da tartışılarak sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 31.03.2014 günü 2 no’lu bozma için üye M. Ö.'ün karşı oyu ve oyçokluğuyla, 1 no’lu bozma için oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY
Sanıklar tarafından kaçak sigara naklinde kullanılan aracın, “sigaraların aracın ağırlıklı yükünü teşkil etmediği" gerekçesiyle müsaderesine yer olmadığına karar verilmesine karşın, daire, yakıt deposunun büyütülmesi ve içine yakıt dışında başka bir eşya (sigara) konulması nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 13/1-a maddesindeki özel olarak hazırlanmış gizli tertibat olarak kabulü gerektiğinden, nakil aracının müsadere edilmesinin 5237 sayılı TCK.nun 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve bu nedenle de hakkaniyete uygun olup olmayacağı hususları da tartışılarak sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerektiği hususunu bozma nedeni yapmıştır. Yerel mahkeme hükmü, sadece sanıklar tarafından temyiz edilmiştir. Aleyhlerinde temyiz yoktur. CMUK'nun 326. maddesi son fıkrası aleyhe temyiz olmadığı takdirde, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle verilen cezadan ağır olamaz hükmünü amirdir.
Mahkemece iadesine karar verilen eşya bizatihi yasak nitelikte yasalar gereği zoralımı zorunlu bir eşya olmayıp, kaçak eşya naklinde kullanılan taşıma aracıdır. Aracın kendisi kaçak olmayıp, yasa dışı yollardan elde edildiğine dair de hiçbir belge yoktur. Bu nitelikteki bir aracın zoralımı, sanığın mülkiyet hakkını sonlandıran ceza niteliğini taşıyan bir karardır. Zoralımın, ceza yasasında güvenlik tedbirleri bölümünde düzenlenmesi her koşulda güvenlik tedbiri olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Olayımızda olduğu gibi zoralım kararı, sanık yönünden ceza gibi sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle de hukuki niteliği güvenlik tedbiri olarak yorumlanmaz. Sanık hakkının ihlali anlamına gelir. Aleyhe bozma yasağının bir amacı da, sanıkların temyiz yasa yoluna başvurmaktan korkmamasını sağlamak, hak arama özgürlüğünün önünü açmaktır. Anayasamıza göre T.C. hukuk devletidir. Hukuk devleti, devlet organlarının tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun davranan devlet olarak ta tanımlanmaktadır. CMUK'nun 326. maddesi son fıkrasının dar yoruma tabi tutularak, aleyhe değiştirmeme ilkesinin mutlak surette ve sadece verilen ceza miktarı ile sınırlı tutularak, sanık aleyhine sonuçlara yol açmak ceza ve usul yasalarının temel esprisine aykırı olup, hukuk devleti ilkesini de zedeler niteliktedir. Suçta kullanılan nakil vasıtasının aleyhe temyiz olmadığı halde bozulması, sanıklar yönünden bozmaya uyulduğu taktirde önceki hükümden çok daha ağır hukuksal sonuçları doğuracağı açıktır. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı 2 numaralı bozma kararına katılmıyorum.