Esas No
E. 2021/8501
Karar No
K. 2023/2311
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/8501 E.  ,  2023/2311 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/146 Esas, 2018/257 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık ...'nün atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.11.2018 tarihli ve 2018/117 Esas, 2018/126 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.06.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ...'nün temyiz talepleri özetle; Savunma hakkının kısıtlandığına kendisine avukat ataması yapılmadığına, Tanıkların talimat yoluyla dinlenmesi suretiyle eşit yargılanma hakkınını engellendiğine, Hükme esas tutulan hiç bir delilin hukuka uygun olmadığına, sair temyiz taleplerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, Sanığın Bankasyadaki hesabına para yatırması eylemi nedeniyle örgüte yardım suçunun sübuta erdiğinin kabulüyle cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...

yönünden,

Polis memuru olarak çalışmaktayken meslekten ihraç edilen sanık hakkında beyanlarda bulunan 4 tanığın anlatımlarının özetle, sanığın tanığı 2008 yılında sohbete çağırdığı ve sohbeti düzenleyen kişi olduğu, 2006-2010 arasında birlikte sohbetlere katıldıkları ve himmet verdikleri, 2013 Mayıs ayına kadar birlikte aynı sohbet grubunda bulundukları şeklinde birbirini doğrulaması, etkin pişmanlıktan faydalanan tanık(mahrem imam) beyanının ise polis memurları grubuna sohbet verdiği ve sanığın 2014 Ekim ayına kadar sohbetlere geldiği ve himmet verdiği şeklinde olması, sanığın veri inceleme raporunda -SAY- koduyla belirlenmiş olması, aynı kodlamanın -Güncel Lise- belgesinde de aynen tekrarlanmış olması, sanığın soruşturmada beyanında sohbet veren mahkrem imamı teşhis ederek etkin pişmanlıktan faydalanma iradesini açığa vurmuşken kovuşturma aşamasında bu beyanından dönmüş olması ve önceki ifadesini reddetmesi hususları birarada değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütü üye olma suçundan suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep bulunmadığından alt sınırdan cezalandırılmış, Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi gereği cezası yarı oranında artırılmış, geleceği üzerindeki olası etkileri lehine değerlendirilerek TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık ... yönünden;

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde hakkında herhangi bir delil bulunmayan, hakkında 2008-2013 yılları arasında polis eşlerine verilen sohbetlere katıldıkları yönünde tanık beyanı bulunan, örgütle irtibatlı Bankasyaya talimat döneminden 1 ay sonra 2014 Şubat ayı içerisinde 750 Euro tutarlı katılım hesabı açarak Ekim ayında ana para ve katılım payını da çekerek hesabını kapatan bu haliyle de işlemi rutin kabul edilmesi gereken, mevcut hesabına talimat tarihi ile uyumsuz zamanda para yatırdığı ve hükümetin çağrısını duyduktan sonra hesabını kapattığı şeklindeki savunmasının aksine delil bulunmayan sanığa silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın konum ve kişisel özellikleri de gözetilerek üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden ve isnat edilen suç sübut bulmadığından 5237 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;

1.Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ...'ye yüklenen suçun, 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen ve 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü maddesinde tadat olunan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle aynı Kanunun 5 inci maddesinin zorunlu olarak uygulanmasını gerektiren silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunda cezanın alt sınırının beş yıldan fazla (7 yıl 6 ay hapis cezası) olduğu görülmektedir. Bu nedenle sanık hakkında, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan yapılan yargılama sırasında,

CMK'nın 150/3 üncü maddesi gereğince isteğine bağlı olmaksızın hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafii görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır.

Sanığın kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK 156. maddesi uyarınca da hakkında re’sen müdafii görevlendirilmediği, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılandığı dikkate alındığında, CMK’nın 101/7 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 150 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasanın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılama ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafii hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK 101/3., 150/3., 188/1., 197/1. ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

1.Sanık ... yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.11.2018 tarihli ve 2018/117 Esas, 2018/126 sayılı Kararında,

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE BERAATE İLİŞKİN HÜKMÜN ONANMASINA,

2.Sanık ... yönünden,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.11.2018 tarihli ve 2018/117 Esas, 2018/126 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak öncelikle bu sebepten, oy birliğiyle, BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog