Esas No
E. 2021/16719
Karar No
K. 2023/24030
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/16719 E.  ,  2023/24030 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/954 E., 2016/328 K.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteğinin; lehe hükümlerin uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, şikâyetçi kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde vekalet ücretine hükmedildiğine ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Seyyar satıcı olan sanığın, kendisini durdurmaya çalışan şikâyetçi zabıta memuruna yumruk atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı iddia ve kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış, Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesinin gösterilmemesi ve kendisini vekil ile temsil ettirmeyen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi dışında sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasından “1800 TL ücreti vekaletin sanıktan alınarak müdahile verilmesine” kısmının çıkartılmasına ve hükmün üçüncü fıkrasına "5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi" ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.