Esas No
E. 2023/2323
Karar No
K. 2023/2013
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2323

KARAR NO: 2023/2013

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/12/2018 (Asıl Dava) - 24/12/2020 (Karar)

NUMARASI : 2018/697 Esas - 2020/444 Karar

DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)
BİRLEŞEN 2018/699 ESAS SAYILI DOSYADA:
TARİHİ: 07/12/2018 (Birleşen Dava) - 24/12/2020 (Karar)
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)
BAM KARAR TARİHİ: 14/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/12/2023

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/697 Esas-2020/444 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: ASIL DAVA:

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 05.07.2018 tarihinde İzmir yönüne doğru seyir halinde iken yaralamalı-maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ...'a ait ... plakalı aracın ön sağ köşe kısımları ile müvekkilinin içinde yolcu olduğu ve eniştesi ... tarafından kullanılan ... plakalı kamyonete arkadan çarptığını, çarpmanın etkisi ile kamyonetin bisiklet ve yaya yolu üzerinden yoldan çıkarak ve yaklaşık 20 metre savrulup durabildiğini, kaza tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa göre sürücü ...'in kusurlu, ...'in ise kusursuz bulunduğunu, KTK m.84'te arkadan çarpmanın trafikte yapılabilecek asli kusurlu hareketler arasında sayıldığını, müvekkilinin kazadan sonra hastaneye kaldırıldığını, kırıkların yaşamsal tehlikeye yol açtığını, uzun bir tedavi süreci geçirip hala normal yaşantısına dönemediğini, davalı ... şirketinin de nezdinde kaza tarihinde geçerli olan ZMMS poliçesi nedeniyle sorumlu olduğunu, ihtarın davalı ... şirketine 17.10.2018 tarihinde yapıldığını, başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini, ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 31.10.2018' den itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini, adli yardım taleplerinin kabul edilmesini belirterek, fazlaya dair her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL tedavi bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.100,00-TL maddi tazminatın davalı ... bakımından temerrüt tarihi olan 31.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sürücü ve işleten bakımından kaza tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 80.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.07.2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle sürücü ve işleten davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA :

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; 05.07.2018 tarihinde yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa göre sürücü ...'in kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz bulunduğunu, müvekkilinin kazadan sonra hastaneye kaldırıldığını, kırıklarının müvekkilinin hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, uzun bir tedavi süreci geçiren müvekkilinin hala normal yaşantısına dönemediğini, müvekkili adına ihtarın 17/10/2018 tarihinde sigorta şirketine yapıldığını, ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 31.10.2018' den itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini, adli yardım taleplerinin kabul edilmesini talep ettiklerini, fazlaya dair her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 uyarınca daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL tedavi bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.100,00-TL maddi tazminatın davalı ... bakımından temerrüt tarihi olan 31.10.2018' den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sürücü ve işleten bakımından kaza tarihi olan 05.07.2018' den itibaren işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ve davalı işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:

Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalara cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde davacı kadar mağdur ve suçsuz olduğunu, en baştan kaza tutanağında verdiği ifadeden anlaşılacağı üzere; müvekkilinin arkasından gelerek selektörle rahatsız eden yakın mesafeden taciz etmeye başlayan bir şahıs karşısında sağ taraf dolu olduğundan dolayı sağa çekilemediğini, bir süre sonra sağa çekilmesi ile arkadan gelen aracın müvekkilinin arabasına sol arka kapısından çarparak arka kapının ortasındaki şerit plastiği kaldırdığını, bu şahsın olay tarihinde ... plakalı aracı kullanan kişi olup kazanın oluşmasında sebep ve baş aktör olduğunu, davacı, müvekkilinin arkasından selektörlerle gelen biri olmadığını, kesinlikle böyle bir olay olmadığını ifade etmişse de hayatın olağan akışında bunu bilebilmesinin davacıdan beklenemeyeceğini, aksi halde hava ve yol koşulları düzgün olan bir durumda müvekkilinin sol şeritten orta şeride geçerken zik zak çizmesinin hangi koşullarda gerçekleşebileceğini, zira müvekkilinin alkollü de olmadığını, araba kullanan bir şahsın soldan sağa geçerken dış etkenler olmadığı sürece arabasının zik zak çizmesinin olanaksız olduğunu, kaldı ki müvekkili sol şeritten orta şeride geçmekteyken arkadaki ... plakalı sürücünün müvekkiline çarpmasıyla sağ şeritteki sürücünün arabasının sol arka tarafına vurduğunu, hayatın olağan akışında bir sürücünün sol şeritten gelerek sağ şeritteki arabanın arka köşesine kendi ihmali ve taksiri ile vurmasının olanaksız olduğunu, trafik polislerinin burada ihmalinin büyük olduğunu, müvekkilinin ifadesinde yer almasına rağmen soruşturmanın genişletilmediğini, üstelik davacının arkasında olmayan müvekkilinin davacı ile yani önde giden araç ile aradaki mesafeyi korumadığından bahisle kusurlu görüldüğünü, burada en solda olan müvekkilinin en sağda olan davacıyla arasındaki mesafeyi korumasının beklenemeyeceğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, davalı durumda olması gereken şahsın ... plakalı araç sürücüsü olduğunu, olayın şokunda müvekkilinin kendini ifade edemediğini, bu şahsa davanın ihbar edilmesini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... AŞ. vekili asıl ve birleşen davalara cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sigortalısı olan araç sürücüsünün kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacının sürekli sakatlık durumunun da Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanmasını, maluliyetin tespiti halinde tazminat hesabının aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından yapılmasını, kalıcı maluliyetin belirlenebilmesi için kaza tarihinden itibaren 18 aylık sürenin geçmiş olması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılarak, tazminattan indirim yapılmasını, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri müvekkili şirket sorumluluğunda olmadığından davacı yanın bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...'ın cevap dilekçesi sunmadığı, ancak duruşmadaki beyanında; ''Ben araç sahibiyim. ... akrabam olduğu için hastası olduğundan bahisle ...'in eve gelip arabanın anahtarını istemesi üzerine arabanın anahtarını kendisine vermiştik. O da gidip kaza yapmış. Kendisinin maddi durumu olmadığı için arabamın tamirini de kendim yaptım. Davanın reddini istiyorum'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş, yargılama aşamasında vefat ettiğinden yasal mirasçılarının dahili davalı olarak davaya eklendiği anlaşılmıştır. YEREL MAHKEME KARARI:

Mahkemece, "...... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in İzmir-Çanakkale Devlet karayolu üzerinde akan trafiğe dikkat etmeden hareket etmesi ve önünde hareket halinde olan araç ile arasında yeterli mesafe bırakmaması nedeniyle 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/d ve 56/c madde hükümlerine aykırı davranarak trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu; birleştirilen dosyada davacı sürücü ...'in bir trafik ihlalinin olmadığı kanaatine varıldığı, ...asıl dosyada davacı vekilinin 23/07/2019 uyap tanzim tarihli dilekçesinde ve 12/09/2019 tarihli celsede müvekkili ... tarafından tüm davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasından feragat ettiğini ve buna karşılık sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar yönünden açılan manevi tazminat davasının devam ettiğini bildirdiği, ...birleştirilen dosyada davacı ...'in trafik kazasına bağlı olarak maluliyet oranına neden olabilecek bir arızasının bulunmadığı, ancak 45 gün geçici iş göremezlik durumuna maruz kaldığı, buna göre, aylık gelir durumu, SGK kayıtları, kusur oranları dikkate alındığında, 45 günlük geçici iş göremezlik süresi (05/07/2018-20/08/2018 dönemi) için tazminat tutarının (kazanç kaybının) 2.176,36 TL olduğu, bu süreçte davacının geçici bakıcıya ihtiyaç duyduğu ve kaza tarihi itibariyle aylık brüt asgari ücret tutarı 2.029,50 TL'nin üç haftalık karşılığı 1.522,12 TL bakıcı/refakatçi giderini hakettiği kanaatine varıldığı, ...asıl dosyada davacı ... ve birleştirilen dosyada davacı ...'in araç içi trafik kazasına bağlı maluliyet (geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik) durumlarına göre, bu yaralanmalardan dolayı davacıların acı çekmesinin ve üzüntü duymasının doğal olduğu, kişilik haklarının zedelendiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın özellikleri ve şartları, paranın alım gücü, davalı sürücünün kusur oranı gözetilerek asıl dosyada davacı ... lehine 15.000,00 TL, birleştirilen dosyada davacı ... lehine 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, bu manevi tazminattan haksız fiil ve araç işleten hükümlerine göre davalı-sürücü ...'in haksız fiili ika eden olarak TBK.'nun 49 vd.madde hükümlerine, davalı ...'ın 'araç işleten' sıfatıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesi hükmüne göre sorumlu olduğu, davalı ... ön inceleme celsesinde aracının anahtarını hastasını taşımak amacıyla davalı ...'e verdiğini savunmuş ise de, bu savunmasını ispat edemediği gibi esasen böyle bir olgunun -davalı ...'ın asli zilyetliğinin devam etmesi, iradesi ile geçici bir süre şeyin verilmesinin zilyedin şey üzerindeki hakimiyetini sona erdirmemesi nedeniyle- davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran hukuki bir neden sayılamayacağı, ....sonuç olarak; DAVACI ... TARAFINDAN MAHKEMENİN 2018/697 ESAS SAYILI ASIL DOSYASINDA: Tüm davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, davalılar ... ve ... haklarında açılan MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜNE, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 05/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, DAVACI ... TARAFINDAN MAHKEMENİN BİRLEŞTİRİLEN 2018/699 ESAS SAYILI DOSYASINDA: Tüm davalılar hakkında açılan sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin REDDİNE, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri isteminin KABULÜNE, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 600,00 TL'nin kaza tarihi 05/07/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri haklarının saklı tutulmasına, davalılar ... ve ... haklarında açılan MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜNE, 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 05/07/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziYle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

ASIL/BİRLEŞEN DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN, "...Verilen manevi tazminat bedelinin çok düşük olduğunu ve kesinlikle kabul etmediklerini, davalı ...'in akan trafiğe dikkat etmeden hareket etmesi ve önünde hareket halinde olan araç ile arasında yeterli mesafe bırakmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili ...'in ise atfı kabil bir kusurunun bulunmadığının dosya kapsamında netlik kazandığını, bunun yanında; müvekkili ... bakımından kaza sonucunda %8 maluliyet oranı tespit edildiğini, hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiğini, müvekkili ...'nın kaza nedeniyle %8 malul kalması ve araçta yolcu olarak bulunması sebebiyle kusursuz oluşu dikkate alındığında kendisi lehine takdir olunan manevi tazminat bedelinin oldukça az olduğunu, yine aynı şekilde müvekkili ...'in de kazanın oluşumundaki kusur durumu dikkate alındığında kendisin lehine takdir edilen bedelin oldukça az olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

ASIL/BİRLEŞEN DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN, "...Müvekkili ... aleyhine verilen maddi ve manevi tazminat kararının açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde davacı taraf kadar mağdur ve suçsuz olduğunu, en baştan itibaren gerek kaza tutanağında gerek soruşturma safhasında verdiği ifadeden anlaşılacağı üzere; arkasından gelerek selektörle rahatsız eden, yakın mesafeden müvekkilini takip ve taciz etmeye başlayan şahıs karşısında, sağ taraf dolu olmasından dolayı sağa çekilemeyen müvekkilinin, bir süre sonra sağa çekilmesi ile arkadan gelen aracın müvekkilinin arabasına sol arka kapısından çarparak, arka kapının ortasındaki şerit plastiği kaldırdığını, olay tarihinde ... plakalı aracı kullanan kişinin kazanın oluşmasına sebep olduğunu, bilirkişi raporunda her ne kadar arkadan gelen şahsın müterafik kusurunun olmadığı değerlendirilmiş ise de izah ettikleri nedenlerle bu kazanın asıl müsebbibinin ... isimli bu kişi olduğunu, soruşturma safhasında ...'in, müvekkilinin bu savunmasına aykırı ifade vermiş olduğu sanılsa da aslında müvekkilinin savunmasını tasdiklediğini, hava ve yol koşulları düzgün olan bir durumda müvekkilinin sol şeritten orta şeride geçerken zik zak çizmesinin aksi halde hangi koşullarda gerçekleşebileceğini, yine diğer davacı ...'nın soruşturmada; 'davalı arkadan hızla ve zik zak çizerek kazaya sebep olmuştur' şeklinde ifade verdiğini, araba kullanan bir şahsın, soldan sağa geçerken dış etkenler olmadığı sürece zik zak çizmesine sebebiyet vermesinin olanaksız olduğunu, kaldı ki, müvekkili sol şeritten orta şeride geçmekteyken arkadaki ... plakalı sürücünün, müvekkiline çarpmasıyla sağ şeritteki sürücünün arabasının sol arka tarafına vurduğunu, hayatın olağan akışında bir sürücünün sol şeritten gelerek sağ şeritteki arabanın arka köşesine kendi ihmali ve taksiri ile vurmasının olanaksız olduğunu, trafik polislerinin burada ihmalinin büyük olduğunu, müvekkilinin ifadesinde yer almasına rağmen soruşturmanın genişletilmediğini, olayın şokuyla müvekkilinin kendini ifade edemediğini, asıl kusurlu sürücü ...'ün dava dışı bırakıldığını, en solda olan müvekkilinin, en sağda olan davacı ile arasındaki mesafeyi korumasının beklenemeyeceğini, zira somut olayda müvekkilinin aracı ile davacının aracının aynı şeritte olmadığını, bu nedenle bilirkişi tespitinin de bariz bir şekilde hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna dayanılarak müvekkilinin asli kusurlu kabul edilmesinin haksız olduğunu, ayrıca söz konusu trafik kazasıyla ilgili ceza davasının devam ettiğini, ancak yerel mahkemenin, sonuçlanmasını beklemeden müvekkili aleyhine karar verdiğini, mahkemenin vermiş olduğu manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, müvekkilinin asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışan, evli ve çocuk sahibi bir vatandaş olduğunu, kusur durumunun, tarafların sıfatı ve ekonomik durumlarının da göz önüne alınması gerektiğini, ki olayda müvekkilinin arkasındaki aracın tacizi ve kendisine vurması nedeniyle bu kazaya karıştığını, bu nedenle kusurlu olmadığını, eksik inceleme ile haksız bir şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen davalar, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl/birleşen dava davacılar vekili ile asıl/birleşen davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

1.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı ... vekilinin, asıl ve birleşen davada kusur hususunda ve ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiği bakımından istinafa gelmiş olduğu anlaşılmakla; kaza tespit tutanağı ile mahkemece alınan kusur raporunun uyumlu bulunması, olayın oluşumuna dair dosya kapsamındaki taraf ve tanık beyanları, davalı ...'in kazaya neden olanın 3.kişi olduğuna dair beyanlarının soyut nitelikte kalmış olması, bu şahıs hakkında savcılıkça da delil yetersizliğinden ek KYOK kararı verilmiş olması, kaza tespit tutanağına göre davalı ...'in olay yerinden ayrılıp aracının arıza yapması nedeniyle ileride durmuş vaziyette görevlilerce tespit edilmiş olması ve davacı taraf aracına arkadan çarpmış olmasına göre, bu itirazların ayrı ayrı reddi gerekmiştir.

2.Her iki tarafın manevi tazminata dair itirazları bakımından yapılan değerlendirmede; asıl davacı ...'da maluliyetin %8 (kaburga kırığı) ve 6 ay geçici işgöremezlik, birleşen davacı ...'de kalıcı işgöremezlik olmayıp, tıbbi iyileşme süresinin (kaburga kırığı) 45 gün olmasına, doktor aktüer tarafından düzenlenen rapordaki ilk 3 hafta bakım gerekliliğine, kazada ... 'nin araçta yolcu olmasına, birleşen davacı ...'ın da kazada bir sürüş kusurunun bulunmamasına, davalı ...'in olay yerini terk ettiğine dair kaza tespit tutanağı ve tanık beyanına, olayın oluşumu, yaralanmaların niteliği, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamına göre manevi tazminat tutarlarının bir miktar düşük olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Dairemizce HMK 353/1-b-2.madde uyarınca asıl davada manevi tazminatın 50.000-TL'ye ve birleşen davada ise 10.000-TL'ye çıkarılmasına, hükmün kaldırılıp bu yönde Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiş, davalı ... vekilinin bu yöndeki itirazlarının ise reddi gerekmiştir.

3.Müterafik kusur bakımından re'sen değerlendirme yapılması gerektiğinden bu husustaki değerlendirmede; asıl davada maddi tazminat talebinden feragat edildiğinden buna dair bir değerlendirme yapılmadığı, asıl ve birleşen davalardaki manevi tazminatlar ve birleşen davadaki maddi tazminat talebi bakımından ise değerlendirilmesi gerektiği görülmekle; kaza tespit tutanağında emniyet kemeri hususunun belirsiz olarak yazıldığı, davacı ...'ın araçtan fırlaması gibi bir durumu sözkonusu olmadığı gibi, aksine dosyada mevcut ...'a ait tedavi evraklarında vücudunda emniyet kemeri ile uyumlu lezyonların açıkça adli muayene raporuna yazılı olduğu görülmekle, re'sen yapılan değerlendirmede müterafik kusur indirimine yer olmadığının anlaşıldığı, mahkemece bu yönde gerekçe yazılmaması doğru değil ise de, sonucu itibariyle bu indirimin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asıl/birleşen davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine, asıl/birleşen dava davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

I-Asıl/birleşen davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

II-Asıl/birleşen dava davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/697 Esas - 2020/444 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "1-DAVACI ... TARAFINDAN AÇILAN ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a-Tüm davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

b-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 05/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve (... mirasçıları) dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, c-Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE,

d-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde alınması gerekli 54,40 TL maktu red harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, e-Dosya içeriğine ve delil durumuna, davadan feragatin sebebine, maddi tazminatın fer'ileri, yargılama giderleri ile birlikte davalı ... tarafından davacıya ödenmiş olmasına göre taraflar lehine/aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, f-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 3.415,50 TL ilam harcından, davacı ... tarafından yatırılan tamamlama harcının bakiyesi 222,60 TL ve 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 258,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.157,00 TL ilam harcının davalılar ... ve dahili davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, g-Davacı tarafından sarf edilen 258,50 TL peşin ilam harcının davalılar ... ve dahili davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, h-Manevi tazminat yönünden kabul edilen kısım itibariyle; AAÜT'ne göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ı-Manevi tazminat yönünden reddedilen kısım itibariyle; AAÜT'ne göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine,

2.DAVACI ... TARAFINDAN AÇILAN BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; a-Tüm davalılar hakkında açılan sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin REDDİNE,

b-Geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri isteminin KABULÜ ile, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 600,00 TL'nin kaza tarihi 05/07/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, c-Fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri haklarının saklı tutulmasına, d-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 05/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, e-Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE,

f-Maddi tazminat yönünden; karar tarihinde alınması gerekli 54,40 TL ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, g-Manevi tazminat yönünden; alınması gerekli 683,10 TL ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 209-TL ve 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 244,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 438,20-TL harcın davalı ... ve dahili davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, h-Davacı tarafından sarf edilen toplam 244,90 TL peşin harcın tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ı-Maddi tazminat yönünden kabul edilen kısım itibariyle; AAÜT'ne göre belirlenen 600,00 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, i-Maddi tazminat yönünden reddedilen kısım itibariyle AAÜT'ne göre belirlenen 500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ... A.Ş'ne verilmesine, j-Manevi tazminat yönünden kabul edilen kısım itibariyle; AAÜT'ne göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve dahili davalılardan alınarak ...'e verilmesine, k-Manevi tazminat yönünden reddedilen kısım itibariyle; AAÜT'ne göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'e verilmesine,

3.ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA ORTAK YAPILAN GİDERLER BAKIMINDAN; 237,40TL tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.237,40 TL yargılama giderinden, iki ayrı dava bulunmasına göre takdiren 1/2'sine isabet eden 618,70 TL yargılama giderinin asıl davada davalı ... ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile asıl dava davacısına verilmesine, kalan 618,70 TL yargılama giderinin birleşen davada tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile birleşen davada davacıya verilmesine,

4.ARTAN GİDER AVANSLARI BAKIMINDAN; Asıl ve birleşen davalarda,

HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili olduğu tarafa iadesine", ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, III-İSTİNAF AŞAMASINDA; a-Asıl davada davacı ...'dan alınan 269,85 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davacıya iadesine, b-Birleşen davada davacı ...'den alınan 59,30 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde bu davacıya iadesine, c-Asıl/birleşen davalı ...'den alınması gereken toplam 4.139,59-TL harçtan, alınan 1.055,52 TL istinaf karar harcın mahsubu ile bakiye 3.084,07-TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, IV-İSTİNAF İNCELEMESİ ESNASINDA; a-Asıl davada davacı ... tarafından yapılan 391,50 TL tebligat masrafı, 160,00 TL posta masrafı ve 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 1.289,5‬0 TL istinaf yargılama giderlerinin davalı ... ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, b-Birleşen davada davacı ... tarafından yapılan 67,00 TL tebligat masrafı, 107,50 TL posta masrafı ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 336,60 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, c-Asıl/birleşen davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,

HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog