Esas No
E. 2023/9875
Karar No
K. 2023/7559
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/9875 E.  ,  2023/7559 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/835 E., 2023/662 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 07.12.2021 tarihli ve 2021/65773 Esas numaralı iddianame ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2023 tarihli ve 2022/861 Esas, 2023/99 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/835 Esas, 2023/662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının " Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasından 'Kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine' " ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen cezada teşdit uygulanmaması ile takdiri indirim hükümleri uygulamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın aşamalarda birbiriyle çelişen beyanları, adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırma yoluna gidilmesi gerektiğine ve kendileri adına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; ''Sanık ile mağdurun aynı araba içerisinde bulundukları esnada, sanığın arabayı kullandırma amacıyla mağduru kucağına aldığı, ilk olarak kıyafetleri üzerinden mağdurun ön özel bölgesini okşadığı, devamında fermuarını açarak cinsel organını çıkardığı, mağdurun eteğini ve iç çamaşırını çıkardığı, üzerine idrarını yaptığı,sanığın olanları annesine söylememesi şeklinde mağdura uyarılarda bulunduğu, sanığın okşama şeklinde dokunmalarına devam ettiği...'' şeklinde kabul ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, " Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasından 'Kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine' " ibaresinin eklenmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde ve alt sınırdan uzaklaşılma oranında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve "Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkisi göz önüne alınarak..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Kendisini vekille temsil ettiren katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde dördüncü bendinde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/835 Esas, 2023/662 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan mağdure kendisini vekaletnameli vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan mağdureye verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.