Esas No
E. 2020/19524
Karar No
K. 2023/1626
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2020/19524 E.  ,  2023/1626 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2011/190 E., 2016/71 K.
SUÇLAR: İftira, Hakaret, Tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red- Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2011 tarihli iddianamesi ile, sanıkların, katılanlara, iftira, hakaret ve tehdit suçlarını işlediklerinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 ... maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 125 ... maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 ve 58 ... maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmiştir.

2.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli kararı ile sanıkların iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci ve birinci fıkraları uyarınca 1 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına; tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci ve birinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 ... maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci ve birinci fıkraları, 52 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, hakaret ve tehdit suçları yönünden bir sebebe dayanmamaktadır ve iftira suçu yönünden şikayet hakkının kullanıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanıkların, kolluğa müracaatları ile, katılanlar hakkında kendilerini hakaretle tehdit ettikleri ve ikamet kapılarına zarar verdikleri iddiasıyla şikâyette bulunmak suretiyle iftira, katılanlara karşı hakaret ve tehdit suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.

2.Sanık ...'in 03.04.2011 tarihinde saat 13:52 deki müracaatında, " ... ...... dairemize gelerek kapıyı kırmaya başladı. Aynı zamanda küfürler ediyor, tehditler savurdu. Eşim beni şahsın elinde bıçak olduğu için dışarıya çıkmama izin vermedi. ..." dediği, 17:16 daki ek müracaatında ise, "... ... ve ... ..., ... bana ve eşime 'sizin kafanızı gözünüzü yaracağım, seni öldüreceğim, sizi burada barındırmayacağım' diyerek hakaretlerine devam etti. ..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

3.Sanık ...'nin 03.04.2011 tarihinde saat 16:48 deki müracaatında, "... ... bana 'ben diğerlerine benzemem gelir sererim seni oraya' dedi. ... elinde bir sopa ve bıçakla kapımı vurmaya hakaret ve tehdit etmeye başladı. ... kapıyı kontrol ettim ve üst kısmında yaklaşık 10x10 cm ebadında kırık ve zarar vardı. ..." dediği; 17:28 deki müracaatında ise "... ... ve ... ..., ... bize tehditlerde ve hakaretlerde bulunmaya devam ettiler. Bizi yaşatmayacaklarını öldüreceklerini ifade ettiler. ... " dediği görülmüştür.

4.03.04.2011 tarihli 14:10 da tutulan ... tespit tutanağında, giriş kapısının kilit kısmının üzerinde ... kırılma olmayan 10x10 cm uzunluğunda, ... bir cisimle vurulmadan dolayı eni yaklaşık 4x4 cm uzunluğunda, kapının dış kısmında kırılma olduğu ve yine şahsın beyanına göre, 5x5 cm eskiden olma kırık olduğu belirtilmiştir.

5.Tanıklar ... ve ... ..., sanıkların sürekli olarak kendisi dahil komşulara sataştığını, katılanların sanıkların evine gitmediklerini beyan etmişlerdir.

6.Tutanak mümzi tanıklar ... ve ..., sanıkların tüm bina sakinleri ile sürekli sıkıntı yaşadıklarını ve tutanak içeriğinin doğru olduğunu beyan etmiştir.

7.Sanıkların kızı tanık Kübra Pektaş, katılan ...'nün elinde sopa ve bıçak olduğu halde kapıya dayandığını beyan etmiştir.

8.Sanıklar, atılı suçlamayı reddetmişlerdir. IV. GEREKÇE

A. Sanıklar hakkında katılanlara karşı hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;

Sanıklar hakkında hakaret ve tehdit suçlarından hükmolunan netice cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 ... maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar müdafiinin hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanıklar hakkında katılanlara karşı iftira suçundan kurulan hükümler yönünden;

03.04.2011 tarihli tutanak içeriğine ve tanık anlatımlarına göre, sanıkların katılanlar hakkındaki mala zarar verme iddialarını inandırıcı kılmak üzere, ikamet kapılarında daha önceden meydana getirdikleri zararı olay günü katılanlar tarafından yapıldığını ileri sürerek, maddi ... ve delillerini uydurarak iftirada bulunduklarının anlaşılması karşısında, sanıkların cezasında 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan arttırımın yerinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.

Bu itibarla; sanıklar hakkında kurulan hükümde, sanığın yukarıda açıklanan şekilde ikamet kapılarına zarar vermediklerini bildikleri halde, hakkında adli ve idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla katılana hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar hakkında katılanlara karşı hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenlerle, Sanıklar hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar hakkında katılanlara karşı iftira suçundan kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle, Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog