Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/683
Karar No
K. 2024/2
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/683 Esas
KARAR NO: 2024/2
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 29/09/2023
KARAR TARİHİ: 08/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı dava dilekçesi özetle ;

Şirketin hissedan --------- aracının 27.09.2023 tarihinde --------- mh. --------- sk. Üzerinde bulunduğu sırada şirkete ait karar ve pay defterlerinin de içinde bulunduğu çantasını tüm dikkatine rağmen çaldırdığını, bu nedenle şirkete ait karar defteri ve pay defterinin zayi olduğunu, açıklanan nedenlerle TTK 82/7 maddesi gereği zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı Yasanın 82 ve devamı hükümlerine göre davacı şirkete ait karar ve pay defterinin zayi edildiğinden bahisle kendilerine zayi belgesi verilmesine karar verilmesi isteğine ilişkindir. Yasal dayanağını 6102 sayılı Yasanın 82/7 maddesinin oluşturduğu "tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olması halinde kendisine bu hususta belge verilmesi" isteminin kabul edilmesi için aşağıdaki koşulların tamamının gerçekleşmiş olması gerekir; - Zayi belgesi isteyen defter tutmakla ve/veya saklamakla yükümlü olmalıdır - Zayi edilen defter ve belgeler tacirin saklamakla yükümlü olduğu ve kullanılmış ticari defter ve belgeler olmalıdır - Defterler mücbir sebep sonucunda zayi olmalıdır - Defter ve belgeler saklama süresi içerisinde zayi olmalıdır - Zayi belgesi isteyen tacir usulüne uygun defter tutmuş olmalıdır - Başvuru otuz günlük hak düşürücü süre içerisinde yapılmalıdır

Defter ve belgeler için zayi belgesi alınması imkanının tanınması, ileride açılacak davalarda tacirin defterlerini ibraz edememesi nedeniyle olumsuz bir durumla karşılaşmasını önlemeyi amaçlamaktadır.Dava, mutlak bir ticari dava olduğundan (TTK 4) asliye ticaret mahkemesinde görülür. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari davalara bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesi zayi belgesi talebinin değerlendirilmesi bakımından görevli mahkemedir. Yetkili mahkeme bakımından kanun, delillerin daha kolaylıkla toplanabilmesi amacıyla ticari işletmenin bulunduğu yerden zayi belgesi için talepte bulunulması gerektiğini belirtmektedir. Burada, esnafların defter tutmak zorunda olmadıklarını belirtmek gerekir. 6102 sayılı Yasanın 15 inci maddesi, Yasanın 82 vd. hükümlerine herhangi bir gönderme yapmamıştır. Bunun sonucu olarak esnafların defterlerinin zayi olduğu gerekçesiyle mahkemeden zayi belgesi almak olanağı yoktur. Dolayısıyla mahkemenin öncelikle zayi belgesi almak için başvuranların tacir sıfatını haiz olup olmadıklarını belirlemesi gerekir.Saklanması zorunlu olan ticari defter ve belgeler dışındakiler için, zayi olduğu iddiasıyla mahkemeden zayi belgesi istenemez. Ayrıca ticari defter ve belgelerin zıyaı nedeniyle zayi belgesi alınabilmesi için, bu defter ve belgelerin kullanılmış olması da zorunludur. Henüz kullanılmamış defter ve belgeler, bu madde kapsamında sayılmazlar. Dolayısıyla bu tür belgelerin kaybı nedeniyle, zayi belgesi alınamaması gerekir.Öte yandan 6102 sayılı Yasanın 82/7 maddesine göre, zayi belgesinin verilebilmesi için, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaa uğraması gerekmektedir. Kanun koyucu, bu düzenlemeyle sadece mücbir sebep teşkil eden olayların söz konusu olması halinde zayi belgesi istenebileceğini ifade etmeye çalışmaktadır. Gerçekten de buradaki haller (yani yangın, su baskını ve deprem), hukukta mücbir sebep olarak sayılan durumlardır. Bu durumlarda öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü olaylar söz konusudur. Bu nitelikte olmayan olaylarla defter ve belgelerin zayi olması halinde, zayi belgesi verilemez.İkinci olarak buradaki sayımın sınırlayıcı olmadığı, aksine örnekseme suretiyle yapıldığı, düzenlemede yer alan “gibi” ifadesinden anlaşılmaktadır. Böylelikle kanun koyucu bu hallere benzeyen ve mücbir sebep teşkil eden başka durumlar için de zayi belgesi alınabileceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede örneğin savaş, isyan ya da ihtilal gibi, diğer mücbir sebep sayılabilecek olaylarla defter ve belgelerin zayi olması halinde de zayi belgesi verilmelidir.Ayrıca zayi belgesi istenebilecek olan olay, tacirin faaliyet ve işletmesi dışında kalan, harici bir olay olmalıdır. Dolayısıyla defterlerin zıyaına neden olan olayla, bu olayın cereyan ettiği işletme arasında bir bağlantı olmamalı, mücbir sebep teşkil eden olay, kaynağını işletme dışında bulmalıdır. Diğer bir anlatımla, olay ile olayın meydana geldiği işletme arasında, fonksiyonel bir bağ olmaması gerekir.Bir mücbir sebepten söz edebilmek için en önemli unsur kaçınılmazlıktır. Kaçınılmazlık, mutlak ve objektif bir kavramdır. Yani alınan tüm tedbirler, sahip olunan her türlü imkana ve araca rağmen, mücbir sebep teşkil eden olayın defterlerin zıyaına neden olması engellenememelidir. Özellikle bu noktada "basiretli bir iş adamı gibi davranma" yükümü büyük bir önem taşıyacaktır. Bu çerçevede bilhassa tacir, basiretli bir iş adamına düşen özeni göstererek defterlerini iyi saklamalı ve onların zayi olmaması için kendine düşen yükümlülükleri yerine getirmelidir. Aksi taktirde zayi belgesi alınması olanağı yoktur .Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt ibraz edilmesi gerekir.Davaya konu somut olayda da mahkememizce davacı şirketin temsilcileri gerek dava dilekçesinde ve gerekse duruşmadaki anlatımlarında park halindeki araçtan alınan çantanın içinde karar ve pay defterinin de alındığı belirtilmiştir.Mahkememizce -------- Merkezine yazılan müzekkereye verilen yanıtta 15.12.2023 tarihli yazıda davacı şirket yetkilisi--------- tarafından 28.09.2023 tarihinde başvuru yaparak, karar ve pay defterinin kayıp olduğundan bahisle kayıp eşya bildirim formunun düzenlendiğinin bildirildiği, mahkememizce tekrar yazılan 26.12.2023 tarihli yazı ile meydana geldiği bildirilen hırsızlık olayı ile ilgili davacının bir ihbar ve şikayetinin olup olmadığı, soruşturma evrakının , savcılığa intikal ettirilmiş ise buna ilişkin belgelerin gönderilmesi istenilmiş, verilen 03.01.2024 tarihli yazıda Polis merkezi kayıtları tetkik edildiğinde iddia edilen hırsızlık olayına ilişkin her hangi bir müracaatının olmadığı, şahsa isteği doğrultusunda kayıp eşya formu düzenlendiği bildirilmiştir.Bu nedenle davacının saklamakla mükellef olduğu karar ve pay defterinin iradesi dışında ve meydana geldiği bildirilen hırsızlık sonucunda zayi edildiğine ilişkin ispata yararlı delil ve belge ibraz edilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :

1.KANITLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE,

HARÇLAR

2.Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 157,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, YARGILAMA GİDERLERİ

3.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, davacı şirket yetkililerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog