4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/17144 E. , 2023/24728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
02.03.2016 tarihli duruşmada şikâyetçi olduğunu beyan eden ancak davaya katılma talebi bulunup bulunmadığı sorulmayan şikâyetçi ... vekilinin temyiz başvurusunun davaya katılma iradesini ortaya koyduğu kabul edilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikâyetçi ...'nın katılan, vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından neticeten hükmolunan adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır.
Katılan sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık ... hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyiz isteğinin, sanık ...'a verilen cezaların alt sınırdan verilmemesi gerektiğine, hapis cezası tercih edilmesi gerektiğine, sanığın söylediği sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına, katılanın mesleğini ima ettiğine, beraat etmesi gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'un, 13.05.2015 tarihinde, katılan ...'nın cep telefonuna hakaret ve tehdit içerikli mesaj gönderdiği, katılan ...'nın, karşılık olarak "Nayloncu Oğlan" şeklinde mesaj gönderdiğinin iddia edildiği, Yerel Mahkemece sanık ... hakkında karşılıklı hakaretten ceza vermekten vazgeçilmesine karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkındaki Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hakaretin karşılıklı olarak işlendiğinin kabulüne ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkındaki Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.