8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2020/18824 E. , 2023/1579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
2.... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile Esas No : 2020/18824 cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Suçun zamanaşımına uğradığına,
2.Alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
4.Şikayet hakkının kullanıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın gayrimenkul uyuşmazlığı yaşadığı mağdurlar ... ve ... hakkında ... Vergi Dairesi Başkanlığına şikayette bulunduğu, ardından 11.12.2013 tarihinde Başbakanlık İletişim Merkezi'ne (BİMER) başvurarak, ... Vergi Dairesi Başkanlığı'nda görev yapan katılan ...'a mağdurlar tarafından verilen rüşvet karşılığında şikayetinin kapatıldığı ve kendisine bilgi verilmediğini belirterek mağdurlar ve katılan hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2.03.09.2014 tarihli inceleme raporunda herhangi bir suç teşkil edecek işlemin olmadığı belirtilmiştir.
3.Vergi Dairesi Başkanlığının 27.09.2013 tarihli yazısında sanığın dilekçesinin ilgili birime gönderildiği, sonucundan ayrıca bilgi verileceği şeklinde yazının sanığa ulaştığına dair posta zimmet defteri kaydı mevcut olup, sanığın aşama aşama haberdar edildiğine ilişkin evraklar dosyada mevcuttur.
4.12.02.2016 tarihinde rüşvet almak vermek suçundan ..., ... ve ... hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; sanığın aşamalardaki ifadeleri, 03.09.2014 tarihli inceleme raporu, Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 27.09.2013 tarihli yazısı, posta zimmet defteri kaydı, takipsizlik kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın katılan ve mağdurlara rüşvet almak vermek suçunu isnat ettiği anlaşılmakla; mahkemenin atılı suçun sübutu ve suç niteliğini kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar tarihi olan 12.02.2016 yerine, 11.12.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/473 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.