Esas No
E. 2022/4336
Karar No
K. 2023/5071
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/4336 E.  ,  2023/5071 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1380 E., 2022/773 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/56 E., 2021/202 K.

Taraflar arasındaki inanç sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşinin kötü yaşam biçimi sonucu yaşadıkları çevreden uzaklaşmak istemeleri nedeniyle evlerini satarak Antalya ili, Kepez ilçesi, Yükseliş Mahallesi, 1681 ada 9 parselde bulunan 6 No.lu bağımsız bölümü aldıklarını, müteveffa eşinin kötü yaşamından dolayı, müvekkilini evi satması için zorlamaması adına bu taşınmazın tapuda tescili müvekkil adına değil, müteveffa eşin babası olan davalı adına gerçekleştiğini, davalının dava konusu taşınmazın alımında herhangi bir parasal katkısı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tescilinin özellikle davalı adına yapılmasının nedeninin o dönemde davalının vesayet altına alınacak şekilde hasta olması ve vesayet mallarının zor satılması nedeniyle dava konusu taşınmazın satışının bir nevi müvekkil denetiminde olmasını sağlamak olduğunu, 2017 yılında müvekkilin eşi vefat ettiğinde davalının, müvekkili evden çıkarmayacağı konusunda güvence vererek ikna ettiğini; ancak taşınmazın tapusunu müvekkile vermediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı Antalya ili, Kepez ilçesi, Yükseliş Mahallesi, 1681 ada 9 parsel ... taşınmazda bulunan 6 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline, aksi takdirde Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi, 4454 ada 11 parselde bulunan 3 No.lu bağımsız bölümün satışı sonucu müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin güncel miktarı belirlenerek davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı müvekkil tarafından T.C. Ziraat Bankasından konut kredisi çekilmek suretiyle 08.01.2016 tarihinde satın alınmış olduğunu, 01.04.2016 tarihinden bu yana davacı tarafın dava konusu taşınmazda aylık 500,00 TL kira karşılığı kiracı olarak oturduğunu, davalı müvekkilinin bugüne kadar hiçbir şekilde vesayet altına alınmadığı gibi, vesayet altına alınmasını gerektirecek şekilde de herhangi bir hastalığı olmadığını, kira sözleşmesi davalı müvekkil tarafından yenilenmediği hâlde, davacının dava konusu taşınmazı tahliye etmemesi nedeniyle taraflarınca kira alacağı ve tahliye talepli Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10145 Esas ... dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, muvazaalı işlemi iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... 05/02/1947 tarihli ve 20/6 ... İBK'ya göre inançlı işleme dayalı dava tanık ile ispat olunamaz. Ancak yazılı delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir. Eldeki uyuşmazlıkta yazılı delil başlangıcı yoktur. Davacı vekili çekişme konusu taşınmazın davacı için alındığı, geri verilmek üzere inançlı işlemle kayınpeder olan davalı üzerine tapulandığı, satış parasının davacı tarafından ödendiği, inançlı işlemin sebebinin ise davacının vefat eden eşinin kötü alışkanlıkları sebebiyle taşınmazı elden çıkartmasını önlemek olduğu, davalının taşınmazı iade edeceğine dair söz verdiği olguları hakkında davalıya yemin teklifi etmiş, davalı yemini kabul ve eda etmiş, taşınmazın kendisine ait olduğunu, kendisinin satın aldığını açıklamış, böyle olunca da ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Taşınmazın arsa sahibi davalı ... ile müteahhit ... Buzkıran arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu belgenin yazılı delil başlangıcı olduğunu,

2.Müvekkilinin bahse konu taşınmazın elektrik ve su sayacı işlemleri için mülk sahibi olarak abone işlemlerini yaptırdığını,

3.HMK'nın senetle ispat zorunluluğunun istisnaları başlığı altında 203 üncü maddesi hükmüne göre, tanık dinlenebileceğini,

4.Davalının yaptığı yeminin kendisi için inandığından değil sadece davayı kazanmak için bir araç olarak kullanıldığını,

5.Dava konusu taşınmaz için çekilen kredinin satış tarihindeki piyasa değerinin çok altında olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacı vekili, davalının eski kayınpederi olduğunu, davalının halen tapuda dava konusu 1681 ada 9 parsel 6 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalının davacıya devredileceği yönünde aralarında anlaşma olduğunu iddia ettiği, davalının elinde bulundurduğu taşınmazı kendisine devir ile yükümlü olduğunu ileri sürerek inançlı işleme dayanmış olsa da; 05.02.1947 tarihli ve 20/6 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca iddia olunan inanç sözleşmesinin ispatı için yazılı delil sunulmadığı, davalı tarafça yeminin eda edildiği, bu anlatımlar doğrultusunda dava konusu taşınmazın davalıya inançlı işlemle devredildiği ispatlanamadığından ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devanı olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarih ve 20/6 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

3.Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 ... Kanun’un 202 nci maddesi uyannca inanç sözleşmesi "tanık" dahil her türlü delille ispat edilebilir.

4.Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 ... Kanun'un 188 inci maddesi ile 225 inci maddesi vd.) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde hâkimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarih ve 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar ... kararı da bu doğrultudadır.

5.İnanç sözleşmesinden ... davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 ... ... Borçlar Kanunu'nun (6098 ...) 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog