3. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/703 - 2024/78
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/03/2018 tarihinde tek tarafla kaza meydana gelmiş olup, yolcu ... ...'ın yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'ın ağır şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydı ile 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş'den sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın maluliyet oranını gösteren heyet raporu müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuruda mevcut olmadığından davacı yanın başvuru usulüne uygun olmadığını, dava konusu olayda meydana gelen tek taraflı yaralamalı kazada, trafik kaza tespit tutanağında müvekkil şirkete sigortalı araca kazanın meydana gelmesinde kusur verilmiş ise de yol yapım çalışmalarından sorumlu kurum ya da kuruluşların da kazanın meydana gelmesindeki kusurunun olup olmadığının da raporlandırılması için Ankara Adli Tıp ya da Karayolları Fen Heyetinden kusur raporunun alınması gerektiğini, davacı yanın kazanın meydana gelmesindeki kusuru dışında davacı yanın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle efor kaybının artmasında müterafik kusuru olduğunu, davacı yanın dava açmadan önceki başvurusu usulüne uygun olmadığından, poliçe şartnamesinde belirtilen evraklarla başvuru yapılmadığından müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden davacı yanın usulüne uygun olmayan başvurusundan sonraki 8 iş günü temerrüt tarihi olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kabulü ile; 71.106,00 TL maddi tazminatın 16/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı yanın dava açılmadan önce usulüne uygun şekilde müvekkili şirkete başvuruda bulunmadığını, bu nedenle aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle aleyhlerine temerrüt faizine de hükmedilemeyeceğini, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği bu nedenle aleyhlerine yargılama giderine ve faize hükmedilemeyeceği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirkete dava açılmadan önce başvuru yapılmadığını, bu nedenle aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüş is ede, eldeki dosyaya baktığımızda; davacı vekili tarafından davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine gerekli tüm belgelerle, kaza tutanakları, hastane epikrizleri, hesap bilgileri vd. ile usulüne uygun olarak 03.04.2019 günlü başvuru dilekçesi ile başvuru yapıldığı, ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin müvekkilinin temerrüde düşmediğini bu nedenle aleyhlerine yargılama giderine ve faize hükmedilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, yukarıda açıklandığı gibi davacı tarafından davalı sigorta şirketine 03.04.2019 tarihinde usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, iş bu başvurudan 8. iş günü sonrası 16.04.2019 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğünün kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının yerinde olduğu, yine davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine yargılama giderine karar verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar hesap raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılmak sureti ile yapılması gerektiğini ileri sürmü ise de, dosya içerisinde mevcut aktüer raporu incelendiğinde, raporun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, kaza tarihinin 23.03.2018 olduğu, 19.06.2021 tarihli değişiklik öncesi olaylarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre tazminat hesabında TRH2010 Tablosunun ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiğinin kabul edildiği, hükme esas alınan hesap raporunun açıklayıcı, gerekçeli, denetime olanak verir ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş ve reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.857,25 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 1.214,32 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 3.642,93 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.11.01.2024 Başkan Üye Üye Katip İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır