11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2649 E. , 2023/6482 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/62430, 2016/18469, 2016/18459, 2015/100030, 2014/97016, 2014/ 97010, 2011/32946, 2010/81903, 2010/81902, 2010/81901, 2007/38691, 2007/38690, 2010/54861 sayılı "... saupak”, "...-df", "...-... donuktan fırına", "... zengin lifli ekmek", "... - ... kafkas çöreği karışımı", "... - ... kafkas çöreği", "...-malt", "...-maximum", "...-force", "...-omega", "...-pan", "...-plus", "...-prima 2000" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2018/10774 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa ...” ibareli marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli “...” ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve halk nezdinde iltibas yaratacağını, dava konusu başvurunun tüketicilerce müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, ayrıca müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi 5 inci fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-2977 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu “...” markası haricinde yine müvekkiline ait 2017/32721 başvuru numaralı 35. sınıf kapsamında “....com” adlı markanın da bulunduğunu, müvekkili markaları ile davacı markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018/10774 sayılı “...” ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, aynı Kanun'un 6 ncı maddesi 5 inci fıkrası şartlarının oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin elektronik, kozmetik ve aksesuar üzerine üretim yapma gayesi ile söz konusu marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, bu ürünler ile davacının faaliyet gösterdiği gıda ürünleri arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, marka kapsamlarının farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun 6 ncı maddesi
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.