Esas No
E. 2023/15058
Karar No
K. 2023/3495
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

2. Ceza Dairesi

E. 2023/15058 K. 2023/3495 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/15058, K. 2023/3495, T. 12.06.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15058
Karar No
2023/3495
Karar Tarihi
12.06.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

2. Ceza Dairesi         2023/15058 E.  ,  2023/3495 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/103 E., 2022/135 K.
SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma
A. Mala Zarar Verme ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/103 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,

B. Tehdit ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.04.2018 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 02.09.2018 günü yeniden işlemeye başladığı anlaşılmıştır.

Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 106/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 23.06.2011 tarihli sorgusunun yapıldığı tarihinden itibaren karar tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle, Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/103 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog