Esas No
E. 2021/9431
Karar No
K. 2023/3578
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2021/9431 E.  ,  2023/3578 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/15 E., 2016/118 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2016 tarihli ve 2016/46 Esas No.lu iddianamesi ile, sanığın çarşıda gezen şikâyetçinin yanına yaklaşarak kendisini polis olarak tanıtıp kimliğini istediği, daha sonra çantasını kontrol ederek telefonunu istediği, şikâyetçinin telefonunu sanığa verdiği ve sanığın telefonu alarak koşarak olay yerinden uzaklaştığı iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b, 53/1, 58. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Sanık hakkında Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2016/15 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, yetersiz inceleme yapıldığı, lehine hükümlerin uygulanmadığı, yargılamada samimi duruş sergilemesine rağmen en ağır hali ile ceza verildiği, re'sen karşılaşılacak nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, olay günü çarşıda gezen şikâyetçinin yanına yaklaşarak kendisini polis olarak tanıttığı, şikâyetçinden kimliğini istediği, daha sonra çantasını kontrol ederek telefonunu istediği, şikâyetçinin telefonunu sanığa verdiği, sanığın telefonu alıp koşarak olay yerinden uzaklaştığı, şikâyetçinin sanığı teşhis ettiği, sanığın "olay günü şikâyetçinin kendisine adres sorduğunu, bunun üzerine kendisinin de ...Otel'in adresini tarif ettiğini, daha sonra şahsın cebinden Samsung marka bir telefon çıkararak paraya ihtiyacı olduğunu ve telefonu satmak istediğini söylediğini, telefonun fiyatı konusunda anlaşamadıklarını, böylece telefonu satın almadığını, şikâyetçinin yanından ayrıldığını" söylediği, sanığın savunmasının kendi içinde çelişkili olduğu, şikâyetçinin otel adresi sormasından sonra telefonunu satmak istemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, her ne kadar sanık hakkında özel beceri ile hırsızlık suçundan kamu davası açılmışsa da sanığın basit yalan söylemek suretiyle hırsızlık yaptığı dikkate alınarak suçun 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi kapsamında kaldığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

2.Şikâyetçinin, canlı teşhis işleminde, sanığı teşhis ettiğine dair tutanak dosya içerisinde mevcuttur.

3.Sanık, şikâyetçi ile konuştuğunu kabul etmiş ancak, şikâyetçinin kendisine cep telefonunu satmak istediğini, fiyatını yüksek bulunca almadığını söylemiştir. IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı, şikâyetçinin sanığı teşhis tutanağı, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması karşısında, sanığın eylemi sübuta ermekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemece belirlenen suç vasfına göre temel cezanın alt sınırdan tayin edildiği, takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak,

1.Sanığın suçu, kendisini polis olarak tanıtarak işlediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-f bendinde düzenlenen "yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak hırsızlık" suçunu oluşturduğu halde, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’nun 141/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması,

2.5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken uygulama maddesine hüküm fıkrasında yer verilmemesi,

3.Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının kararda gösterilmemesi hukuka aykırı görülmüş,

4.Kabule göre de;

02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2016/15 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog