2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/9492 E. , 2023/3579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli ve 2015/24370 Esas No.lu iddianamesi ile, şikâyetçinin sokak üzerine kilitlemek suretiyle park halinde bıraktığı aracını, gece vakti, kendisinde bulunan bir anahtarla çalıştırarak çalması biçimindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 143, 53, 58/6-7. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sanık hakkında, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2016 tarihli ve 2015/873 Esas, 2016/726 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 143/1, 53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın samimi olarak olayı anlattığı, araçta oturmak maksadı ile aracın kapısını yokladığı, aracın kapısının açık olduğu, gezip bırakmak maksadı ile kontağın üzerindeki anahtar ile çalıştırdığı, sanığın uyuşturucu kullandığı, yaptıklarının anlam ve sonuçlarını kavrayamayacak durumda olup olmadığının tespiti gerektiği, cezanın fazla olduğu, sanığın Mahkemeye yardımcı olduğu, re'sen karşılaşılacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü şikâyetçinin 07... plaka sayılı aracını, sokak üzerine, kontak anahtarı üzerinde olduğu halde park halinde bıraktığı, sanığın gece sayılan zaman diliminde, kontak anahtarı üzerinde bulunan aracı çalıştırıp olay yerinden ayrıldığı, akrabası Bünyamin'i de gezdirmek amacıyla araca aldığı, bir süre sonra aracın yakıtının bittiği, sanık ve tanık Bünyamin'in aracı iterek götürmek istedikleri esnada kolluk tarafından yakalandığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık gece üşüdüğü için suça konu araçta oturmak maksadı ile aracın kapısını yokladığını, aracın kapılarının açık olduğunu, kapının kilitli olmadığını, kapıyı zorlayarak açmadığını, üzerinde de kontağının olduğunu, gezip bırakmak maksadı ile aracı üzerindeki kontağı ile çalıştırdığını söylemiştir. IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamı, yakalama tutanağı, sanığın tevil yollu ikrarı, her ne kadar sanık müdafii, sanığın uyuşturucu kullandığını, yaptıklarının anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda olup olmadığının tespiti gerektiğini ileri sürmüş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 34/2. maddesine göre, idari olarak alınan uyuşturucunun cezai ehliyeti etkilemediği ve suç kastını ortadan kaldırmadığı nazara alındığında sanığın eylemi sübuta ermekle, hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma kastıyla aracın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının araç alınırken mevcut olması gerekmekte olup, sanığın çaldığı aracın benzininin bitmiş olması nedeniyle iterek götürmeye çalıştığı esnada yakalandığının anlaşılması karşısında aynı Kanun'un 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığının şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi kabul edilmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak,
Şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki beyanında, aracı park ettiğini, camlarını kapattığını, kapısını düğmesine basarak kilitlediğini, aracın kapısının tornavida gibi herhangi bir cisim kullanılarak rahat bir şekilde açılmakta olduğunu, 06.06.2016 tarihli duruşmada ise aracının herhangi bir alet ya da anahtar ile açılmakta olduğunu, aracın çalındığı tarihte kapının kilitli olduğunu ancak aracın anahtarını kontağın üzerinde unuttuğunu söylediğinin anlaşılması karşısında, sanığın kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşyaya yönelik eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının değerlendirilmesinde hataya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görümüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/873 Esas, 2016/726 Karar sayılı hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.