8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/5555 E. , 2023/1528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanığın Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü, 54 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli kararıyla sanığın suçu işlemediği ... olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine, suç eşyasının müsaderesine ve sanık hakkında suç üstlenme suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi tutanakta imzası bulunan polis memurlarının ve olayın gerçekleştiği araçta bulunan ... ... ve ... ...'ün tanık olarak beyanlarına başvurulmadan eksik araştırmayla karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanık ...'ün üzerinde 6136 sayılı yasa kapsamında tabanca taşımak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Sanık ... soruşturma aşamasında tabancanın kendisine ait olduğunu beyan etmiş; kovuşturma aşamasında ise ... ...'e ait olduğunu belirtmiştir.
3.28.01.2016 tarihli olay tutanağına göre; araçta ... ..., ..., ... ..., ... ... ve ... ... bulunmaktadır; aynı olay tutanağına göre, ön sağ koltukta oturan ... isimli şahıs belinden bir şey çıkartarak koltuğun altına bırakmış ve ...'e sorulması üzerine bıraktığı şeyin tabanca olduğunu beyan etmiştir.
4.Sanık soruşturma aşamasındaki ifadesinde; tabancanın kendisine ait olduğunu, vefat eden bir arkadaşından kaldığını beyan etmiştir; kovuşturma aşamasında ise atılı suçu işlemediğini tabancanın ... ...'e ait olduğunu beyan etmiştir.
5.Tanık ... ... soruşturma aşamasında "... koltuğun altına eğilip bir şeyler yaptı, polisler görüp sordular; daha sonra tabanca bulundu ve ... tabancanın kendisine ait olduğunu söyledi" şeklinde beyanda bulunmuştur. Kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise; tabancanın ... ...'e ait olduğunu beyan etmiş; çelişki mahkemece giderilmemiştir.
6.Araçta bulunan ... ... ve ... ...'ün ise; soruşturma ve kovuşturma aşamalarında beyanları alınmamıştır.
7.Araçta bulunan ... ...'ın soruşturma aşamasında beyanı alınmamıştır. Kovuşturma aşamasında alınan beyanında; tabancanın ... ...'e ait olduğunu, ... ...'in istemi üzerine ...'ün suçu üzerine aldığını beyan etmiştir.
8.Tutanakta imzası bulunan polis memurlarının ifadelerine hiçbir aşamada başvurulmamıştır.
9.Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.02.2016 tarihli, 2016/821 sayılı uzmanlık raporuna göre ele geçen tabanca 6136 sayılı Kanun kapsamındadır.
10.Mahkemece sanığın ve tanıkların kovuşturma aşamasındaki ifadelerine itibar edilerek sanık ...'ün 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan beraatine; ayrıca sanık ... hakkında suç üstlenme suçundan, sanık ... ... hakkında ise 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Oluşa, tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları ve olay yerinde bulunan tanık ... ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki çelişkili beyanları nedeniyle olay yerinde bulunan ... ... ile ... ... ile 28.01.2016 tarihli tutanakta imzası bulunan polis memurlarından kanaat oluşacak sayıda kişinin beyanlarına başvurularak suça konu tabancanın kime ait olduğu tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra sanık dışındaki bir kişiye ait olduğunun iddia edilmesi durumunda bu kişi hakkında dava açılarak davaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla beraat kararı verilmesi,
2.(1) numaralı bozma nedenine göre eksik araştırma giderildikten sonra sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi halinde, Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 ... ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 ... ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddenin (d) bendinde yer ... "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarih ve 2016/178 Esas, 2016/511 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.