Esas No
E. 2021/9434
Karar No
K. 2023/3821
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2021/9434 E.  ,  2023/3821 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/295 E., 2016/489 K.Müdürlüğü (KOSKİ)
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2015 tarihli ve 2015/7966 Esas No.lu iddianamesi ile, sanığın ... Mah. ...Cad. No:17/38 Selçuklu/Konya adresindeki evinin su saatinin gecikmiş borç nedeniyle fenerli vanaya kilit takılmak suretiyle 22.09.2014, 10.12.2014, 14.01.2015, 24.01.2015 tarihlerinde mühürlendiği, sanığın mührü kırarak kaçak su faturasını ödemeyerek kullanmaya devam etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 163/3, 43, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Sanık hakkında Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/489 Karar sayılı kararı ile, karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 62, 53, 203/1, 62, 53. maddeleri gereğince sırasıyla 5 ay ve 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen karşılaşılacak sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın ... Mah. ...Cad. No:17/38 Selçuklu adresindeki evinin su saatinin gecikmiş borç nedeniyle fenerli vanaya kilit takılmak suretiyle mühürlendiği, sanığın mührü kırarak kaçak su faturasını ödemeyerek kullanmaya devam ettiği, sanığın kuruma borcunu ödemediği, bu şekilde üzerine atılı mühür bozma ve karşılıksız yararlanma suçlarını işlediğinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

2.Sanık, KOSKİ tarafından, su borcu nedeniyle su saatinin mühürlendiğini ve kendisinin de borcunu ödeyemediğini, ancak suyu kullanmak zorunda kaldığı için, borcu ödemeden mührü bozmak suretiyle su kullanmaya devam ettiğini söylemiştir.

3.22.09.2014, 10.12.2014, 14.01.2015, 24.01.2015 tarihlerine ilişkin olmak üzere 4 adet mühürleme tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE

1.Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hüküm yönünden

Tüm dava dosyası kapsamı, tutanaklar, sanığın ikrarı karşısında; sanığın eylemi sübûta ermekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık hakkında 22.09.2014, 10.12.2014, 14.01.2015, 24.01.2015 tarihli tutanaklar ile mühür bozmak suretiyle kaçak su kullandığı gerekçesi ile tutanak tutulduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm yönünden

05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zarar giderimi konusunun dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde ise dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında ise katılan kurumun vergili ve cezasız zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilmemesi karşısında, bilirkişiden rapor alınmak suretiyle katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı tespit edilerek, bilirkişi tarafından hesaplanan zararın makul süre içerisinde giderilmesi halinde 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

1.Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünün 1. maddesinde açıklanan nedenlerle Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/489 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, ONANMASINA,

2.Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün 2. maddesinde açıklanan nedenlerle Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/489 sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.