Esas No
E. 2013/17644
Karar No
K. 2013/25861
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/17644 E.  ,  2013/25861 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Esas-Karar No : 2013/177 Değişik iş

Haberleşmenin gizliliğini ihlal ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından şüpheli Mustafa Kemal Yılmaz hakkında yapılan soruşturma sonucunda Avanos Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.01.2013 tarihli ve 2012/1689 soruşturma, 2013/11 esas, 2013/5 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2013 tarihli ve 2013/3 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.01.2013 tarihli ve 2013/177 değişik iş sayılı karar ile ilgili olarak;

Dosya kapsamına göre, Avanos Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheli Mustafa Kemal Yılmaz'ın nişanlısına hediye aldığı bilgisayar üzerinde teknik inceleme yapılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;

Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda şüphelinin evlilik birliği içerisinde olmadığı nişanlısı müşteki Şenay Yılmaz'a hediye aldığı diz üstü bilgisayara, kişisel verileri hukuka aykırı depolayan bir yazılım yüklemek suretiyle, müştekinin özel hayatına müdahale ettiği, müştekinin anlatımı ile paralel olarak sanık ikrarı ile de anlaşılması karşısında, soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 16.04.2013 gün ve 24826 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2013 gün ve 2013/145098 sayılı tebliğnamesi ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.07.2013 tarih, 2013/10719 esas ve 2013/20609 karar sayılı görevsizlik kararı ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: “Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi”nde benimsenen, “Kişilerin lekelenmeme hakkı” ile “Eksiksiz soruşturma” ve “Kamu davasının tek ya da zorunlu olduğunda birbirini izleyen oturumlarda ve mümkünse bir günde sonuçlandırılması” prensiplerini gerçekleştirmeye yönelik olarak mevzuatımızda ilk defa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesinde iddianamenin iadesi kurumuna yer verilmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasında, mahkeme tarafından iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilerek, ./. -2- aynı fıkranın (a), (b) ve (c) bentleri gereğince iddianamenin iadesine karar verileceği düzenlenmiş olup, böylece, hukuksal olarak geçerli ve yeterli delillerin zamanında ve usulüne uygun olarak toplanmasından sonra, tüm yönleri ile doğru ve eksiksiz olarak iddianame düzenlenmesi, soruşturma aşamasının aksine, kovuşturmanın mümkün olan en kısa sürede tamamlanarak, ceza adaletinin ve adil yargılanma hakkının bütünüyle sağlanması hedeflenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında incelenen soruşturma dosyası kapsamında, Avanos Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile şüpheli Mustafa Kemal Yılmaz'ın 20.11.2012 tarihinde işlediği haberleşmenin gizliliğini ihlal ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 132/1-2, 53/1; 244/2, 43/2, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, delil olarak şüphelinin ifadesi, şikayetçinin beyanı, tanık anlatımı, olay yeri basit krokisi, uzlaşma tutanakları, kolluk tutanakları ve fezlekesi, nüfus ve sabıka kaydı ile soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin gösterildiği, iddianamede, olayın, özetle, “şüphelinin, satın aldığı bir bilgisayara, internet üzerinden yapılan yazışmaları ve görüntüleri kaydetme imkanı sağlayan bir casus yazılım programı yükleterek, bu bilgisayarı, nişanlısı olan mağdureye hediye edip, nişanlısının facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profilini gizlice konrol etmeye başladıktan sonra, nişanlısının Yurdakul adlı bir şahısla kendisini aldatmakta olduğunu gösterir yazıları görmesi üzerine nişanı bozduğu, nişanın bozulmasından sonra da, aynı şekilde, bilişim sistemindeki mağdureye özel kısma defalarca giren şüphelinin, mağdurenin facebook oturumundaki profil bilgilerinden medeni haline ilişkin 'evli' ibaresini silerek, 'dul' ibaresini ekleyip profilini değiştirdiği” biçiminde anlatıldığı ve şüphelinin, ikrarı içeren ifadesinden anlaşılacağı üzere, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdurenin facebook oturumuna girip, verileri değiştirmesi eyleminin, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu; mağdurenin internet üzerinden başka kişilerle yapmış olduğu yazışmaları kaydetmesi eyleminin, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar şüpheli, polis memurlarınca alınan 17.12.2012 tarihli ifadesinde, nişanlısı olan mağdurenin facebook şifresini bildiği gibi, ona hediye ettiği bilgisayara daha önce yüklediği casus yazılım programı sayesinde rahatlıkla ve gizlice onun yazışmalarını öğrenebildiğini, bu takip sonucu, nişanlısının Yurdakul adlı bir şahısla kendisini aldattığını fark etmesi üzerine nişanı bozduğunu, nişanın bozulmasından sonra da, mağdurenin facebook oturumundaki profil bilgilerinden medeni haline ilişkin 'evli' ibaresini, 'dul' olarak değiştirdiğini beyan etmiş ise de, bu ifade, atılı suçların hangi zaman aralıklarında ve ne şekilde işlendiğini açık ve net biçimde ortaya koymak açısından yeterli olmadığı gibi, dosyada bu hususları aydınlatmaya yarar hiç bir delil bulunmadığı, iddiaya konu eylemlerin işlendikleri tarihler ve işlenme şekillerinin, sanığın ev ve/veya iş yerinde kullandığı bilgisayar ile mağdurenin sanıktan hediye aldığı bilgisayar üzerinde bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması sonucu belirlenebileceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63/1-2. maddesi hükmü gereğince, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verme yetkisi, kural olarak hakim veya mahkemeye ait ise de, bilişim suçlarında, zaman geçtikçe mevcut delilleri elde etme imkanı azaldığı ve/veya ortadan kalktığından, anılan maddenin 3. fıkrası gereğince,

Cumhuriyet savcısının, kendisine tanınan yetkiyi kullanarak, yukarıda belirtildiği şekilde bilirkişi raporu alması gerektiği nazara alındığında, iddiaya konu suçların sübutuna etki edeceği muhakkak olan bir delil toplanmadan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/1. maddesinin (b) bendine aykırı olarak düzenlenen Avanos Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2013 tarihli ve 2012/1689 soruşturma, 2013/11 esas, 2013/5 sayılı iddianamenin iadesine dair Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2013 tarihli ve 2013/3 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.01.2013 tarihli ve 2013/177 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2013 tarihli ve 2013/177 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.