Esas No
E. 2022/11021
Karar No
K. 2023/8103
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2022/11021 E.  ,  2023/8103 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "beraat" kararı, istinaf mercii tarafından "mahkûmiyet" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/222 Esas, 2019/362 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/641 Esas, 2021/858 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Katılanın olay tarihinde bir eğlence yerine gittiği ve burada alkol almaya başladığı, bir süre sonra sanığı hedef alarak "varsa bir erkek çıksın ortaya, fedai varsa çıksın karşıma" dediği, bu söylemini birkaç kez tekrarlayınca sanığın bana mı söylüyorsun diyerek ayağı kalktığı, katılanın elindeki bira şişesini sanığa fırlatarak "evet sana söylüyorum anasını avradını ölüsünü s..." şeklinde hakarette bulunduğu, bunun üzerine tarafların birbirlerinin üzerine yürüdükleri, karşılıklı itişmenin yaşandığı, etrafta bulunan kişilerin araya girdiği ve tarafların ayrıldığı, tanık Ş.E., "Ben bu konu ile ilgili daha önce ifade vermiştim, bu ifademi aynen tekrar ederim. İşletmiş olduğum mekanda müşteki sanık ... ile birlikte alkol alıyordum. Bu sırada iş yerine müşteki sanık ... geldi. Bira istedi, ben bira verdikten sonra birayı içti ve gideceği sırada 'erkek varmı burada' diye söylenerek peşisıra erkekliğine küfürler etmeye başladı. Üç kez tekrarlayınca müşteki sanık ... de bana mı söylüyorsun dedi. Bunun üzerine müşteki sanık ... evet sana söylüyorum diyerek elindeki bira şişesini üzerimize fırlattı. Yalnız bira şişesi hiçbirimize denk gelmeden duvara çarptı. Bundan sonra aralarında bir arbede yaşandı. Ancak orada bulunlar ile birlikte taraflraı ayırdık. Ben müşteki sanık ...'in kulağının ısırıldığına şahit olmadım. Ayrıca birbirlerine en fazla bir iki tokat atacak kadar tartıştılar. Biz hemen tarafları ayırdık. Bu arbede yaşanırken ve bittikten sonra iki tarafından üzerinde herhangi bir kan görmedim. Müşteki sanık ... ile müşteki sanık ... arasında 4-5 metre mesafe vardı. Kalktı ve yürüdüğü bu nedenle bira şişesini bize fırlattığında 3 metre falan vardı. Benim olay ile igili bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık E.E., "Ben bu konu ile ilgili daha önce ifade vermiştim, bu ifademi aynen tekrar ederim. Ben olay günü... ve Şerafettin ile birlikte oturuyorduk, o sırada diğer sanık ... başka bir köşede alkol alıyordu ve bize karşı direk hitap etmeden, ortaya konuşarak varsa bir fedayi çıksın karşıma demeye başladı, birkaç kez tekrarlayınca, Erdem'de kalkarak bana mı söylüyorsun dedi. Sanık ...'te evet sana söylüyorum diyerek elindeki bira şişesini bizden uzak bir köşeye fırlattı, daha sonra taraflar bir anlığına birbirlerine saldırıp yere düştüler birbirlerine vurmaya fırsat bile kalmadan tarafları ayırdık sanık ...'in kulağının nasıl koptuğunu görmedim, ben sanığın kıyafelerinde kan görmesemde sanğın bizi araması üzerine olay yerinde kopmuş kulak ararken yerde kan damlalarını gördüm, Benim olay ile igili bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu, her iki tanığın beyanı birlikte değerlendirildiğinde katılanın kulağında meydana gelen yaralanmanın sanık tarafından olay esnasında gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, ikna edici delillerin mevcut olmadığı zira tanık E.E., olay yerinde kopan kulak parçası aradığını ancak herhangi bir şey bulamadığını beyan ettiği ayrıca yerde görmüş olduğu kan lekelerinin de katılana ait olup olmadığının tespitinin mevcut deliller ile mümkün olamayacağı, böylelikle atılı suçun sanık tarafından işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

2.Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, adlî raporlar, nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Olay tarihinden önce katılan ile sanık arasında husumet bulunduğu, olay günü katılanın eğlence mekanında alkol almaya başladığı, aynı mekanda başka bir masada sanığın arkadaşlarıyla birlikte oturduğu, katılanın hesabı ödedikten sonra dışarı çıkacağı sırada sanığı hedef alarak "varsa bir erkek çıksın ortaya, fedai varsa çıksın karşıma" diye birkaç kez bağırdığı, sanığın "bana mı söylüyorsun" diyerek ayağa kalktığı, katılanın elindeki bira şişesini sanığa doğru fırlattığı, "evet sana söylüyorum anasını, avradını, ölüsünü sinkaf ettiğim" şeklinde hakaret ettiği, fırlattığı bira şişesinin duvara çarptığı, katılanla sanık arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve birbirlerinin üzerine yürüyerek olay sırasında birbirlerini darp ettikleri, bu arbede sırasında sanığın katılanın sol kulağını ısırarak bir parçasını kopardığı, alınan adli tıp raporuna göre katılanın yüzünde sabit iz oluşturacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, böylece sanığın yüzde sabit iz oluşturacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla beraatine dair hukuka uygun olmayan ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak mahkûmiyetine, katılanın sanığa hakaret edip bira şişesini fırlatması nedeniyle cezasından asgari oranda tahrik indirimi yapılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/641 Esas, 2021/858 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Babaeski Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.