Esas No
E. 2021/1913
Karar No
K. 2023/1670
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/1913 E.  ,  2023/1670 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/254 E., 2016/161 K.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.06.2015 tarihli iddianamesiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada; Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii temyiz sebepleri; sanığın iftira kastıyla hareket etmediği, iftira kastının kabulü halinde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Diğer sanık ...'nın; şikayetçi sıfatıyla Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunmuş olduğu 29.05.2014 tarihli şikayet dilekçesiyle husumetlisi olan ... ... ile duruşması olduğu, duruşma sonrası katılan ve ailesinin kendilerine hakaret ve tehditte bulunduklarının beyanı ve sanık ...'nın; şikayetçi sıfatıyla Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan beyanında katılanın kendilerine "bunun hesabını sizden soracağım" tehdidinde bulunduğunu beyan etmesi şeklindeki şikayeti üzerine katılan hakkında basit tehdit ve hakaret suçundan soruşturma başlatılmıştır.

2.Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığı'nca katılan hakkında suça sürüklenen çocuk sıfatıyla yürütülen soruşturmada, katılanın beyanları ve katılanla birlikte olay yerinde bulunan tanıklar babası ... ... ve ablası ... ...'nın beyanına başvurulmuş, katılanın olay saaatinde okulda olduğu iddiasına ilişkin sınıf yoklama listesi getirtilmiş, olay yeri güvenlik kamerası dosya içerisine alınmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda katılanın olay sırasında olay yerinde bulunmadığı sonucuna varılmış ve katılanın üzerine atılı basit tehdit ve hakaret suçunu işlemediği gerekçesiyle 12.05.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve sanıklar hakkında iftira suçundan kamu davası açılmıştır.

3.Sanık ... savunmasında; iftira atma kastıyla hareket etmediğini, katılanın hakaretini duymadığını, eşi sanık ...'nın kendisine olayı anlatması üzerine öğrendiğini, olayın adliye dışında değil duruşma saatini beklerken duruşma salonunun önünde katılan ... ve babasının eşine hitaben hakaret etmesiyle gerçekleştiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

4.Sanık hakkında iftira suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği katılana hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu davada;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı doğru biçimde belirlendiğinden sanığın temyiz itirazı sübut yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanık katılan hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi üzerine olay günü katılanla diyalog kurmadığını, katılanın duruşma öncesi eşine tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu duymadığını, eşinin kendisine olayı anlatması üzerine şikayetçi olduğunu beyan etmiş, iftirada bulunduğunu kabul etmemiştir. Somut gerçeğin ortaya çıkmasında sanığın herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Bu nedenle sanığın temyiz itirazı yerel mahkemenin etkin pişmanlık hükümlerini uygulamaması yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Adli sicil kaydında 5271 sayılı Kanunu'n 231 ... maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan, hakkında mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığı nazara alınarak hapis cezası ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul eden sanığın, dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak nitelendirilemeyeceği hususu ve 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin sekizinci fıkrasının yürürlük tarihi gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uygulama koşulları bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken, "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması şartı oluşmadığından" şeklinde yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Kurulan hükümde, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53'üncü maddesindeki yazılı hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde üçüncü ve dördüncü betlerde açıklanan nedenlerle Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.