Esas No
E. 2022/11330
Karar No
K. 2023/7934
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2022/11330 E.  ,  2023/7934 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2018/932 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/1781 Esas, 2021/855 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.

Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezanın en üst hadden belirlenmesine, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik ve 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay tarihinde, katılan ve sanığın arkadaşları olan tanıklarla birlikte alkol aldıkları, katılan ile sanığın alkolün de etkisiyle katılanın, sanığın ağabeyini daha önceki bir tarihte aracından indirmesi sebebiyle tartıştıkları, birbirlerine hakaret ettikleri, katılanın birlikte geldiği tanık ... ile oradan ayrılıp başka bir yerde alkol almaya devam ettiği sırada, sanığın ağabeyi Yüksel'in, telefonla katılanı aradığı, sinkaflı sözler edilmesi üzerine, katılanın tekrar sanık ve tanıkların yanına geldiği, sanıkla tartıştıkları, birbirlerine yumruk attıkları, kavga sırasında sanığın katılanı alkol aldıkları sırada meyve kestikleri bıçakla karın ve sol bacağından olmak üzere üç-dört kez yaraladığı anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunması tevilli ikrara yöneliktir.

3.Sanığın eylemi sonucu katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 16.05.2019 ve 01.10.2019 tarihli; " ...'in 27/10/2018 tarihli yaralanmasına ilişkin kayıtlı tıbbi evrak bulgularının (batına nafiz olup ince barsak yaralanmasına yol açan kesici-delici alet yaralanması, batında kesi, sol uylukta kesi ve yüz sınırları içinde yara skarı); -Kişinin yaşamını tehlikeye SOKTUĞU, - Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI, -... şahısta saptanan nazal kemik kırığınının hayat fonksiyonlarını Hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte OLDUĞU, -Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden OLMADIĞI, - Yüzünde sabit ize neden OLMADIĞI" Görüşlerini içeren adli muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

4.Sanığın yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli muayene raporunda "Sol maksilla ve zigomatik duvarında ve nazal kemikte fraktür,sol kolda abrazyon" olduğu tespit edilmiştir.

5.Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, katılanın yaralanmasına ilişkin tıbbi evrak ve raporlar, olay yeri inceleme raporları, uzmanlık raporları, tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanığa iddianamede talep edilmeyen, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması ihtimaline karşı ek savunma hakkı verilmemesi, ayrıca katılanın olay sebebiyle meydana gelen yaralanmasının yaşamsal tehlike yanında, kemik kırığına da neden olması karşısında temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesinin ve katılandan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturacak davranışların birden çok olması karşısında, sanık lehine haksız tahrik indiriminin alt sınırdan uzaklaşılarak yapılmaması nedeniyle duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda sanığın Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı bendinde ayrıntılarına yer verilen hükümle 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alkolün etkisinde olan taraflar arasında ani gelişen kavganın hareketli ortamında hedef gözetme imkanının ve taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek husumetin bulunmaması, mağdurda meydana gelen yaralanmalardan bir tanesinin yaşamsal tehlikeye neden olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunun anlaşıldığı, katılanın yaşamsal tehlike geçirecek ve kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 ... maddesinin birinci fıkrasında yer verilen meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi ölçütler ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezada isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ilk haksız hareket katılandan kaynaklansa da sanığın eyleminin orantılı olmadığı, bu nedenle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklanması nedeniyle sanığın cezasında haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetsiz olmadığı, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan ve adli sicil kaydında bulunan sabıkasının silinme koşulları oluşan sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/1781 Esas, 2021/855 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Asliye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.