Esas No
E. 2013/26289
Karar No
K. 2013/30393
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/26289 E.  ,  2013/30393 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/4, 22/3, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 2 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına, denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına, sürücü belgesinin 53/6. madde uyarınca 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2009 tarihli ve 2008/616, 2009/462 sayılı kararının infazı sırasında, Bursa Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce denetim süresi içerisinde de ehliyetin geri alınmak istenmesi nedeniyle hükümlünün vekili Avukat Sani Bingölballı'nın yaptığı başvuru üzerine, itirazın reddine dair Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 17/05/2013 tarih ve 2013/775 esas sayılı kararına karşı yapılan başvuru üzerine, hükmün kesinleşmesinden itibaren sürücü belgesinin geri alınması ve denetim süresinin iyi hâlli geçirilmesinden sonra ceza infaz edilmiş sayılacağından, infaz edilmiş sayılmadan sonra da 6 ay süreyle ehliyetin geri alınması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2013/566 değişik iş sayılı kararını kapsayan infaz dosyası incelendi.

Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6 ve Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği’nin 69/2. maddesinde yer alan “Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında verilen hükmün ertelenmiş olması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/8. maddesine göre, cezası ertelenen kişinin denetim süresini, yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı cihetle, sanığın sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin denetim süresini de kapsayacak şekilde uygulanması gerektiği gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 03.10.2013 gün ve 94660652-105-16-5841-2013/15140/61100 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2013 gün ve 2013/337499 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

TCK'nın 53/6. maddesinde yer alan "Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar." şeklindeki düzenleme incelendiğinde;

Maddenin ilk dört fıkrasındaki düzenlemelerin kasten işlenen suçlarda hapis cezasının yasal sonucu olduğu ve hükümde belirtilmemiş olsa dahi sanık veya hükümlü lehine aleyhe bozma yasağına konu olamayacağı, ancak beşinci fıkradaki düzenlemede adli para cezasına mahkumiyet halinde de mahkemece hükmedilmek koşuluyla hak yoksunluğuna karar verilebileceği ve bu hak yoksunluğunun para cezaları açısından adli para cezasının tümüyle infazından sonra başlayacağından kuşku bulunmamaktadır.

TCK'nın 53/6. fıkrasının uygulanma koşullarına gelince, anılan fıkrada hapis veya adli para cezasına mahkumiyet ayrımı yapılmaksızın mahumiyet yeterli görüldüğünden, taksirle işlenen suçlarda hakim tarafından hükmedilmek ve süresi belirtilmek koşuluyla, fıkradaki bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına veya sürücü belgesinin alınmasına karar verilmesi mümkündür. Hapis cezasına mahkumiyet halinde cezanın infazı süresince yoksun bırakılan kişi bu meslek veya sanatı fiilen icra edemeyeceğinden veya sürücü belgesini kullanamayacağından, yasaklama ve geri alma hükmünün hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesinde ve sürenin cezanın tümüyle infazından sonra işlemeye başlamasında maddenin diğer fıkralarındaki düzenlemelere herhangi bir aykırılık veya adeletsizlik bulunmamaktadır. Ancak; adli para cezasına mahkumiyet halinde veya cezanın ertelenmesi halinde fıkranın infaz koşullarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Şöyleki;

1.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelendiğini ve üç yıllık denetim süresi öngörüldüğünü yine aynı ilamda sürücü belgesinin altı ay alınmasına karar verildiğini düşünelim, bu ihtimalde sanığın mahkumiyeti kesinleşecek, kesinleşme ile birlikte sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin karar yürürlüğe girecek üç yıllık denetim süresince hükümlü bu sürücü belgesini kullanamayacak, üç yıllın sonunda TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca ceza infaz edilmiş sayılacak ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin süre başlayacaktır, görüldüğü gibi sürücü belgesi gerçekte altı ay değil bu ihtimalde üç yıl altı ay alınmıştır. Oysa hükmeden mahkeme sürücü belgesinin altı ay alınmasına karar vermiştir. Bu uygulamanın maddesinin amacı ve özüyle TCK'nın 3. maddesindeki, güvenlik tedbirlerinin işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olması gerektiğine ilişkin hükümle bağdaşmadığı açıktır.

Aynı çelişkili durum para cezaları açısından da söz konusudur, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ekonomik ve sosyal durumu itibariyle aylık 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi halinde, sürücü belgesi hüküm kesinleşir kesinleşmez alınacak belkide çalışarak adli para cezasını ödeyeceğini düşünen ve mesleği şoförlük olan sanık birden 24 ay boyunca mesleğini icra edemez hale gelecek, aslında sürücü belgesi altı ay alınmış olmasına karşın 2 yıl 6 ay boyunca sanık bu haktan mahrum edilmiş olacaktır.

Bu adil olmayan ve yasanın amacıyla da bağdaşmayan uygulamaların önlenmesi için, sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin, adli para cezası ve erteli hapis cezasını içeren hükümler ile birlikte verilmesi halinde, hakkaniyet, hak ve nasafet ilkeleri ile TCK'nın 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak geri alma tedbirine ertelenmiş hapis cezası ile birlikte karar verildiğinde, geri alma işleminin erteleme süresi boyunca uygulanmayıp cezanın infaz edilerek denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi durumunda, hükümlünün sürücü belgesinin geri alınarak ilamda belirtilen süre boyunca bu tedbirin uygulanmasının hakkaniyete daha uygun olacağı, bu nedenle Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 17/05/2013 tarih ve 2013/775 esas sayılı kararı yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2013/566 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog