4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/26502 E. , 2023/624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen işyeri sigorta poliçesi nedeniyle tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.01.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait işyerinin davalı nezdinde sigortalı olduğunu, 14.12.2014 tarihinde işyerinde hırsızlık ve sonrasında yangın rizikosunun gerçekleştiğini, davalının ödeme yapmadığını belirterek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hırsızlık ve sonrasındaki yangın olayının şüpheli olduğunu ve bu nedenle suç duyurusunda bulunduklarını, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, iddia edilen zarar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2015/407 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 100.238,64 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 2018/1091 Esas, 2019/1084 Karar sayılı kararıyla; davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin reddine; taraf vekillerinin yargılamada eksiklik bulunduğuna ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü ile 100.238,64 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.02.2020 tarih 2019/4843 E-2020/8365 sayılı kararı ile davaya konu edilen yangın olayının sigorta teminatı kapsamında kaldığına ilişkin kabulde ve yangın rizikosundan kaynaklanan zararın usulünce hesap edildiği uzman bilirkişi heyeti raporunun karara esas alınmış olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davacının diğer temyiz itirazları yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi'nce, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan araştırmanın yetersiz olduğu kabul edilerek yeniden inceleme yapılmış olmasına rağmen, hırsızlık rizikosu bakımından bu araştırmanın yapılmadığı ve kararda da hırsızlık rizikosu ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, hukukun ve taraflar arasındaki sözleşmenin eksik uygulanması nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek hırsızlık rizikosu bakımından araştırma yapıldığı, bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılarak olaya ilişkin Ankara Batı CBS'nin 2015/2128 soruşturma numaralı evrakının derdest olduğu, daimi arama kararı verilerek zamanaşımı bürosuna gönderildiği; diğer yandan bilirkişi ek raporunda da belirtildiği şekilde, mevcut delillerle olayın hırsızlık sonucu meydana geldiği hususunun ve buna ilişkin zararın davacı yanca kanıtlanamadığı kanaatine varılarak hırsızlık rizikosu bakımından herhangi bir tazminat istenemeyeceği, ancak ilk kararla hükmedilen yangın rizikosu nedeni ile 100.238,64-TL istenebileceğinin kabulü ile 100.238,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; hırsızlık rizikosu açısından yine hiçbir inceleme yapılmadığını, dosyaya sunulan faturaların incelenmediğini, iş yerinin mevcut stok durumunu bildiren bilirkişi raporu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kararın vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu belirtmiştir.
2.Davalı vekili; hırsızlık ve sonrasındaki yangın olayının şüpheli olduğunu ve bu nedenle suç duyurusunda bulunduklarını, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, iddia edilen zarar bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda esas alınan faturaların son derece şifahi olup ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutmayan ve bunları dosyaya sunamayan davacının zararının afaki olarak belirlenerek müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. Maddesi,
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde istinaf yolu ile görülen birden fazla duruşması veya keşif gibi avukatın da bulunması gereken sair işlemleri olan işler için 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedileceği düzenlenmiştir. Ancak Dairenin bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmaya davacı vekilinin katıldığının gözetilmediği ve davacı yararına AAÜT hükümleri gereğince duruşma vekalet ücretine hükmedilmediği görülmektedir.
Şu durumda; istinaf yolu ile görülen birden fazla duruşması veya keşif gibi avukatın da bulunması gereken sair işlemleri olan işler için duruşmada hazır bulunan davacı vekili için davacı yararına duruşma vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenmek suretiyle “Davacı taraf, istinaf kanun yolu aşamasında vekil ile temsil edildiğinden ve birden fazla duruşmaya katıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.