10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/18463 E. , 2023/9107 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Manavgat 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/56 Esas, 2021/192 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/1379 Esas, 2021/972 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4.Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
5.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6.Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
10.12.2020 günü Alanya Sulh Ceza Hakimliğinden 5271 sayılı Kanun'un 139 ve 140 ıncı maddeleri uyarınca alınan kararlar gereğince takibi yapılan sanık Fatin Tütüncü'nün gizli soruşturmacılar GS-3 ve GS-4 tarafından fiziki takibe alındığı, 05.00 sıralarında gizli soruşturmacıların araç ile sanığın yanına yaklaştıkları ve bir müddet konuştuktan sonra sanığı araca davet ettikleri, sanık ...'nün gizli soruşturmacıların aracına binerek arka koltuğa oturduğu, gizli soruşturmacıların sanığa uyuşturucu madde bulunup bulunmadığını sordukları, sanığın eroin maddesi bulunduğunu söyleyerek üzerinde bulunan eroin maddesini uzattığı, bu hususun CD çözüm tutanağında açıkça görüldüğü hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde kamera görüntüleri ile destekli kolluk görevlilerinin beyanlarına üstünlük tanınarak sanığın soyut savunmalarına itibar edilmediği, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen uzmanlık raporuna göre maddenin eroin içerdiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde sabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın olay günü alıcı görüntüsüyle yanına giden görevlilere uyuşturucu maddeyi para karşılığında sattığı, dosyada bulunan ve alışverişi görüntülü olarak tespit eden kayıtlarla da bu eylemin belirlendiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Gizli soruşturmacı, adli kolluk görevlisi de olsa, delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (e) bendi ve 161 inci maddesinin ikinci fıkrasına uygun bir biçimde gerçekleştirmesi halinde ele geçirilen deliller hükme esas alınabilecek olup, görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye teşvik ettiği hallerde ele geçirilen deliller hükme esas alınamayacaktır.
Somut olayda, olay günü gizli soruşturmacıların sanığın yanına giderek uyuşturucu madde almak istediklerini söylemeleri üzerine sanığın kendisinde eroin olduğunu söylediği, akabinde uyuşturucu ticareti suçunun gerçekleştiğinin olay tutanağı, görüntü kayıtları ve tutanak mümzii gizli soruşturmacıların beyanlarından da sabit olması karşısında, soruşturma yapan gizli soruşturmacıların suç teşkil eden fiili yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergilemiş oldukları, bunun da gizli soruşturmacı sınırlarını aştığı, kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek faili suça teşvik etmiş olduklarının anlaşılması karşısında, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/1379 Esas, 2021/972 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.