Esas No
E. 2021/6913
Karar No
K. 2023/5182
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/6913 E.  ,  2023/5182 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/213 E., 2019/1363 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 18.06.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 01.07.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.

Davacı vekili 04.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.02.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 06.02.2017 tarihinde tutuklandığını, 15.09.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, yapılan soruşturma neticesinde 23.01.2018 tarihinde davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini belirtmiş, davacı hakkında uygulanan koruma tedbirleri (arama, el koyma, göz altı, tutuklama ve takiben adli kontrol tedbirleri) nedeni ile davacının uğradığı zarara ilişkin kötü cezaevi koşullarından doğan işgücü kaybı, cezaevi harcamaları, yakınlarının cezaevi ziyareti nedeniyle oluşan giderler ve mahkemece hesaplanacak diğer zararlar için 134.801,87 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.134.801,87 TL tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 22.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi, mükerrer dava, mahsup ve davacının kendi kusuru ile koruma tedbiri uygulanıp uygulanmadığı hususlarında araştırma yapılması gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

3.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/134 Esas, 2018/285 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/213 Esas, 2019/1363 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı lehine eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının kötü cezaevi koşullarından doğan işgücü kaybı, cezaevi harcamaları ve yakınlarının cezaevi ziyareti nedeniyle oluşan giderlerin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ve vekalet ücretinin hatalı hükmedildiğine ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi, davanın reddi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

...

3.Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/1297 ve 2018/966 Sr. Sayılı dosyalarından yapılan tespitinde; davacının silahlı terör örgütü fetö/pdy üyesi olma şüphesiyle 03/02/2017 tarihinde göz altına alındığı, ...

1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2017/42 sorgu sayılı kararı ile 06/02/2017 tarihinde tutuklandığı, ...

2.Sulh Ceza Hakimliği'nin 15/09/2017 tarih ve 2017/4113 D.İş sayılı kararı ile tahliye edildiği, yine davacı hakkında ... C.Başsavcılığı'nın 23/01/2018 tarih ve 2018/966 Sr. 2018/507 Karar no'lu kararı ile kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı verildiği, kararın itiraz edilmeksizin şeklen kesinleştiği, davanın ise 04/04/2018 tarihinde açıldığı, bu nedenle süresinde olduğu değerlendirilmiş olup davacının 03/02/2017 - 15/09/2017 tarihleri arasında 225 GÜN tutuklu kaldığı, KYOK kararı alması karşısında tutuklama koruma tedbirinden mağdur olduğunun anlaşıldığı, manevi olarak atılı suçun niteliği de nazara alındığında üzüntü duyduğu, bu nedenlerle davacının tutuklu kaldığı süre için manevi tazminat talebinin kısmen kabulu ile, 5271 Sayılı CMK.nın 141 vd. maddeleri gereğince takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 03/02/2017 tarihinden itibaren işlediği yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davacının maddi tazminat talebinin ise, mahkememizde yapılan yargılamanın 16.10.2018 tarihli oturumunda davacı; ''mesleğe iade edildiğini, açığa alındığım ve ihraç edildiğimde ödenmeyen tüm maaşım bana iade edilmiştir.'' şeklinde beyanda bulunmuş olduğundan açığa alınması ve görevden ihraç edilmesinin ardından mesleğe tekrar dönmesi nedeniyle görevini yapamadığı tüm sürelere ilişkin maaşlarının kendisine ödenmiş olması nedeniyle maddi kazanç yönünden kaybının olmadığı, tazminat talebine konu diğer harcamalara ilişkin taleplerin ise 5271 Sayılı CMK.nın 142/3-4-5.maddelerinde belirtilen hususlardan olmadığı, sonuç olarak tazminat şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir." denilmektedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.Tazminat talebinin dayanağı olan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/966 Soruşturma – 2018/507 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 03.02.2017 - 15.09.2017 tarihleri arasında 224 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 23.01.2018 tarihinde davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2.Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin 18.06.2019 tarihinde kendisine tebliği üzerine 01.07.2019 tarihinde katılma yolu ile temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, tebliğnamedeki temyiz kesinlik sınırı ve hükmedilen tazminat miktarı nedeniyle hükmün davalı bakımından kesin olduğundan bahisle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;

1.Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, davacının kötü cezaevi koşullarından doğan işgücü kaybı, cezaevi harcamaları ve yakınlarının cezaevi ziyareti nedeniyle oluşan giderler gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyecek olup, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen nisbi vekalet ücreti miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.

3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;

1.Davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedilmesi hususu bozma nedeni yapıldığından davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Davacının gözaltında kaldığı suçtan yapılan soruşturma neticesinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davanın süresinde açıldığı, mükerrer dava bulunmadığı, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A.3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/213 Esas, 2019/1363 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog