11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2297 E. , 2023/6004 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu takibe dayanak senedin tehdit yolu ile alındığını, takip alacaklısı ...'ı tanımadığını, davalıya böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senedi 150.000,00 TL alacağı nedeniyle ciro yoluyla aldığını, bu senet ödenmeyince İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2015/18564 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davacının kötü niyetli olduğunu, tehdit iddialarını ispatlayacak belgesi bulunmadığını savunarak %20 oranında kötü niyet tazminatı ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu senette avalist olarak imzasının bulunduğu, aval verenin keşidecinin hamile karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri ileri süremeyeceği, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde bono bedelinin keşideci tarafından 180.000,00 TL kredi çekilmek sureti ile lehtara ödendiğini savunmuş ise de bu husus keşidecinin şahsi def'isi niteliğinde olup davacı avalistin bu hususu hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca keşidecinin soruşturma dosyalarındaki ifadelerinde bono bedelinin ödendiği iddiasının bulunmadığı, diğer taraftan davaya konu bonoya davacının zorla avalist olarak imzasının attırıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin tehdit yoluyla alındığını, ayrıca ilk cirantaya ödemede bulunulduğunu, mükerrer ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/131055, 2015/131440 ve 2015/155863 soruşturma sayılı dosyalarda yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği, tehdit iddialarını ispata yarar dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı, davacının tehdit iddiasını ispatlayamadığı, davacının dava dışı cirantaya ödeme yaptığına yönelik iddiası şahsi defi niteliğinde olduğundan bu definin hamil davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu edilmiş bono niteliğindeki kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 700, 701 ve 702 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.