1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/11383 E. , 2023/7794 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2019/190 Esas, 2020/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2021/132 Esas, 2021/1103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, meşru savunma hükmünün değerlendirilmediğine, tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulunun bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ile sanık arasında olaydan yaklaşık 20 - 25 gün kadar önce tartışma yaşanması nedeniyle husumet oluştuğu, olay günü saat 22.15 civarında katılanın parkta oturduğu sırada yanına sanığın geldiği, aralarında tartışma başladığı, tartışma neticesinde sanığın bıçakla katılanı sol uyluk arka kısmından, sol diz arka kısmından, sol bel yan tarafından ve sağ bel yan tarafından yaraladığı, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca katılan hakkında düzenlenen kati raporda özetle; sağ dorsolomber bölgede retroperitoneal hematoma neden olan delici kesici alet yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, sol lateral dorsal bölgede eksternal oblik kasa uzanan, kas içerisinde minimal hematoma neden olan delici kesici alet yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol popliteal fossada bulunan, popliteal arter, ven kesisine neden olan, kişiye tedavisinde safen ven grefti uygulanmasına yol açan delici kesici alet yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, sol alt ekstremitede safen ven grefti uygulamasının ve aynı bölgedeki fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, sol uyluk distalinde posterolateralde kas içerisine uzanan delici kesici alet yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı belirtilmiştir.
2.Sanık soruşturma aşamasındaki savunmalarında özetle katılanın kendisine bıçak ile saldırdığını, bir süre aralarında boğuşma yaşandığını, aralarındaki boğuşma sonucu katılanın yaralanmış olabileceğini, mahkemece alınan ifadesinde ise katılanın cebinden çıkarmış olduğu bıçakla tehdit ve hakaretler savurarak üzerine yürüdüğünü, o an kendisini savunmak amaçlı aralarında boğuşma yaşandığını, kendisinin katılanı bıçaklamadığını beyan etmiş ise de sanığın aşamalardaki birbiri ile çelişkili savunmaları karşısında katılanın istikrarlı ve birbiri ile çelişmeyen ifadeleri ve katılan hakkında düzenlenen adlî raporların mahiyeti itibariyle sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelen savunmalarına itibar edilmediği belirtilmiştir.
3.Sanığın katılanı öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilmiş ise de olay öncesinde katılan ile sanık arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte husumet bulunmaması, bu yönde tarafların beyanlarına yansıyan bir anlatım olmaması, sanığın olayda kullandığı bıçak öldürme sonucunu gerçekleştirmeye elverişli ise de darbe sayısı, sanığın eylemleri neticesinde katılanın direnci kırıldıktan sonra eylemlerine devam edip neticeyi gerçekleştirme imkanı varken daha fazlasına/ ilerisine tevessül etmemesi, sanığın eylem esnasında katılanın hayati bölgelerini hedef alma imkanı varken vücudunun alt bölgelerinin hedef alınması, katılandaki yara bölgelerinin niteliği, mahiyeti ve hayati organlara olan uzaklığı hususları göz önünde bulundurulduğunda; sanığın eyleminin öldürme kast ve amacından ziyade kastla sergilenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna uygun düştüğü belirtilmiştir.
4.Silahla vurulan bölgenin niteliği, katılanda oluşan yara bulgularının mahiyeti, hedef alınan bölge durumundan kaynaklı sanığın kastının yoğunluğu ve suçun işleniş şekli ile meydana gelen zararın ağırlığı, birden fazla nitelikli hali oluşturan kanun hükmünün ihlal edilmiş olması, sanığın güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tesis edildiği, olay anında katılandan kaynaklı herhangi bir haksız hareketin varlığı yönünde herhangi bir delil elde edilemediği gibi taraf beyanlarına da bu yönde yansıyan anlatım bulunmaması nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmadığı, sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi, sosyal ilişkileri, eyleminden önceki ve sonraki davranışları, yargılama sürecinde suçtan pişman olduğunu gösteren herhangi bir olumlu davranış sergilememiş olması ve cezanın uyarma amacı dikkate alınarak hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmadığı belirtilmiştir.
5.Sanık savunması, katılan beyanı, adlî raporlar, olay tutanağı, kolluk tutanakları, uzmanlık raporu, nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak adlî sicil kaydına göre ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uygulamasına esas alınan Ereğli(Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/147 Esas ve 189 Karar sayılı ilâmında tekerrür uygulamasına esas alınan ilâmdaki tehdit suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2012/13-1444 Esas, 2013/305 Karar sayılı ilamına göre, infaz aşamasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren mahkûmiyetlere ilişkin sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri uyarınca uyarlama yapılmasının mümkün olduğu ve uzlaşmanın sağlanması durumunda ayrıca sanığın adlî sicil kaydında ikinci kez mükerrirliğe esas başka ilâmı da bulunduğundan eleştiri konusu yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik indiriminin uygulanmamasının isabetli olduğu, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, Ancak;
1.Dosya kapsamına göre, tarafların önceden tanıştıkları, sanığın kendisiyle kağıt oyunu oynamaması nedeniyle katılana husumet beslediği, olay günü parkta karşılaştıklarında sanığın katılanı sol uyluk arka, sol diz arka, sol bel yan bölge ve sırt sağ bölge olmak üzere toplamda 4 bıçak darbesi ile yaraladığı olayda; suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı ve şiddeti, buna bağlı sonucun gerçekleştiği düşüncesiyle sanığın eyleme devam etmeyip olay yerinden ayrılması, 2 bıçak yarasının hayati tehlikeye neden olması, yaraların nitelikleri göz önüne alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu halde, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek makul düzeyin bir miktar üzerinde ceza ile cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli kasten yaralama suçundan cezalandırılması,
2.Tekerrüre esas alınan Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2007 tarihli ve 2007/147 Esas, 2007/189 Karar sayılı nitelikli yağma suçundan 8 yıl hapis cezasına mahkûmiyete dair ilâmındaki 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin uygulanmasına konu olan Karapınar (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 02.04.2007 tarihli ve 2006/347 Esas, 2007/116 Karar sayılı ilâmında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek söz konusu suça ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda sanığın adlî sicil kaydında ikinci kez mükerrirliğe esas Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli 2014/77 Esas, 2014/516 Karar sayılı infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyetine dair ilâmın (anılan ilâmda 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin uygulanması nedeniyle) tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (1) ve (2) numaralı paragraflarda açıklanan suç vasfına ve tekerrüre ilişkin nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2021/132 Esas, 2021/1103 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.