1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/7494 E. , 2023/8046 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/1176 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 11.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.07.2023 tarihli ve 2023/10480 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84136 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84136 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre;
1.5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesinde yer alan 'Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz' ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesindeki 'Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir' şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Somut olayda, başka bir suçtan Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunan müştekinin, anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla Mahkemeye sunduğu 09.12.2022 tarihli dilekçesinde şikayetten feragat ettiğini beyan etmesi karşısında, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/4. maddesinde, 'Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin ... olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.', 253/13 maddesinde, 'Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.' yer alan düzenlemeler ile,
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 29/1. maddesinde yer alan, 'Uzlaştırmacı, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin ... olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır' şeklindeki, 31/1. maddesinde yer alan, 'uzlaşma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi, müdafi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır' şeklindeki düzenlemeler karşısında, uzlaştırma teklifinin ve uzlaştırma müzakerelerinin ayrı safhalar olarak mevzuatta yer aldığı,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/39605 esas, 2022/12385 karar sayılı ilâmında yer alan, '...05.08.2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/1. maddesinde 'şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin ... olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.' şeklinde yer alan düzenleme karşısında; somut olayda, başka bir suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanık için vasi atama kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunması halinde vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan sanık ile yapılması sonucu düzenlenen uzlaşma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması..hükmün BOZULMASINA...' şeklindeki,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarihli ve 2019/3155 esas, 2021/25525 karar sayılı ilâmında yer alan, '...tebliğ tarihinde başka suçta hükümlü olarak cezaevinde bulunan sanığa, uzlaşma teklifine ilişkin tebliğin cezaevine çıkarılmaması karşısında, uzlaşma teklifinin sanık ve mağdura yasaya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden..hükmün BOZULMASINA..' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, hükümlü veya tutuklular bakımından uzlaştırma teklifinin bizzat kendilerine yapılması gerektiği, uzlaştırma müzakerelerinin ise bulunması durumunda vasileri aracılığı ile yürütüleceği,
Somut olayda, soruşturma aşamasında uzlaştırma teklifinin, ceza evinde başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu gerekçesiyle şüpheli ...'ın vasisi Sevgi Baskın'a yapıldığı ve onun tarafından uzlaşmanın kabul edildiği, benzer şekilde uzlaştırmacı tarafından ceza evinde bulunan müşteki ...'un vasisi Eşe Bozkuş'a telefon yoluyla ulaşılarak uzlaştırma teklifinin yapılması üzerine, vasinin müşteki ile aralarının sorunlu olduğunu, ayrıca yürüyemediğini beyan etmesi sebebiyle, bu defa uzlaştırma teklif formunun adı geçen vasinin adresine tebliğ edildiği, ancak tebligata dönüş yapmadığından bahisle uzlaştırma işlemlerinin sona erdirildiğinin anlaşılması karşısında, şüpheli ve müştekiye bizzat yapılmayan uzlaştırma teklifinin usule uygun olmadığı ve bu durumda karara esas alınamayacağı cihetle, uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için durma kararı verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası ile altıncı fıkrası; "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. ... (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. ... (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez." ve 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,..." şeklinde düzenlenmiştir.
2.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, mağdurun 09.12.2022 tarihli dilekçesinde şikâyetten vazgeçtiği anlaşılmıştır.
3.Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereği hükümlüden şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
4.Hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında da bulunduğu, hükümlü ile mağdur arasında soruşturma aşamasındaki uzlaştırma işleminin usûlüne uygun yapılmadığı belirlenmekle 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile mağdur arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması da Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/1176 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.