4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ... marka ... plakalı aracın kiralık araç olarak kullanılmakta olup olay günü olan ... tarihinde saat ... sularında kiracı ... sevk ve idaresinde bulunan araç ... üzerinde seyir halinde ilerlerken aynı cadde üzerinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kaza sonucunda müvekkile ait aracın sol tarafının tamamının çarpmanın etkisiyle hasar gördüğünü, kaza sonrası taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu ve araç sürücüsü davalı ...'un tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilin aracının yaklaşık 20 gün serviste kaldığını, bu süre boyunca da aracın kullanılamadığını, müvekkile ait aracın ... model olup ilk trafiğe çıkış tarihinin de ... olduğunu, müvekkilin aracının kaza öncesi neredeyse sıfır araç değerindeyken kaza sonrası piyasa değerini kaybettiğini, aracın serviste onarılmış olup onarımın yapılmış olduğu servise ve sigorta şirketine müzekkere yazılarak hasar dosyasının celbi gerektiğini, kaza sonrasında almış olduğu hasar sonucunda serviste yapılan bakım onarım ve parça değişimleri sonucunda müvekkile ait aracın değer kaybına uğradığını, müvekkilinin araç onarımı sonrasında aracında meydana gelen değer kaybının ödenmesi için davalı ... ... Sigortaya yazılı olarak başvurduğunu ancak sigorta şirketince müvekkille 1.500,00 TL ödendiğini, müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının ödenen miktarın çok çok üzerinde olduğunu beyan ederek; müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı olarak HMK m.107 uyarınca tahkikat sonucu belirlenecek değer esas olmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL Değer kaybının (bilirkişi incelemesi sonrası artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla) kaza tarihi olan ... tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; araç her ne kadar ...'a kiralanmış olsa da aracı fiilen kullanan kişi ... olduğunu, ...'ın ehliyetinin olması sebebiyle araç, eşi olarak tanıttığı ... adına kiralandığını, aracı kullanan kişiyle kiralayan kişinin farklı olması, daha da önemlisi aracı kullanan kişinin ehliyetsiz olması nedeniyle araç sahibi olan davacının; aracıyla ilgili herhangi bir hak talep etmeyeceğini belirttiğini, bu taleplerden feragat ettiğini ve kazadan kaynaklı zararının olmadığını belirttiğini, feragat anlaşmasının en önemli nedeninin sürücünün ehliyetsiz olmasından kaynaklı olarak sorumluluğunun doğabileceği veya araç hakkında işlem yapılabileceği korkusu olduğunu, davacının feragat iradesini göstermiş olmasının müvekkilin iş arkadaşları ve muhtelif tanıklarla ispatlanacağını, taraflar davacı tarafın feragati konusunda sözleşme yaptığını ve irade beyanı sergilediğini, bu feragat iradesini içeren anlaşmayla birlikte davacının işbu davayla ileri sürdüğü taleplerin haksız ve geçersiz talep olduğunu, davacının ... ... Sigorta şirketine zararla alakalı olarak başvuru yaptığını bu başvuru neticesinde 1,500,00-TL zararının karşılandığını, araçta meydana gelen zararın daha fazla olduğunu belirttiğini, bu durumun davacı tarafla müvekkil arasında yapılan feragat sözleşmesine uymamak bakımından dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca; feragat sözleşmesinin de burada dikkate alınmasını ve bu sebeple davacının değer kaybı alacağından feragati sebebiyle de davanın reddini talep etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, aynı vakıaya ilişkin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının da delil olabileceğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, bu nedenle, usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacının değer kaybı ödemesinin hesaplamalara göre yapıldığını, müvekkil şirket tarafından davacı tarafa ... TL maddi hasar ödemesi ve 1.652,39 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olup davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını, ATK dan kusur tespiti yaptırılması gerektiğini, genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, hasar dosyasının celbi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, bakiye değer kaybı tazminatı tazminatının tahsili talebinden ibarettir. TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Araçtaki değer kaybına ilişkin dava, belirsiz alacak davası olarak açılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/17/1099 E, 2019/460 K) Dosya kapsamından, davacının dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartını yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
Davada, niteliği itibariyle kesin yetki kuralı söz konusu değildir. Kesin yetkinin olduğu davalarda, mahkeme yetkisiz ise davanın usulden reddine karar verilir. Bu nedenle, esasen davalının itirazı bu yönden yerinde değildir. Bunun yanında davanın haksız fiilden kaynaklanması, davacının yerleşim yerinin Antalya olması dikkate alındığında, davada mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla, davalının yetkisizlik itirazı yerinde değildir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde feragatten bahsettiği görülmüştür.
04.02.2011 tarihinde yayımlanarak 01.10.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nda; "davadan feragat" başlıklı 307/1. Maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklinde tanımlanmaktadır. Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 16.11.1966 tarihli ve 1438/290 sayılı, 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararları)
Feragat beyanının niteliği ve anlamı davalı vekilinden sorulmuş olup (ön inceleme duruşmasında) davalı vekili, duruşmada, feragatten kasıtlarının, davacının , her hangi bir talepte bulunmayacağını kendilerine bildirmesi hususu olduğunu belirtmiştir. HMK anlamında bir feragat yoktur. Feragat nedeni davanın reddine karar verilmesi söz konusu değildir. Dilekçelerde geçen Asliye Hukuk mahkemesi dosyası kazanç kaybına yöneliktir ve davacısı farklıdır. Derdestlik mevcut değildir. İş bu dosyada davacı mülkiyet hakkına dayanarak talepte bulunmuştur. Hukuka aykırı bir talep yoktur. Somut olaya bakıldığında; talep, değer kaybına yöneliktir.
Yargı kararlarında, öncelikle dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (tramer kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, servis belgeleri, trafik denetleme şube müdürlüklerince tanzim edilen tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilip konusunda uzman ayrı bir bilirkişiye tevdi edilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle değer kaybının tespiti gerektiği belirtilmektedir. Dosyada gerekli bilgi ve belgeler, taraf delilleri toplanmıştır.
Mahkememizce dosya önce kusur bilirkişisine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. ... tarihli kusur bilirkişi raporunda özetle; ... Plakalı Araç Sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda; tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; ani bir hareketle şerit değiştirme kurallarına uymayarak, alsi bir işaret olmadığı halde trafik güvenliğini de tehlikeye atarak kendi şeridinde güvenli bir şekilde seyir halinde olan araçları ve trafiği de tehlikeye atarak şerit değiştirdiğinin tespit edildiği; ... plakalı Araç Sürücüsü ...'ın ise, bu kazanın oluşumunda; tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; ... Kavşağı istikametinde kendi şeridin de seyir halinde iken herhangi bir kural ihlali yapmadan seyir halinde olduğu tespiti bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar beyanlar alınmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2019/2909 E,2020/7805 K.) Kusur raporu mahkememizce yerinde bulunmuştur. Davacının kusursuz olduğu mahkememiz kabulündedir. Dosya, sigorta eksperi bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Sigorta eksperi bilirkişi raporunda özetle; Dosyada mevcut belge ve bilgilere dayalı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davaya konu kaza sebebiyle; ... plakalı araç üzerinde ... tarihli kaza sonrası; başvuruya konu aracın, gerçek zarar ilkesi gereğince piyasa rayiçlerine göre oluşan değer kaybının ... TL olduğu; davalı sigorta şirketince 1.652,39 TL değer kaybı ödemesi yapıldığının beyan edildiği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir (AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili, taleplerini belirli hale getirmiştir ve bu dilekçe davalıya tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları dikkate alınarak; Davanın kabulü ile; 6.347,61.-TL değer kaybı tazminatının, davalı ... yönünden ... tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ İLE; 6.347,61.-TL değer kaybı tazminatının, davalı ... yönünden ... tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL maktu karar harcı ve aşamalarda yatan 93,00 TL tamamlama harcı toplamı 173,70 TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 259,90 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 254,40 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 2.519,25 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.560,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
8.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 6.347,61.-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9.Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, Dair, davacı vekili Sn. Av. ... ile ve davalı vekili Sn. Av. ...'in yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)