14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C. ...
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/170 Esas - 2023/131 Karar
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
Davacı vekili ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacı tarafından dava dışı şirkete satışı yapılan araç motor blokunun usulüne uygun şekilde paketlenerek sağlam şekilde dava dışı şirkete teslim edilmek üzere davalı şirkete teslim edildiğini, kargonun paketinde herhangi bir sorun oluşmaksızın dava dışı şirkete teslim edildiğini, dava dışı şirket tarafından teslim alınan ürün üzerinde çatlak olduğunun tespit edildiğini, alıcı tarafından ürünün yere atılmış gibi olduğunun ve kargoda kırılmış olabileceğinin bildirildiğini, taşımaya konu araç motor blokunda en ufak bir kırık ve çatlak oluşması halinde kullanılamaz hale geldiğini, dava dışı şirkete satışı yapılan ve davalı tarafından taşıma işlemi gerçekleştirilen araç motor blokunun taşıma sırasında kırılmış olması nedeniyle zararın oluştuğunu belirterek 14.160,00 TL zararın kargonun teslim tarihi olan 11/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, taraflar arasında kargo taşıma sözleşmesinin bulunduğunu, davalının davacıya ait çıkma araç parçaları ve ikinci el ürünlerin taşıma işini gerçekleştirdiğini, dava konusu araç motor bloğunun da taşıma faaliyeti kapsamında alıcısına hasarsız olarak teslim edildiğini, davacının iddia ve taleplerinin haksız, maddi gerçeğe aykırı olduğunu, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, eksik ambalajlama sonucu oluşan zararlardan davalının sorumluluğunun bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında taşınan ürünün ambalajlanması yükümlülüğünün göndericiye ait olduğunu, yetersiz ambalajlama nedeniyle oluşacak zararlardan sorumluluklarının bulunmadığını, dava konusu araç motor blokunun usulüne uygun şekilde ambalajlama işlemi gerçekleştirilmeksizin taşıyıcı olan davalıya teslim edildiğini, alıcı tarafından da hasar tespit tutanağı düzenlenmeksizin kargonun teslim alındığını, alıcı tarafından göndericiye bildirilen zararın taşıma sırasında ortaya çıktığı hususunun ispat edilmesinin gerektiğini, zararın taşıma sırasında oluştuğu kabul edilse bile taşıyıcı davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine konu malın taşıma sırasında hasar görmesi nedenine dayalı tazminat ödenmesi talebine yöneliktir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Taşıma İşleri - Genel Hükümler - Taşıyıcı başlıklı 850/1. maddesi "Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar." hükmünü, Ambalaj ve işaret başlıklı 862/1. maddesi "Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür." hükmünü, Özel hâller başlıklı 878/1-b maddesi "Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama" hükmünü, 878/2. maddesi "Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır...." hükmünü içermektedir.
Dosya kapsamına sunulan video kaydı da değerlendirilmek suretiyle mahkememizce verilen yetkiye istinaden taşımaya konu araç motor bloku üzerinde bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu ile, oluşan çatlağın çarpma, düşme veya benzeri nedenlerle ortaya çıkmış olabileceğinin ve mevcut hali ile taşımaya konu araç motor blokunun tamir edilmesi durumunda dahi beklenen faydayı sağlamasının mümkün olmadığı hususları ile oluşan hasarın hangi aşamada oluştuğu hususunun tespitinin mümkün olmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında taşıma işlerine yönelik olarak sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının gönderici, davalının ise taşıcıyı olarak yer aldığı, sözleşmenin Genel hükümler başlıklı 3.5 maddesinin "Kargonun ambalajının yetersizliğinden dolayı meydana gelecek zarardan gönderici sorumludur." hükmünü içerdiği, davalının sorumluluğunun davacı gönderen tarafından ambalajlama işlemi tamamlanan ürünü teslim alarak alıcısına taşımak olduğu, gerek TTK'nin 862/1. maddesi uyarınca, gerekse taraflar arasındaki sözleşmenin 3.5 maddesi uyarınca ambalajlama işlemine ilişkin olarak davalı taşıyıcının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davalı taşıyıcı tarafından davacı tarafından ambalajlama işlemi yapılmak suretiyle kendisine teslim edilen ürünün alıcısına usulüne uygun olarak teslim edildiği ve alıcı tarafından ürünün eksiksiz ve hasarsız teslim alındığına ilişkin olarak geçerli belgenin düzenlendiği, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan doğan zararlardan taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığı, bu hali ile taşıma eşyasının eksiksiz ve hasarsız alındığına dair alıcının beyanı da dikkate alındığında taşıma konusu araç motor blokunun usulüne uygun şekilde ambalajlanmak suretiyle taşıyıcıya teslim edildiği ve zararın taşıma sırasında meydana geldiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.5 maddesi, TTK'nin 862/1, 878/1-b, 878/2. maddeleri kapsamında taşıyıcı davalının meydana gelen zarardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1.Davanın REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL harçtan, dava açılışında alınan 241,82 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 61,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/02/2023 e - imzalıdır e - imzalıdır Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.